MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Metin Sezgin

Laik bir Cumhuriyet

13 Temmuz 2014, 14:12

Metin Sezgin


BU TÜRK YURDUNDA LAİK BİR CUMHURİYET VAR OLMUŞTUR VE VAR OLMAYA DEVAM EDECEKTİR : “….O SATIH BÜTÜN VATANDIR….”

 

Geçenlerde bir yazımda 10 Ağustos’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili olarak MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin bir demecinden söz etmiştim. Bahçeli, bu konuşmasında şöyle diyordu:

“…Türk milletinin seçmen profilini esas alarak bunlardan ortak bir aday çıkartmak suretiyle, bütünleyici, kucaklayıcı ve milleti siyasi krize cumhurbaşkanlığı seçimi münasebetiyle dönüştürmeyecek bir aday üzerinde çalışmaların yapılması lazım. MHP bu çalışmayı yapıyor, bu milletin aziz bir evladını, çatı aday olarak Türk milletine takdim edecektir… MHP’nin gündeminde kendi adayını çıkarmak ve büyük Türk milletine önermek vardır. MHP, görevine layık,herkesi  kucaklayacak, milletimizin tüm değerlerini taşıyan ,kimseyi ayırmayan, kimseyi  dışlamayan, iyi yetişmiş ve  nitelikleri itibariyle göz dolduracak çok değerli bir ismi Allah’ın izniyle aziz milletimizle buluşturacaktır….”   

Bahçeli’nin önerdiği Türk Milleti’nin seçmen profili nasıl bir seçmen profilidir? Bu seçmen profilinde Türk vatandaşlarının AKP’ye oy vermiş olan ve 2023 yılında Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin alaşağı etmeyi planlayan din eksenli bir yönetim biçimine yeşil ışık yakan yüzde 43’lük seçmen kitlesinin profili mi, yoksa AKP’ye karşı olan çoğunluğu laik Cumhuriyet ilkelerini ve Atatürk devrimlerini yürekten benimsemiş inanmış Türk toplumunun  yüzde 57’lik bölümümü Türk Milleti’nin asıl seçmen profilini  oluşturmaktadır?

Ne yazık ki bu ülkede Cumhuriyet’in kuruluşu ile birlikte Osmanlı’dan arta kalmış, her yenilik hareketinin ve her çağdaş öneri ve projeye karşı “din elden gidiyor” yutturmacısıyla çıkmış bir gerici zihniyetin önderliğinde Laik Cumhuriyet karşıtı bir kitle hep var olagelmiş ve bu kitle din bezirgânlarının istismarıyla, büyük bir oy deposu haline getirilmiştir. Yurdumun insanının önemli bir bölümü bu çağdışı zihniyetin yönetiminde kayıt dışı illegal öğretim kurumlarında ve bu gerici zihniyetin öğretmenliğinde birer Laik Cumhuriyet ve Atatürk Düşmanı olarak yetiştirilmiştir. Dün bu kitleyi din istismarıyla yönlendiren Erbakan ve birbiri ardına kurduğu partileri idi. 12 yıldan beri de Erbakan’ın rahleyi tedrisatından geçmiş, Gül, Erdoğan, Arınç üçlüsü liderliğinde özellikle başta ABD olmak üzere batılı emperyal güçlerin desteğinde kurulan ve  laiklik karşıtı faaliyetlerin ve din istismarının odağı olduğu Anayasa Mahkemesi kararıyla sabit olan AKP  bu kitleyi yönlendirmektedir. Ne varki ülkemizi böylesine çağdışı bir hale getirilmesinin günahı sadece din eksenli bu siyasal partilere yüklenemez .” Laik Türkiye Cumhuriyeti İdealine” inanmayan Recep  Tayyip Erdoğanları bu ülkenin yönetimine getiren ve “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” özdeyişini bile telaffuz edemeyen, bunu içine sindiremeyen  Abdullah GÜL’leri  Mustafa Kemal’in  Çankayası’na çıkaran laik Türkiye Cumhuriyeti idealiyle, Mustafa Kemal’in çağdaş ve hümanist  zihniyetiyle asla  bağdaşmayan Ülkemizde Ezan’ın Arapçaya çevrilmesiyle başlayan gerici hareketlere hep prim veren Merkez Sağ partilerdir. Laik Cumhuriyet karşıtı bu siyasi zihniyeti 1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti, daha sonra ,Adalet Partisi ve Doğru Yol Partisi temsil etmiştir.Yine   Atatürk Milliyetçiliği ve Kemalist İdeoloji ile,Laik Cumhuriyet’in hümanizmasıyla  uzaktan yakından bir ilgisi olmayan felsefesiyle bugünkü MHP.ni bu zincire ilave etmek gerekir.

İşte bu merkez sağ partilere son yıllarda birde yeni(!) CHP katıldı. TEMEL İLKELERİ YÖNÜNDEN Mustafa Kemal’in partisi ile yani Cumhuriyet’i kuran parti ile uzaktan yakından ilgisi olmayan Kemal Kılıçdaroğlu isimli bir şahıs, Atlantik ötesinden kurgulanan bir planla Mustafa Kemal’in partisine genel başkan oluverdi. Laik Cumhuriyetle, Atatürk devrimleriyle, Türk Milletiyle, Üniter ve Ulusal Devlet ilkesi ile Ülkemizin Bölünmez Bütünlüğü ile büyük sorunları olan bu kişinin genel başkanlık görevine getirilmesiyle Mustafa Kemal’in CHP’si  kasten eksen kaymasına uğratıldı. Şimdide bu Yeni(!) CHP’nin Genel Başkanı olan bu zat ile MHP Genel Başkanı Bahçeli kafa kafaya vererek, yukarıda da sözü edildiği gibi bu milletin aziz bir evladını, çatı aday olarak Türk milletine takdim ediverdiler ve adeta Türk Milleti’ne dayatıverdiler.

Bu ülkede Mustafa Kemal ve kendisi gibi yiğit vatan evlatlarının liderliğinde bize SEVR’i dayatan Batı Emperyalizmine karşı Türk Milleti bir Ulusal Kurtuluş Savaşı verdi ve sonunda kanla ve irfanla Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Bu Türk yurdunda 29 Ekim 1923 tarihinde laik bir Cumhuriyet var olmuştur ve var olmaya devam edecektir.  Laik Cumhuriyetimizi yıkmayı amaçlayan karşı devrimciler bu tarihi gerçeği değiştirmeye ve bu ulusal olguyu tersine çevirmeye asla muvaffak olamayacak ve buna asla güçleri yetmeyecektir.

Bu nedenle, Laik Cumhuriyetin Kuruluş Felsefesiyle asla uyuşmayan Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu, biz Cumhuriyet ve Atatürk sevdalılarının asla Cumhurbaşkanı adayı olamaz. O da Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan gibi Mustafa Kemal’in Çankayası’na asla yakışmaz. 

Bu nedenle, TBMM içinden en az 20 yiğit vatan evladı, hiç vakit geçirmeden, Cumhuriyetimizin temel değerleriyle uyum içinde olan, laik bir kafa yapısına sahip, hukukun üstünlüğüne, sosyal adalet kavramına ve demokrasiye inanmış, Atatürk sevdalısı bir vatan evladını Cumhurbaşkanı adayı olarak Türk Milletine derhal takdim etmelidir. Böyle bir adayın seçimlerde Ekmeleddin İhsanoğlu’ndan daha fazla oy alacağı kuşkusuzdur. Cumhurbaşkanlığını kazanamasa da,böyle bir adayın  Cumhurbaşkanlığı seçiminde yarışmış olması ve hatırı sayılır bir oy alması bile, ülkemizde Cumhuriyet ve Atatürk sevdalılarının gücüne güç katacaktır.

Böylesine onurlu bir seçim yarışı ile ülkemizin tüm aydınları ve Cumhuriyet sevdalıları, yıllardır din istismarıyla kandırılmış yurdumuzun insanlarının, laik ve çağdaş bir eğitimden mahrum kalmış büyük bir bölümüne ulaşabilmek için motive edilmiş olacaklardır. Yıllardır ihmal edilmiş bu vatandaşlarımıza laik Türkiye Cumhuriyeti’nin erdemini ve evrensel ilkelerini adeta birer Cumhuriyet öğretmeni gibi anlatmakta, 29 Ekim 2023 tarihine kadar bütün bir vatan sathına yayılmak, yurdumuzun en ücra köşelerine gitmek ve köy köy dolaşmak için kendilerinde büyük bir moral ve güç bulacaklardır.ü

26 Haziran 2014

 

Bu makale 2268 defa okunmuştur.

Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Kadın cennettir adın
Perihan Dirican Perihan Dirican
O güneş doğduğunda Samsun'da
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Osmanlı Hanedanı ve Türkiye Cumhuriyeti ile demokrasiye dönüş
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Ceketimi koysam bile kazanırım deme!
Efraim Pala Efraim Pala
19 Mayıs'a nasıl geldik?
Yavuz Başar Yavuz Başar
Timsah Akrep'i yuttu!
Tevhide Türken Tevhide Türken
Kıssadan hisseler
Metin Sezgin Metin Sezgin
Ulusal egemenlik gücü
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Ulaşımı zorlaştıran tel örgüler kaldırılsın
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 16/05/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 09/05/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 02/05/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 25/04/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 18/04/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 11/04/2019

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci