MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Metin Sezgin

Sevr, 3. Çankaya Dramı ve uzun ince bir yol

14 Ağustos 2014, 11:15

Metin Sezgin


10 Ağustos 1920 tarihini, yani Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanışını, Anadolu topraklarının, emperyalist batılılar tarafından paylaşımını öngören  Paris’in Sevres-  banliyösünde 10 Ağustos 1920 tarihinde yapılan Sevr Antlaşmasını bilir misiniz?

Elbette bu anlaşmayı çok ‘duymuşsunuzdur. Mudanya Mektupları’nda bende  Sevr’den çok söz etmiştim. İnancım o ki, Sevr’den ve Sevr’in günümüzdeki versiyonu olan BOP’den ve BOP eşbakanlığından daha çok söz edeceğiz. Türklük var olduğu sürece, aradan yüzyıllar geçse de,  Türk’ü boğmak isteyen, Türk Milleti’ni yok etmeyi öngören bu uğursuz (meşum) antlaşmayı her Türk vatandaşının asla unutmaması gerekir.

Sevr’in 94. yıldönümü olan 10 Ağustos 2014 günü ülkemizde çok önemli bir olay  gerçekleşti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ülkemizin 12. Cumhurbaşkanı  olarak seçildi.

Yıllardır sürdürdüğü yayın politikasıyla  laik  Cumhuriyet karşıtı ve Atatürk düşmanı olan sözde bir gazete(!) bu seçim sonucunu  12 Ağustos 2014 günlü sayısında manşetten şöyle verdi ; “..Mazlum ve mağdur halkların duaları karşılık buldu…” Recep Tayyip ERDOĞAN’ın seçilmesini ise gazete(!) büyük puntolarla yine manşetten şöyle niteliyordu; “ÜMMETİN LİDERİ“ . Bu nitelemeyle açıkça anayasa suçu işleyen bu gazeteye göre 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti kurulmamıştı! Cumhuriyet devrimiyle birlikte Türk halkı ümmetten ulusa, kulluktan vatandaşlığa geçmemişti.90 yıldır hep ümmet olarak kalmıştı. Şimdi ise, O ümmete 12 Ağustos 2014 günü bir lider seçilmişti.!

Sevr’in ne olduğunu bilmeden elbette Lozan’ın ne olduğunu anlayamazsınız. Lozan’ın 91. yıldönümü olan 24 Temmuz 2014  günü, Mudanya’da Lozan ile ilgili olarak kısa bir söyleşi yaptığım bir gençlik arkadaşım bir ara ”..Lozan nerde kaldı ya!...”  diye benimle dalga geçmeye kalkışmıştı. Birikimli, deneyimli “Bir Cumhuriyet Genci” olarak yetiştiğini bildiğim arkadaşımın bu sözleri karşısında adeta şoke oldum. Gerçekten, özellikle son yıllarda Türk Halkı, bir hafıza kaybına, adeta bir akıl tutulmasına uğradı galiba. Erbakan’ın deyimiyle adeta efsunlaştırıldı... Beni şaşkınlığa uğratan bu büyük gafı karşısında arkadaşıma yanıt olarak  şöyle dedim: “…O zaman, yarım asra yaklaşan bir süredir yaptığın gibi önümüzdeki  11 Ekim 2014 günü fotoğraf makinanla Mudanya Mütarekesi önüne de gitme..” Öyle ya Lozan nerede kaldı? derseniz, Mudanya Mütarekesi de nerede kaldı diyebilirsiniz. Çünkü Lozan’a Mudanya’dan gidildi.

İşte 10 Ağustos 2014 günü Türk Halkı’nın % 36’sının, oyları ile bir çok toplantıda eşbaşkanı olduğunu bizzat ikrar eden BOP Eşbaşkanı olan bir şahıs Mustafa Kemal’in Çankaya’sına çıkmıştır. Bu zat Sevr’in  günümüzdeki versiyonu olan BOP (Büyük Orta Doğu Projesi’nin) eş başkanlarından biri olduğunu bir çok resmi toplantıda tüm dünyaya duyurmuştu. Bu kişi, toplumu ayakta tutan adaleti ve yüce yargıyı sadece kendi menfaati ve çıkarları için var olduğuna zanneden, bir çok yolsuzluk iddiaları karşısında yargı önünde aklanamayan bir kişidir. İşte bu % 36 oy oranına benim arkadaşım gibi tarih bilincinden yoksun olanlar ve de “Yetmez ama Evetçiler”de dahildir. Bu % 36 oy oranının en önemli bölümünü elbetteki  ülkemizdeki yıllarca ve yıllarca Batılı emperyalistlerin yönetimindeki  din istismarcılarının dayatmasıyla sadece dinsel eğitime yönlendirilen, laik Cumhuriyet ve Atatürk karşıtı eğitimle Türk Devrimi’ne düşman ettirilen bu konuda kasten cahil bırakılan ulusal ve uluslararası sorun ve  olguların ayırdında olamayan halkımızın önemli bir kesimini oluşturan milyonlar ve milyonlar dahildir. Bu %36’ya  birde elbetteki  geçenlerde piyasaya çıkanı AKP şirketi ile ilgili kitapta anlatılan, Devrim şehidi Uğur MUMCU’nun yıllar önce gördüğü “TARİKAT SİYASET TİCARET” üçgeninden nemalanan yüz binleri de eklemek gerekir.

CHP ve MHP liderleri, seçime neredeyse 1 ay kala  birden bire  bir “çatı aday” dayatmasıyla Türk halkını, özellikle laik Cumhuriyetten, Atatürk devrimlerinden  ve ülkenin bölünmez bütünlüğünden yana olan kesimini   “ kırk satır mı ? kırk katır mı“açmazı içine soktu. Bu liderler Çankaya’yı Recep Tayyip ERDOĞAN’a adeta altın tepsi içinde sunulmasında başrolü oynadılar. Batılı emperyalist güçlerin ve Fethullah GÜLEN’in etkisi altında kaldığı iddia edilen bu 2 liderin adları biliyorsunuz;  Kemal KILIÇDAROĞLU ve Devlet BAHÇELİ’dir.

Bir çok Mudanya Mektubu’nda söz ettiğim gibi  Türk Devrimi’nin ölümsüz lideri Mustafa Kemal, Türk milletine Yüce Tanrı  tarafından bir armağan olarak gönderilmiştir. O’nun işlevi benim kanımca; “Yüzyıllardır dinin mistisizmine yuvarlandığı ve hurafeler içinde boğulduğu için, gerekli çağdaş eğitimden uzak kalan ulusal ve uluslar arası sorun ve olguların ayırdına varamayan, bu nedenle çağdaş dünyaya ve teknolojiye ayak uyduramadığı için bilimin ve çağdaşlaşmanın gerisinde kalan bir toplumu çağdaş laik ve uygar bir toplum haline getirmekti.  Ne yazık ki Türk halkının önemli bir çoğunluğu bu armağanın  kıymetini bilememiştir. Bu konuda Prof. Dr. Yaşar Nuri ÖZTÜRK, bu kadir bilmezliği 31 Aralık 2013 gecesi bir televizyon kanalında çok veciz ve çarpıcı cümlelerle açıklamış ve Türk halkının önemli bir kısmının bu konuda büyük bir vebal altına girdiğini söylemiştir. Ulusal Kanal programcılarından  Teoman ALİLİ’de 2013 yılı içinde aynı doğrultuda, Yugoslavya’da çok söylenen bir özdeyişten hareketle bu kadirbilmezlikle ilgili çok çarpıcı bir açıklama yapmıştı. İlk Çankaya Dramı’nı biz Kemalistler, Turgut ÖZAL’la 1989 yılında yaşamıştık. Bu zat biliyorsunuz Amerika Birleşik Devletleri’nin adamıydı. Baba Buş’un yakın dostuydu. Bu kişi “Damarlarımda Kürt kanı dolaşıyor” diyerek ülkemizde Kürtçülük ve bölücülük hareketinin tırmanmasına neden oldu. Zaten iktidara geldiği 1982 yılından hemen sonra Öcalan liderliğindeki  PKK ülkemizde kanlı eylemlere başladı. Anayasa’yı bir kez delsek ne olur diyen ÖZAL, bu özdeyişiyle kendinden sonra gelen Cumhurbaşkanlarının Anayasayı birkaç kez delebilmelerinin önünü açtı.

Ülkemizin önde gelen sosyologlarından biri olan değerli düşün adamı şair ve yazar, Sevgili Prof. Cahit TANYOL’la 1989 öncesinde Bodrum Akçabük’te yazları yıllarca birlikte olduk. Türk Devrimi konusunda ondan çok şey öğrendim. 100 yaşını idrak eden Sevgili Hocam’a bu vesileyle saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Sevgili TANYOL’la birlikte olduğumuz 1989 yılı yazında, 9 Kasım 1989 tarihinde Cumhurbaşkanlığı seçimi için Turgut ÖZAL Çankaya’ya aday olacağı aşağı yukarı belli olmuştu. Prof. TANYOL, ÖZAL’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığını bir türlü içine sindiremiyordu. Bu adam, laikliğin bir ayet gibi duvarlarına nakşedildiği Çankaya‘ya nasıl çıkabilir? diyordu. Bunun için “ÇANKAYA DRAMI”  adını verdiği bir kitap yazdı. Gerçi bu kitabın ana konusu Türk Devrimiydi.  Ama nefis üslubuyla sevgili hocam, ÖZAL’ın neden O makama çıkamayacağını bizlere açıklıyordu. Çankaya Dramı içeriği dolu dolu olan, biz Cumhuriyet sevdalıları için bir başucu kitabı niteliğindeydi.  Kitabının ikinci baskısına yazdığı önsözde sevgili Hocamız özetle şöyle diyordu “….Bundan tam on beş yıl önce  Turgut ÖZAL’ın  Çankaya’ya göz diktiğini hissedince toplum ve devlet kurumlarını uyandırmak için bu kitabın birinci baskısı yapılmıştı. Amacım yeterli tarih bilinci olmayan Özal tipinde bir kişinin Türkiye Cumhuriyeti’nin başına geçtiği zaman devlet yapısında  nelerin erozyona uğrayacağını göstermekti. Çankaya, Türkiye Cumhuriyeti’nin somut görünüşüydü. Çünkü Anadolu’nun  Türk vatanı oluşunun tapusu vardı orada. Çünkü orası  devlette sürekliliğin simgesiydi….”

2. Çankaya Dramı’nı  2007 yılında Abdullah GÜL ile yaşadık. “Ne Mutlu Türküm Diyene bile diyemeyen bu zatta hak etmediği halde Mustafa Kemal’in Çankaya’sına çıktı. 7 yıl içinde ne yaptı, hep birlikte gördük. En önemlisi üniversitelerimizin büyük bir çoğunluğu kendi gibi laik Cumhuriyet ve Atatürk karşıtı, sözde bilim adamlarının işgaline uğramasına sebep oldu. Anayasa’ya açık olarak aykırı olan yasaları bile onaylayarak Cumhurbaşkanlığı’ndan çok adeta Çankaya Noterliği yaptı.

Ama biz Atatürkçüler’in yaşadığımız bu 3. Çankaya Dramı ile umutsuzluğa kapılmak gibi bir lüksümüz olmamalı. Ülkemizde yaşanan Gezi Olayları ile ve Aslanlı Yolda yürüyen Türk Milleti’nin öncüleri olan milyonla ifade edilen Cumhuriyet sevdalılarıyla gördük ki, laik Cumhuriyet’in ve Atatürk Devrimlerinin gerçek sahibi büyük önderimizin Bursa Nutku’nda ve Gençliğe Hitabesi’ndeki o eşsiz öngörüsü ve belagatıyla belirttiği gibi TÜRK GENÇLİĞİ ve Türk Halkı’nın laik Cumhuriyete sevdalı duyarlı evlatlarıdır. Bu büyük gücü temsil edecek laik Cumhuriyet’ten yana bir aday belirleyecekleri yerde CHP ve MHP tam tersini yaptı. Böylece gerek KILIÇDAROĞLU, gerekse BAHÇELİ asla ulusalcı olmayan, Türk devriminden yana olmayan bir düşünce ve eğilimin içinde olduklarını kanıtladılar. Bu hezimet nedeniyle özellikle CHP’de üst yönetimin derhal istifa etmesi ve partinin hemen olağanüstü kurultaya gitmesi gerekmektedir.

Her zaman belirttiğim gibi, laik Türkiye Cumhuriyeti padişahın görevlendirdiği yetkililerce SEVR’e imza atan hainler tarafından kurulmamıştır. Şeyhülislam DÜRRİZADE‘lerin haklarındaki idam fermanlarını yırtarak, SEVR’e yiğitçe direnen Mustafa Kemal ve kendisi gibi yiğit arkadaşlarının önderliğinde Türk Halkının duyarlı evlatlarının ve Kahraman Türk Ordusu’nun birlikte hareket ederek zalim bir düşmanı vatanın harimi ismetinde boğması sonucunda kan ve irfan ile kurulmuştur. Bu nedenle UZUN İNCE BİR YOL DA olsa Türk Gençliği ve Türk Halkı’nın duyarlı evlatlarının önderliğinde Türk Milleti’ni meşru zeminler içinde kalarak mücadelesini sürdüreceğine, yarım kalan Türk devriminin çağdaş bir şekilde bütün kurum ve kurallarıyla yeniden yaşama geçireceğime inancım tamdır.

 

Bu makale 2323 defa okunmuştur.

Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Ulusağcılar
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Zeytincinin kolay yılı zor yılı oldu
Efraim Pala Efraim Pala
Su fakiri Türkiye
Perihan Dirican Perihan Dirican
Ve ben O'nu çok sevdim
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
İster bey ol, ister paşa!
Tevhide Türken Tevhide Türken
10 Kasım 1938
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Türkiye’de başarılı çalışmalar bireysel sürüyor
Metin Sezgin Metin Sezgin
Ne mutlu Türküm diyene
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 14/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 07/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 31/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 24/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 17/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 10/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci