MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Metin Sezgin

Kanunların anayasaya aykırılık benzerleri (1)

29 Ekim 2014, 11:21

Metin Sezgin


Demokrat Parti iktidarında 27 Nisan 1960 tarihinde gerçekleştirilen Tahkikat Komisyonu Kanunu ile AKP iktidarınca TBMM’den çıkarılan MİT Yasası’nda Değişiklik Yapan 6532 Sayılı ve Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair 6551 Sayılı Kanunların Anayasa’ya aykırılıkları açısından benzerlikleri (1)

 

27 Mayıs 1960 olayı siyasal tarihimizde çok önemli bir yer tutar. Ne var ki yakın tarihimizin, Türk halkının önemli bir kesiminin, özellikle bugünkü siyasilerin ders çıkaracakları bu tarihi olay, toplumumuzun egemen güçlerine mensup duygusal ve ön yargılı kişilerin sözde akil adam pozisyonunda kimi yanlış tespitleriyle yeterince aydınlığa kavuşturulmamış, sebep ve sonuç ilişkisi kurulamamış, gerçek yanlarıyla tarihteki yerini henüz almamıştır. Bu konuda yazdığım kimi Mudanya Mektupları’nda ve diğer yerel ve ulusal basında çıkan kimi yazılarımda 27 Mayıs’la ilgili düşüncelerimi bende naçizane ortaya koymuşumdur.

Bu yazılarımın dayanağı o zamanki iktidarın her CHP’li gibi büyük baskıları altında kalmış CHP Mudanya  ilçe yönetiminde görevli rahmetli babam  vasıtasıyla öğrendiklerimden, yine kimi olayları bizzat yaşadığım için  görgüye dayanan  tanıklığımdan ve bu konuda yazılan kimi eserlere  dayanan bilgi birikiminden kaynaklanmıştır.

Ancak bu yazılarımda 27 Mayıs’la ilgili olarak hep şu konuya açıklık getirmişimdir. Bir hukukçu olarak, seçimle gelmiş siyasal iktidarların silahla iktidardan uzaklaştırılmalarını kabul etmem mümkün değildir. Siyasal iktidarların, demokratik yoldan seçimle gelmeleri ve yine meşru ve hilesiz olarak hukuka ve yasaya uygun bir şekilde yapılacak seçimlerle gitmeleri gereğine her zaman inanmışımdır. Yine 27 Mayıs 1960 olayından sonra Başbakan Adnan Menderes ve arkadaşlarının idamlarını onaylamam yine bir hukukçu olarak kesinlikle olanaksızdır. Ne var ki bütün bunlar bu iktidar sahiplerinin iktidarları zamanında yürürlükte olan Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını ve Ceza Yasası’nın ilgili hükümlerini ve diğer hukuk kurallarını ihlal etmedikleri anlamına gelmez. Onların Anayasanın, Ceza Yasası’nın ve ilgili diğer mevzuat hükümlerini ihlal ettiklerine ve bu nedenle idam değil, onların ve kimi milletvekillerinin hak ettikleri hürriyeti bağlayıcı cezaları almaları gerektiğine hep inanmışımdır.  Ne var ki her yıldönümünde idam sehpaları ön plana çıkarılarak Türk toplumunun önemli bir kesiminin, özellikle siyasal iktidar sahiplerinin, en az demokrasi ile yönetilen uygar batı ülkelerindeki iktidar sahipleri kadar Anayasa kavramının, Anayasa hukukunun ve Anayasa’yı ihlal etmenin ne demek olduğunun bilincine varmalarını engellemiştir.

27 Mayıs’la ilgili olarak aradan geçen 54 yıl içinde yüzlerce kitap, onbinlerce makale ve dizi yazı yayınlandı. Ancak bu eserlerin, benim inceleyebildiğim hemen hepsinde Demokrat Parti iktidarının TBMM’de Anayasa’ya aykırı olan bir Tahkikat Komisyonu (asıl adıyla encümen) kurulmasına ilişkin bir kanun çıkardığından söz ederler. Ancak bu kanunun tam metni yer almamıştır. Böylece genç kuşaklar böyle bir kanun metnine ulaşamamışlardır.

Türk gençleri şu anda Google başta olmak üzere tüm internet sitelerinden böyle bir kanununu indirebilme olanağı bulamazlar. Benim Ankara’da bir kütüphanede yaptığım araştırma sonucunda 7468 sayılı kanuna ‘Kanunlar Sicili’nden ulaşma imkânı bulmuştum. Bu kanunun tam metni sanıyorum, son yollarda İLK KEZ TÜM YURDUMUZDA MUDANYA GAZETESİ’nin tarihli nüshasında yayınlanmıştı.

7468 sayılı bu kanunun önemli gördüğüm 3 maddesini siz değerli hemşehrilerime bir kez daha aktarıyorum:  Şöyle ki;

“Madde 1: Türkiye Büyük Millet Meclisi encümenleri ve naip olarak vazifelendirecekleri Tali Encümenler; Ceza Muhakeme Usulü Kanunu, Askeri Muhakeme Usulü Kanunu, Basın Kanunu ile diğer kanunlarda Cumhuriyet Savcısı’na, sorgu hâkimine, sulh hâkimine ve askeri adli amirlere tanınmış olan bilcümle hak ve salâhiyetleri haizdir.

Madde 2: Türkiye Büyük Millet Meclisi Tahkikat Encümenleri:

a)Tahkikatın selametle cereyanını temin maksadıyla her türlü neşriyatın yasak edilmesine;

b)Neşir yasağına riayet edilmemesi halinde mevkute veya gayrimevkutenin tabı veya tevziinin menine;

c) Mevkute (yani belli aralıklarla sürdürülen yayınlarların) veya gayrimevkutenin (yani belli aralıklarla yapılmayan her türlü yayınların) toplatılmasına, mevkutenin neşriyatının tatiline veya matbaanın kapatılmasına;

ç) Tahkikat için lüzumlu görülen veya sübut (ispat) vasıtalarından olan her türlü evrak, vesika veya eşyanın zaptına;

d)Siyasi mahiyet arz eden toplantı, hareket, gösteri ve emsali faaliyetler hakkında tedbir ve karar almaya;

e)Tahkikatın selametle intacı için lüzumlu göreceği bilcümle tedbir ve kararları ittihaz etmeye ve Hükümetin bütün vasıtalarından istifade eylemeye dahi salahiyetlidir.

Madde 3: Türkiye Büyük Millet Meclisi Tahkikat Encümenlerince ittihaz olunan tedbir ve kararlara her ne surette olursa olsun muhalefet edenler bir seneden üç seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılırlar.

Madde 5: Türkiye Büyük Millet Meclisi Tahkikat Encümenlerinin yaptığı tahkikat gizlidir…

Madde 9: Türkiye Büyük Millet Meclisi Tahkikat Encümenlerince ittihaz olunan karar veya tedbirler kati olup aleyhine itiraz olunamaz.”

*

Anayasa’ya aykırılık bakımından karşılaştırabilmek için TBMM’nin özellikle AKP’li milletvekillerinin oylarıyla 17.04.2014 tarihinde kabul edilen,  Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair 6532 Sayılı Kanunun önemli gördüğüm şimdilik 6. Maddesini yazıyorum.

 MADDE 6- 2937 sayılı Kanunun 26’ncı maddesinin başlığı “Soruşturma izni ve yargılama” olarak değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Cumhuriyet savcıları, MİT görev ve faaliyetleri ile mensuplarına ilişkin herhangi bir ihbar veya şikâyet aldıklarında veya böyle bir durumu öğrendiklerinde MİT Müsteşarlığı’na bildirirler. MİT Müsteşarlığının, konunun görev ve faaliyetlerine ilişkin olduğunu belirtmesi veya belgelendirmesi hâlinde adli yönden başkaca bir işlem yapılmaz ve herhangi bir koruma tedbiri uygulanmaz. Ancak birinci fıkra hükümlerine göre işlem yapılabilir.

İsimsiz, imzasız, adressiz yahut takma adla yapıldığı anlaşılan ya da belli bir olayı ve nedeni içermeyen, delilleri ve dayanakları gösterilmeyen ihbar ve şikâyetler, Cumhuriyet Savcılarınca işleme konulmaz.

MİT Müsteşarı hakkındaki soruşturmalarda 25/10/1963 tarihli ve 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun 15/A maddesinin üçüncü fıkrasının son iki cümlesi ile beş, altı ve yedinci fıkralarında yer alan usul ve hükümler uygulanır. MİT Müsteşarı hakkındaki yargılama Yargıtay ilgili dairesince yapılır. Aynı konuya ilişkin yeni ve somut bir delil ortaya çıkmadan yeniden soruşturma yapılamaz.

MİT mensupları ile istihbarat hizmetlerine yardımları teşvik edilenler ve bunların eş, çocuk, ana, baba ve kardeşleri MİT Müsteşarı’nın onayıyla 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nda yer alan koruma tedbirlerinden yararlandırılabilir.

MİT mensuplarının görevlerini yerine getirirken, görevin niteliği gereği veya görevin ifası sebebiyle diğer kişilere vermiş oldukları zararlar idare tarafından tazmin edilir. Tazmin, zararın göreve ilişkin bir husustan doğması ve ilgili personelin kasıt veya ağır kusurunun bulunmaması hâlinde rücu işlemine konu edilmez.

*

Türk vatandaşları hariç olmak üzere, tutuklu veya hükümlü bulunanlar, millî güvenliğin veya ülke menfaatlerinin gerektirdiği hâllerde Dışişleri Bakanı’nın talebi üzerine, Adalet Bakanı’nın teklifi ve Başbakan’ın onayı ile başka bir ülkeye iade edilebilir veya başka bir ülkede tutuklu ve hükümlü bulunanlar ile takas edilebilir.

Şimdi ise hemen hemen Bursa yerel basınında hiçbir yayın organında açıkça tam metni yazılmayan kamuoyunda PKK Yasası olarak bilinen 6551 Sayılı Yasanın siz hemşerilerimi aydınlatmak için Resmi Gazete’de yayınlanan tam metnini sizlere aktarıyorum:

 

16 Temmuz 2014 ÇARŞAMBA         Resmi Gazete              Sayı:29062

TERÖRÜN SONA ERDİRİLMESİ VE TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞMENİN

GÜÇLENDİRİLMESİNE DAİR KANUN

Kanun No. 6551                                                         Kabul Tarihi: 10/7/2014

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı, terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi için yürütülen çözüm sürecine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Uygulama, izleme ve koordinasyon

MADDE 2 – (1) Hükümet, çözüm süreci kapsamında aşağıdaki hususlarda gerekli çalışmaları yürütür.

a) Terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine yönelik siyasi, hukuki, sosyoekonomik, psikolojik, kültür, insan hakları, güvenlik ve silahsızlandırma alanlarında ve bunlarla bağlantılı konularda atılabilecek adımları belirler.

b) Gerekli görülmesi hâlinde, yurt içindeki ve yurt dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlarla temas, diyalog, görüşme ve benzeri çalışmalar yapılmasına karar verir ve bu çalışmaları gerçekleştirecek kişi, kurum veya kuruluşları görevlendirir.

c) Silah bırakan örgüt mensuplarının eve dönüşleri ile sosyal yaşama katılım ve uyumlarının temini için gerekli tedbirleri alır.

ç) Bu Kanun kapsamında yapılan çalışmalar ile alınan tedbirlere ilişkin kamuoyunun doğru ve zamanında bilgilendirilmesini sağlar.

d) Alınan tedbirlere ilişkin uygulama sonuçlarını izler ve ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlar.

e) Gerekli mevzuat çalışmalarını yapar.

Yetki ve sekretarya

MADDE 3 – (1) Bakanlar Kurulu, çözüm sürecine ilişkin gerekli kararları almaya yetkilidir.

(2) Çözüm süreci kapsamında yapılan çalışmaların koordinasyonu ve sekretarya hizmetleri Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı tarafından yürütülür.

Kararlar ve yerine getirilmesi

MADDE 4 – (1) Bu Kanun kapsamında verilen görevler, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirilir.

(2) Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmaz.

Yürürlük

MADDE 5 – (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 6 – (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.15/7/2014

 

Demokrat Parti iktidarınca 27 Nisan 1960 tarihinde gerçekleştirilen Tahkikat Komisyonu Kanunu ile AKP iktidarınca TBMM’den çıkarılan MİT Yasası’nda Değişiklik Yapan 6532 Sayılı ve Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair 6551 sayılı Kanunların anayasaya aykırılıkları açısından benzerliklerini sizlere iki hafta sonraki Mudanya Mektubu’nda aktarmaya çalışacağım.

Şimdilik hoşça kalın. (DEVAM EDECEK)

25 Eylül 2014

 

Bu makale 2157 defa okunmuştur.

Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Efendisiz yaşamak
Perihan Dirican Perihan Dirican
Ve ben O'nu çok sevdim
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Efraim Pala Efraim Pala
Atatürk'ün farklı mücadelesi
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
İster bey ol, ister paşa!
Tevhide Türken Tevhide Türken
10 Kasım 1938
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Türkiye’de başarılı çalışmalar bireysel sürüyor
Metin Sezgin Metin Sezgin
Ne mutlu Türküm diyene
Yavuz Başar Yavuz Başar
Fransa'dan mutlu döndük!
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
İncir ve Ziraat Odaları
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 07/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 31/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 24/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 17/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 10/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 03/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci