Şartlar uygun olursa aktif siyaset yapmak isterim


Açıklama: Belki Mudanyalıların bir kısmında soyadından dolayı çağrışım yapabilecek, ama bir kısmına da pek tanıdık gelmeyen İbrahim Alpay Demirtaş kimdir? Ne iş yapar? Mudanya ile ne ilgisi var? gibi sorulara cevap bulabilmek için MUDANYA Gazetesi olarak kendisine ulaşarak, merak edilen bu soruların cevaplarını aldık.
Kategori: Röportaj
Eklenme Tarihi: 27 Eylül 2018
Geçerli Tarih: 10 Aralık 2018, 06:44
Site: MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
URL: http://mudanyagazetesi.com/haber_detay.asp?haberID=3829


Dedesi CHP'nin ilk üyelerinden, babası ise CHP'li belediye başkanı...

Bilindiği üzere önümüzdeki Yerel Seçimlerle ilgili olarak bu günlerde Mudanya halkına bazı isimler içerisinden "Belediye Başkanı olarak kimi aday görmek istersiniz?" sorusu yöneltilerek kamuoyu araştırması yapılmaktadır. Bu kamuoyu araştırması geçtiğimiz yıl yapılan Genel Seçimler öncesinde de "Milletvekili adaylığı" için yapılmıştı.

Gerek bugün yapılmakta olan, gerekse genel seçimler öncesinde yapılmış olan kamuoyu araştırmalarında bir isim dikkati çekiyor. Bu kişi, İbrahim Alpay Demirtaş. Yıllar sonra Mudanya siyasetine yeniden bir DEMİRTAŞ mı geliyor?

Belki Mudanyalıların bir kısmında soyadından dolayı çağrışım yapabilecek, ama bir kısmına da pek tanıdık gelmeyen İbrahim Alpay Demirtaş kimdir? Ne iş yapar? Mudanya ile ne ilgisi var?  gibi sorulara cevap bulabilmek için MUDANYA Gazetesi olarak kendisine ulaşarak, merak edilen bu soruların cevaplarını aldık.

 

Sayın Demirtaş, isminiz Mudanya’daki milletvekili ve yerel seçimlerle ilgili anketlerde vatandaşlara sorulan isimlerin içerisinde sürekli olarak yer alıyor. Öncelikle sizi, sizden tanıyalım isteriz...

Ben Maliye Bakanlığı eski Hesap Uzmanlarından şu anda İstanbul’da serbest Yeminli Mali Müşavirlik yapmakta olan İbrahim Alpay Demirtaş'ım.  24 Haziran 1964 tarihinde Mudanya’da doğdum. Her ikisi de  Girit mübadili ailelerin çocukları olan annem ve babam, ilkokul öğretmeniydi. Annem Güler Demirtaş Konya Kız Öğretmen Okulu mezunu olup, babam Narin Ali Demirtaş da Arifiye Köy Enstitüsü kökenlidir.

Ablam Melek Günel Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunudur ve halen Bursa’da serbest Çocuk Hastalıkları Uzmanı olarak çalışmaktadır. Eşi Sabit Günel de aynı okuldan mezun KBB Uzmanı olup, o da Bursa’da serbest hekimlik yapmaktadır. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü mezunu olan eşim Ayşin halen bir devlet okulunda felsefe öğretmeni olarak çalışmaktadır. Büyük kızım Aylin, Özel İstanbul Saint Joseph Fransız Lisesi mezundur ve halen KKTC’de Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesinde 3. sınıf öğrencisi olup, küçük kızım Ada ise Okan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Eğitim Öğretmenliği bölümünde 1.sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam etmektedir. Bu arada dedem İbrahim Pehlivanoğlu’nun da, İstiklal Savaşında savaşan İstiklal Madalyası'na sahip bir 'gazi' ve CHP’nin kuruluşundaki ilk üyeleri arasında olduğunu da belirtmek isterim.

 

Biraz da eğitim durumunuzdan da bahseder misiniz?

Mudanya’da Şükrü Çavuş İlkokulu'nda başlayan eğitim hayatım, Bursa Erkek Lisesi'nde yatılı öğrenci olarak devam etmiş daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin İktisat Bölümü'nden 1985 yılında mezun olmamla sona ermiştir. İngilizce bilmekteyim.

 

İş yaşamınızda neler yaptınız?

Çalışma yaşamım; 1985 yılı Aralık ayında açılan Maliye Bakanlığı Hesap Uzman Yardımcılığı sınavını kazanarak başladı. 1989 yılında yapılan Yeterlilik Sınavı'nda başarılı olarak, Resmi Gazete ’de yayımlanan üçlü kararnameyle yapılan atama sonucunda “Hesap Uzmanı” unvanını elde ettim. Mensubu olmaktan her zaman onur duyduğum Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulundaki görevimi, 1991 yılının Ekim ayına kadar başarıyla sürdürdüm. Bu tarihte, yeni deneyimler edinebilmek amacıyla gelen teklifi kabul ederek Çukurova Holding A.Ş ’de Mevzuat ve Denetim Koordinatörü olarak göreve başladım ve bu görevimi emekli olduğum 2 Ocak 2015 tarihine kadar aralıksız devam ettirdim. Bu arada Yeminli Mali Müşavir ünvanını da almaya hak kazandım.

Türkiye’nin en büyük özel sektör kuruluşlarından biri olan Çukurova Holding’de ve diğer grup şirketlerinde üst düzey yönetici olarak geçirdiğim yaklaşık 24 yıllık iş hayatımda önemli projelerin içerisinde bulunarak her alanda büyük deneyimler elde ettim. Bu süreçte birçok yabancı ülkeyi görme ve insanlarıyla tanışma, bilgi ve görgümü geliştirme fırsatı buldum.

 

Dile kolay... Çeyrek asırlık bir süre... Neler yaptınız?

Çukurova Holding A.Ş’de Mevzuat ve Denetim Koordinatörü olarak Üst Düzey Yönetici olarak çalıştığım 24 yıllık süre içerisinde;

- Mali ve İdari konularda Holding stratejileri doğrultusunda Grup şirketleriyle Koordinasyonun sağlanması,

- Grup Şirketlerin Genel Kurul çalışmalarının yapılması, Bilanço ve Gelir Tablolarının hazırlanması,

- Grup Şirketlerinin Sermaye artışlarının planlanması, takibi ve Grubun Sermaye yapısının Holding Yönetim Kurulu’na düzenli olarak raporlanması,

- Bütçe çalışmalarının hazırlıkları ve Holding’e yapılan raporlama işlerinin takibi,

- Grup şirketlerinin Vergi planlamaları, şirket YMM’leri ile koordinasyonun sağlanması ve Vergi İncelemeleriyle ilgili Müşavirlik hizmeti verilmesi, ihtilaf halinde Uzlaşma görüşmelerinin yapılması ve/veya Dava Dilekçelerinin hazırlanması,

- Mali Mevzuat’ın takibi ve Grup Şirketlerine bu kapsamda güncel bilgilendirilmelerin yapılması,

- Holding Konsolidasyon (Bağımsız Denetim) Raporuyla ilgili hazırlık çalışmaları, Denetim şirketi ve Grup şirketlerinin bu konudaki koordinasyonu,

- Grup Şirketlerinin Mali, İdari ve Bütçe Denetimlerinin bizzat yapılması ya da yaptırılması,

- Grup Şirketlerinde ortaya çıkan diğer ihtiyaçlarla ilgili mali, idari ve hukuki konularda destek hizmetlerinin verilmesi,

- Yukarıdaki belirtilen konular dışında Holding Yönetim Kurulu tarafından verilen özel görevlerin yerine getirilmesi,

Özet olarak belirttiğim bu görevlerin yanında başta Turkcell’in İstanbul ve Newyork Borsalarında halka arzı, Digitürk şirketinin kuruluşu, İnterbank ve YKB’nin satışı, Pamukbank’ın TMSF’na alınmasını müteakip borç geri ödenmesiyle ilgili işlemler, Maysan (Bursa) şirketinde Güney Kore’lilerle yeni ortaklık tesis edilmesi gibi önemli ve özel çalışmalarda gerek planlama gerekse uygulama aşamalarında aktif görevlerde bulundum.

Yine Çukurova Holding A.Ş.’de görev yaptığım süre içerisinde birçok grup şirketinde Yönetim Kurulu Üyesi veya Kanuni Murakıp olarak görev aldım. Bu şirketlerin Yönetim Kurulu toplantılarına katıldım, faaliyetlerinin yürütülmesiyle ilgili çeşitli görevler üstlendim.

Emekli olduktan sonra kısa bir dinlenme süresi sonunda aktif bir biçimde iş hayatı içerisinde olmam gerektiğini düşünerek Yeminli Mali Müşavirlik yapmaya karar verdim. Halen kurucusu ve sahibi olduğum "Perspektif YMM ve Bağımsız Denetim A.Ş" bünyesinde Mayıs 2015 tarihinden itibaren şirketlere Vergi ve Yönetim Danışmanlığı ile benzeri hizmetler vermekteyim.

 

"SİYASET KİŞİSEL İKBAL İÇİN DEĞİL, HALKA HİZMET İÇİN KUTSAL GÖREVDİR"

 

Röportajımızın başında bahsetmiştik, isminizin Mudanya’daki anketlerde geçtiğini.. Peki, siyasetle aranız nasıl? Aktif siyaset içerisinde yer almayı düşünüyor musunuz?

Aslına bakarsanız ben 1973 yılında rahmetli babamın Belediye Başkanı seçilmesiyle beraber siyasetin içerisine çok küçük yaşlarda fiilen girdim. O dönemde babamın seçim çalışmalarına yakından tanık oldum. Babamın Ankara’ya seyahatlerine katılıp, Bakanlıklarda ve devlet dairelerinde onun Mudanya’ya nasıl en iyi hizmetleri yapabilirim çabasını yakından gördüm. Bu nedenle rahmetli babamın Belediye Başkanlığı döneminde ve sonrasında siyaset bizim evin vazgeçilmezlerinden biri oldu.

Daha sonra Türkiye siyasetinde mezun ettiği siyasetçilerle her zaman çok önemli bir yer tutan Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni, yani Mektebi Mülkiye’yi kazanıp üniversite için Ankara’ya gidince bu kez de siyasetin bilim kısmının eğitimini almış oldum. Dolayısıyla siyaset benim hep ilgi alanımda oldu.

Zaten Mülkiye’de okuyup da siyasete uzak duran çok fazla Mülkiyeli de olmaz aslına bakarsanız. Çünkü Mülkiye Marşı’nda da söylendiği gibi, "Ey vatan göz yaşların dinsin, yetiştik çünkü biz!" cümlesi tüm Mülkiyelilerin devlete, halka hizmet etmek üzere göreve hazır olarak yetiştirildiğinin en açık kanıtlarından biridir kuşkusuz.

Bence siyaset gerçekten kişisel ikbal için değil, halka ve devlete hizmet için yapılması gereken çok kutsal bir görevdir. İlkeli ve dürüst siyaset, ahde vefa duygusu, kavgacı değil sevecen, ötekileştiren değil, birleştirici olmak bir siyasetçinin olmazsa olmaz nitelikleridir bana göre. Bu bağlamda eğer şartlar böyle bir hizmeti yapmama imkan verecek şekilde oluşursa aktif siyaseti yapmak isterim.

 

"ANKETLER, BENİM DIŞIMDA GELİŞMİŞTİR"

Anketlerden haberiniz var mıydı?

Sizin bahsettiğiniz bu kamuoyu yoklamalarında ismimin yer almasından benim hiç haberim olmamıştır. Bu yoklamalar, tamamen benim dışımda gelişmiştir. Anketi yaptıranlar tarafından listeye ismim konulmuştur. Kaldı ki, bu anketleri kimin yaptırdığını da bilmiyorum.

"KEŞKE O DA ARAMIZDA OLSAYDI..."

Rahmetli babanız için bir şeyler söylemek ister misiniz?

Babam, 1973 yılında ilköğretim müdürüyken o yıl yapılan yerel seçimlerde Belediye Başkan adayı olup yüzde 51,65 oranında oy alarak, seçimi kazanıp uzun yıllardan sonra Mudanya’nın CHP’li ilk belediye başkanı olmuştur. Oldukça başarılı geçen ilk dönemden sonra bu kez Mudanya halkının yüzde 51,97 oranındaki oyunu alarak 1977 yılında yapılan yerel seçimlerde ikinci kez CHP’den belediye başkanı seçilmiştir. Bu görevi 1980 yılındaki 12 Eylül Darbesi’ne kadar devam etmiştir. Diğer birçok kişi gibi kendisine getirilen 'seçim yasağı' nedeniyle giremediği seçimlere, 1989 yılında tekrar katılarak yüzde 44,16 oranında oy alarak yeniden belediye başkanı seçilmiş ve 1994 yılına kadar üçüncü dönem Mudanya halkına hizmet etme şansına sahip olmuştur. Vefat ettiği 1998 yılına kadar gerek Mudanya, gerekse Bursa’da sosyal demokrat kişiliğiyle siyasette hep saygın ve sevilen bir kişi olarak kalmıştır. Bugün bile adı, hep sevgi ve saygı ile anılmaktadır.

Mudanya halkı  "Belediyecilik akıl ve yürek işidir" felsefesini şiar edinmiş rahmetli babamı ve O'nun Mudanya’ya yaptığı hizmetleri ve başarılarını, dolayısıyla "Demirtaş" ismini çok iyi bilmektedir. Açıkçası babamı çok özlüyorum. "Keşke O da, aramızda olsaydı" dediğim anlar o kadar çok ki... Kendisi neredeyse tüm vaktini Mudanya için ne yapabilirim?, gittiği yerlerde, gördüğü yenilikleri ve güzellikleri Mudanya’da nasıl uygulayabilirim? düşüncesiyle geçiren tam bir Mudanya sevdalısıydı. Ruhu şad , mekanı cennet olsun. Işıklar içinde yatsın..

 

Bize vakit ayırıp, sorularımıza cevap verip kamuoyunu bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim.

Bende bana bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ediyorum. MUDANYA Gazetesi'ne yayın hayatında başarılar diliyor, tüm Mudanyalı hemşerilerime selam ve sevgilerimi sunuyorum.

Röportaj: Yavuz GERÇEKÇİ