MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Metin Sezgin

Türk devriminin tüm şehitlerinin simgesi Kubilay

01 Ocak 2015, 10:22

Metin Sezgin


Mustafa Kemal ve kendisi gibi yiğit arkadaşlarının önderliğinde gerçekleştirilen Türk devriminin en temel amaçları ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesinin en temel nitelikleri şunlardır:

1-Misak- Milli (Ulusal And) sınırları içinde kalan vatan topraklarını  yani asıl Türk Yurdunu batı emperyalizminin maşası  olan Yunan  işgalinden kurtarmak. Ancak “Misakı Milli”de sözü edilen kimi yerler ve  sınırlar İstiklal Savaşı sırasında fiilen gerçekleştirilen bir strateji ile “milli hudutlar” olarak değiştirilmiş ve Kurtuluş Savaşımız sonucunda sadece  bu hudutlara ulaşılmıştır. Yani Türklerin çoğunluk olarak yaşamadığı başta  MUSUL kenti olmak üzere örneğin Kuzey Irak’taki kimi kentler, kimi Ege adaları ve Kıbrıs gibi deniz aşırı yerleşim yerleri  ve Misak-ı Milli’de (Ulusal Ant’da) sözü edilen diğer bazı hedefler bu gerekçeyle devre dışı bırakılmıştır. Bu tarihi gerçek, başta kimi bazı tarihçilerce göz ardı edilmekte, bu konu, kendisini  tarihçi zanneden ve özellikle Lozan’ın yıldönümlerinde televizyon ekranlarına kimi demogoglarca  istismar edilmektedir.

2-Zaferden sonra, Ulusal And sınırları içinde bu vatanda  yaşayan etnik kökeni ve dini inancı ne olursa olsun yurttaşlar arasında ulusal bir birlik sağlamak Türk Devrimi’nin en temel niteliklerinden biridir. Bunun için üniter nitelikte bir ulus devleti olan Türkiye Cumhuriyeti  kurulmuştur.

Türk Devrimiyle, din kökenine, ümmete değil etnik kökeni ve dini inancı ne olursa olsun bireye, vatandaşlık ve yurttaşlık esasına dayanan çağdaş bir toplum yaratılması amaçlanmıştır. Bunun için insanlığın ulaştığı en son toplumsal bir aşama, insanlığın düşünce olarak kemale erdiği çağdaş bir ilke olan laiklik ilkesine dayalı bir Cumhuriyet kurulmuştur. Yurttaşların eğitimini laik esaslara ve eğitim birliği (Tevhid-i Tedrisat)  esaslarına dayalı olarak gerçekleştirmek Türk Devriminin en temel niteliği olmuştur. Türk halkının bir dine mensubiyetini ifade eden bir ümmet değil, etnik kimliği ne olursa olsun üst kimliği Türk olan  bir millet yaratmak, yine Türk Devrimi’nin en temel esasıdır. Bu milletin adını Türk Devrimi’nin eşsiz lideri koymuş ve O büyük halaskar  “…Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye Halkına, Türk Milleti denir…” demiştir.

Bugün ülkemizde Türk Halkı, siyasal iktidarların on yıllardır sürdürdükleri bir büyük aymazlığın sonucu olarak, Batı Emperyalizminin dayattığı BOP projesinin ve bu projeye koşut olan sözde AÇILIM SÜRECİ (aslında bir çözülme süreci) dramını yaşamaktadır. Batı Emperyalizmi ve onların yerli işbirlikçilerince 2-3 bin kişilik bir silahlı terör örgütü olan ve asla silah bırakmayan PKK vasıtasıyla 77 milyonluk Türk Halkı esir alınmak istenmekte, bu   rehin alma operasyonu ile sevgili vatanımızın bölünmesi amaçlanmaktadır. Diğer taraftan siyasal erk, toplumda din kurallarının egemen olduğu bir yönetim biçimini Türk halkına dayatmak istemekte, anayasamızın ve demokrasinin olmazsa olmaz koşulu olan laiklik ilkesini ve Öğretim Birliği (Tevhide Tedrisat) ilkesini yani laik eğitimi ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Türk devrimi karşıtı olan bu güçler, laik Cumhuriyetimizi yıkmak laik eğitimi ortadan kaldırarak yerine şeriat kurallarına dayalı bir eğitim sistemi ikame etmek istemektedir.

Türk Devrimi’ni ve Laik Türkiye Cumhuriyetini  içlerine sindiremeyen bazı çevrelerce, Latin harflerinin kaldırılmasını, geriye dönemeyecek bir şekilde artık tarih sahnesinden çekilmiş  Osmanlıca laik çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ne  meydan okunurcasına okullarda yeniden zorunlu ders olarak okutulmasını istenmekte, eğitimde medeni ve çağdaş olmanın önemli bir  ölçütü olan karma eğitime son verilmesi amaçlanmaktadır.

Ülkemizde şeriat düzeni isteyenler 84 yıl önce 23 Aralık 1930 tarihinde de sahnedeydiler. İnsanlığın ulaştığı, kemale erdiği en son aşama olan çağdaş, evrensel ve laik hukuk kurallarına göre yönetilmesi gerekli bir devlet sistemine karşı gelerek şeriat isteriz diyerek ayağa kalkmışlardı. Kendilerini mehdi ilan edenler, bu ayaklanmayı önlemek isteyen yedek subay öğretmen Kubilay’ı, Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki’yi Menemen’de şehit ettiler.

Aynı düşüncede olanlar, on yıllardır, laik Türkiye Cumhuriyeti’ni, Türk Devrimi’ni savunan Uğur Mumcuları, Bahriye Üçokları, Turan Dursunları, Muammer Aksoyları, Ahmet Taner Kışlalıları, Necip Hablemitoğullarını ve burada isimlerini sayamadığım daha nice Devrim Şehidi olan değerli Türk insanlarını sadece ve sadece LAİSİZM’i savundukları, bu ölümsüz devrimcilerin sadece ve sadece laik Türkiye Cumhuriyeti’nden yana oldukları için katlettiler. Bu yurtseverlerin hepsi birer devrim şehididirler. Laik Türkiye Cumhuriyeti var oldukça,Türk halkı bu kahramanlarını elbette asla unutmayacaktır.

Ölümsüz ilk Cumhurbaşkanımız  Gazi Mustafa Kemal, 23 Aralık 1930 tarihinde Menemen’de şehit edilen ve  Türk Devrimi’nin tüm şehitlerinin simgesi haline gelen Mustafa Fehmi Kubilay’ın şehit edilmesiyle ilgili olarak duygularını şöyle ifade etmiştir:

Menemen’de, (………) meydana gelen gericilik girişimi esnasında, yedek subay Kubilây Bey’in görev yaparken uğradığı sonuçtan, Cumhuriyet Ordusu’na başsağlığı dilerim. Kubilây Bey’in şehit oluşunda gericilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemen’deki halktan bazılarının alkışla tasvip edici (…..davranışta…) bulunmaları, bütün cumhuriyetçi ve vatanseverler için utanılacak bir olaydır. Vatanı savunma için yetiştirilen, yurtiçi her siyaset ve anlaşmazlığın dışında ve üstünde saygıdeğer bir durumda bulunan Türk subayının gericiler karşısındaki yüksek görevi, vatandaşlar tarafından yalnız saygıyla karşılandığına şüphe yoktur. Menemen’de, halktan bazılarının hataları bütün milleti elemlendirmiştir.
İstilânın acılığını (…Yunan işgalinin ızdırabını…) tatmış bir yörede (…Egede), genç ve kahraman yedek subayın uğradığı saldırıyı, milletin bizzat Cumhuriyet’e karşı bir suikast saydığı ve bu işe yeltenenlerle, ön ayak olanları, ona göre izleyeceği kesindir. Hepimizin dikkati, bu sorundaki görevlerimizin gereklerini duyarlılıkla ve hakkıyla yerine getirmeye yönelmiştir. Büyük ordunun kahraman genç subayı ve Cumhuriyetin ülkücü öğretmen topluluğunun değerli üyesi Kubilây’ın temiz kanı ile Cumhuriyet, yaşama gücünü tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır.

Evet, 84 yıl sonra 23 Aralık 2014 günü başta Menemen’de  ve o gün yurdumuzun pek çok kentinde Kubilay’ı coşkuyla anan on binlerce Türk gencinin ve Türk Halkının, ölümsüz liderimizin Ankara’ya gelişinin yıldönümü olan 27 Aralık’ta Ankara’da toplanan laik Türkiye Cumhuriyeti’nin müdafaası  için “HEPİMİZ KUBİLAYIZ”  diye haykıran, sayıları giderek çoğalan onbinlerce Türk gencinin ve Türk Halkının varlığı ile Cumhuriyetimizin yaşama gücünün tazelenmiş ve kuvvetlenmiş olduğuna inancımız bir kat daha arttı. 

Bu duygu ve düşüncelerle tüm hemşehrilerimin yeni yıllarını kutluyor, yeni yılda herkese sağlık ve mutluluklar diliyorum.

Yine, yeni yılda Türk halkının vatanımızın bölünmez bütünlüğüne karşı olan tüm bu  girişimlere ve laik Türkiye Cumhuriyeti’ni alaşağı etmek isteyen tüm bu faaliyetlere karşı  meşru zeminler içinde kalarak demokratik anayasal haklarını kullanarak O ölümsüz liderin Türk Gençliği’ne hitabesindeki verdiği kutsal görevler gereği büyük bir inançla karşı  koyacağına, 2015 yılının Yüce Allah’ın izniyle Türk Devrimi’nin bütün kurum ve kurallarıyla yeniden yaşama geçirileceğinin bir  başlangıç yılı olacağına olan sarsılmaz inancımı yineliyorum.

 

Bu makale 2323 defa okunmuştur.

Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Ulusağcılar
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Zeytincinin kolay yılı zor yılı oldu
Efraim Pala Efraim Pala
Su fakiri Türkiye
Perihan Dirican Perihan Dirican
Ve ben O'nu çok sevdim
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
İster bey ol, ister paşa!
Tevhide Türken Tevhide Türken
10 Kasım 1938
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Türkiye’de başarılı çalışmalar bireysel sürüyor
Metin Sezgin Metin Sezgin
Ne mutlu Türküm diyene
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 14/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 07/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 31/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 24/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 17/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 10/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci