Atatürk ve Mudanyalı bir subayın anısı...


Açıklama: Mudanya'nın Kumyaka Mahallesi'nde ikamet eden emekli Emniyet Amiri Bülent Utku, MUDANYA Gazetesi okurlarıyla, Ulu Önder'in Mudanya'ya ziyaretlerinde kendisini karşılayan Tören Birliği'nde yer alan, babası merhum Jandarma Albayı Ahmet Utku'nun bir anısını paylaştı.
Kategori: Aktüel
Eklenme Tarihi: 09 Kasım 2018
Geçerli Tarih: 21 Kasım 2018, 14:54
Site: MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
URL: http://mudanyagazetesi.com/haber_detay.asp?haberID=3904


Mudanya'nın Kumyaka Mahallesi'nde ikamet eden emekli Emniyet Amiri Bülent Utku, MUDANYA Gazetesi okurlarıyla, Ulu Önder'in Mudanya'ya ziyaretlerinde kendisini karşılayan Tören Birliği'nde yer alan, babası merhum Jandarma Albayı Ahmet Utku'nun bir anısını paylaştı. Utku, Mudanya'da 70. Piyade Alayı'nın dönemlerde piyade stajı için 11. Bölük Komutanı olarak görevlendirilen, Kumyakalı'nın "Koca Albay" diye tanıdığı Jandarma Albayı merhum babasının, Atatürk'ün Bursa ziyareti için denizyoluyla geldiği Mudanya İskelesi'ndeki anısını 10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü dolayısıyla kaleme aldı.

 

Ben Mudanya’nın Kumyaka Mahallesi'nde (eski ismi SİĞİ Köyü) ikamet eden emekli Emniyet Amiri Bülent Utku.. Sizlerle Babam, Emekli Jandarma Albayı Ahmet Utku'nun Başkomutan ATATÜRK ile ilgili bir anısını paylaşmak istiyorum. Babamı Köyümüzde “KOCA ALBAY” diye tanırlar. Beni de “Komiser” diye...

***

Yıl 1937, Babam Kara Harp Okulu son sınıf öğrencisi... Zaman ise, mezuniyet imtihanlarının dönemi... Derslerin vermiş olduğu sıkıntı nedeniyle Kani isimli bir arkadaşı ile birlikte doktora çıkarlar. O zamanlar okulda doktor yok, Ankara'da Ulus Meydanı'nda şimdilerde Valilik Binası olan yerde Askeri doktora giderler. Orada bulunan Doktor Binbaşı öğrencilere bir gün istirahat verir. Günlerden Çarşamba'dır ve iki öğrenci Ankara'da yeni açılan Hayvanat Bahçesini görmek için Atatürk Orman Çiftliği'ne giderler. Çiftlik Tren İstasyonu'nun yanında bulunan Askeri İnzibat Karakolu'nun önüne geldiklerinde önde iki Motorsikletli İnzibat ve arkasında açık arabada Atatürk gelir.

Karakolda bulunan İnzibatlarla beraber babam ve arkadaşı da Atatürk’ü selamlarlar. Araç biraz sonra geri gelir ve karakolun önünde durur. Atatürk, babamla arkadaşına, “Bu saatte neden burada olduklarını” sorar. Babam ile arkadaşı hasta olduklarını ve doktorun kendilerine bir gün izin verdiğini ve bu nedenle Hayvanat Bahçesini görmeye geldiklerini söylerler. Atatürk; "İyi öyleyse gidin, gezin. Ben Marmara Köşkü'ndeyim sonra yanıma gelin" der. Babam ve arkadaşı ne yapacaklarını bilmeden ve korkudan bir saat kadar karakolun önünde, orada vakit geçirirler ve yürüyerek Marmara Köşkü'ne giderler. Orada Atatürk’ün Yaveri İsmail Hakkı Tekçe Paşa'yı bulup olayı anlatırlar. Paşa, babam ve arkadaşını Atatürk’ün yanına götürür.

Atatürk, “Hayvanat Bahçesini gezdiniz mi, beğendiniz mi” diye sorar.

Babam ve arkadaşı; “Beğendik Paşam” diye cevap verince, Atatürk; “Sizin Hayvanat Bahçesine gitmediğinizi, hatta hasta olmadığınızı da biliyorum. Şimdi okulda imtihan dönemi, derslerden sıkıldınız, doktora yalvardınız. O da size bir günlük raporla izin verdi değil mi?” diye sorar. Babam ve arkadaşı “Evet Paşam” diye cevap verince Atatürk; “İşte Türk Askeri yalan söylemez” der ve İsmail Hakkı Tekçe Paşa'ya dönerek; “İsmail, şimdi bu çocuklar başka vasıta bulamazlar. Benim araba ile onları okula götür” der.

Babam ve arkadaşı Ankara'da şimdiki Genelkurmay Başkanlığı olan yere geldiklerinde İsmail Hakkı Tekçe Paşa'ya yalvararak; “Bizi bu araba ile okula götürmeyin Paşam" derler ve O da izin verir. Babam ve arkadaşı arabadan inerek okula yaya giderler.

***

70. Piyade Alayı Mudanya Arnavutköyde

Bu olaydan 4 – 5 ay kadar sonra Babam, Harp Okulu’ndan Teğmen rütbesiyle mezun olmuş, İstihkam Eğitimi stajını Trakya'da Lüleburgaz'da tamamlamış ve Piyade Stajı için de Mudanya'da bulunan 70. Piyade Alayı, 11. Bölük Komutanı olarak görevlidir. (Şimdilerde Mudanya çıkışında Tirilye istikametine giderken Arnavutköy'de deniz kenarındaki askeri bölge)

*

Atatürk, Bursa ziyareti için Savarona Yatı ile Mudanya’ya gelir. Alay Komutanı Albay, babamın bölüğünü 'İhtiram Kıtası' olarak iskelede görevlendirir. Atatürk, iskeleye çıkar. Karşılama merasiminden sonra Atatürk, Tören Birliğinin önüne gelir. Babam koşarak selam verip tekmilini verir. Atatürk, babama bakar ve “1382 Ali oğlu Ahmet değil mi Teğmenim?” diye sorar.

Babam "Evet Paşam" der.

Atatürk, Alay Komutanı Albay’a dönerek; “Albayım, bu subayından memnun musun” diye sorar.

Alay Komutanı Albay, “Birliğimin en iyi subaylarından biri olduğu için onun bölüğünü buraya çıkardım Paşam” der.

Bunun üzerine Atatürk, babama hitaben, “Ahmet bakalım iyi bir subay olmuş musun? Bölüğünü aç” der. Babam aldığı emir üzerine bölüğün açılış komutlarını verir ve bölüğü açar ve Atatürk, bütün erleri tek tek kontrol eder. Hiçbir eksik olmadığını gördükten sonra babama ve Alay Komutanına teşekkür eder ve “Ahmet unutmadın değil mi? Türk Askeri yalan söylemez” der ve Bursa’ya hareket eder.

*

Babam daha sonra Jandarma Subay Okulu'na atanır ve Jandarma Subayı olarak orduda hizmet eder. Babam en son 1963 yılında Gaziantep 23. Seyyar Jandarma Tugay Komutanlığı'nda görevli iken emekli oldu. 1978 yılında vefat etti ve Köyümüzde defnedildi. Sevgili Atatürk’ümüzün de, Babamın da  Ruhu Şad Olsun.

Mudanyalı hemşehrilerimizin Atatürk gibi bir liderin nasıl bir zekaya sahip olduğunu, mesleğine ve milletine nasıl güvendiğinin bilinmesi gerektiğini düşünerek bu anıyı sizlerle paylaşmak istedim.