MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Metin Sezgin

Uyan halkım artık uyan

07 Mayıs 2015, 18:22

Metin Sezgin


7 Haziran seçimlerine tam 1 ay kaldı. Seçime katılacak tüm siyasal partiler seçim bildirgelerini açıkladılar. Seçim vaatlerinin  çoğu ekonomi  ağırlıklı ve özellikle asgari ücret konusuna odaklanmış. Kimisi ayda 1500 TL vaat ediyor, kimisi 1800 TL diyor. PKK ile kol kola olduğu halde Türk halkını kandırmak için şimdilerde kuzu postuna bürünerek, sağa sola şirinlik  muskası dağıtan, emperyalistlerin emrindeki  bir kendini bilmez de asgari ücret ayda 5000 TL diyor.

Ekonomik sorunlar elbette Türk halkının olmazsa olmazı, geçim derdi  herkesi ilgilendiren bir sorun. Ama bugün ülkemizin en önemli sorunu  ulus devletimizin  bekası  ve  vatanımızın bölünmez bütünlüğü ve Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğidir. Vatanımız Batı Emperyalizmi ve onların yerli uşaklarıyla paramparça edilip, ulus devletimiz yok edildikten, laik Cumhuriyetimiz elimizden alındıktan ve “Okay Taşlı ismindeki bir yurtseverin, 5 Mayıs günlü Aydınlık’taki  çok güzel deyimiyle “..Türk toplumuna özgü ve Türk toplumunu içeren, Türk toplumunu içinde bulunduğu karanlık dehlizden çıkarmak için yakılmış bir çağdaşlaşma meşalesi…” olan “Kemalizm” Türk gençlerinin  ve Türk halkının yüreklerinden çıkarıldıktan sonra, işgal edilmiş bu ülkede, bizleri esir alarak bize efendi olan yabancı işgalciler ve onların yerli işbirlikçileri  asgari ücreti aylık 5000 liraya çıkarsalar ne olur, çıkarmasalar ne olur? Tek bir vatan, tek bir Türk Devleti ve tek bir ayyıldızlı bayrak ve O’nun gölgesinde büyük bir toplum olarak bu Anadolu topraklarında yaşayan, miting meydanına elinde Kur’anla çıkan ve Kur’anla  büyüdüğünü söyleyen bazılarının ismini söylemekten korktukları, ama Yüce Tanrı’nın, O yüce Kuranı’nın Maide Suresi 54. ayetinde ihsas ettiği, o büyük “Türk Millet”i  var olmadıktan sonra ne yapayım ben o  “5000” lirayı.

Evet 13 yıldır, Türk toplumuna çektirdikleri yetmiyormuş gibi yine ülke yönetimine talip olan bugünkü siyasal iktidar, 7 Haziran seçimlerinde sandıktan yine iktidar olarak çıkıp yine bu zulüm devrini sürdürürlerse işte o zaman halimiz harap. Çünkü, o zaman ülkemiz daha da büyük bir bunalım dönemine girecek. Bu yeni dönemde iki hafta önceki Mudanya Mektubu’nda yazdığım gibi Türk halkı büyük bir Anayasa sorunu ile karşı karşıya kalacak. Yani  her açıdan  tarihin derinliklerinde kalmış, bitmiş, tükenmiş, çağdışı kalmış  Osmanlı’ya öykünen bugünkü iktidar 2023 hedefine doğru pupa yelken gidecek.  Çok aksayan yönleri de olsa bugünkü  parlamenter sisteme dayalı, demokratik ve laik bir hukuk devleti düzeninin egemen olduğu bir yönetim biçimi ile yaşamayı tercih eden Türk toplumunun en az %48’lik kısmı, Türk toplumunu  2023 hedeflerinde din kurallarına dayanan bir hukuk  düzeni ile yönetmek isteyen bugünkü  siyasal iktidarın geçen 13 yılını  mumla aratacak çok büyük bir siyasal cenderesi altına girecek, polis devleti bütün dehşetiyle ve ağırlığıyla  Türk toplumunun üzerine çökecek. İşte o zaman  bizler için öz vatanımızda yaşam iyice çekilmez bir hale gelecek. Sonuçta toplumumuzun sosyal düzeni bozulacak, iç savaş tehlikesi kapımıza dayanacak. Ülkemiz tam bir kaos ortamına girecek.

Ülkemizde yaşanan bu gerçekleri Türk Halkının artık görmesini diliyor ve  büyük halk ozanı rahmetli Aşık Mahzuni Şerif’in “UYAN HALKIM UYAN”  isimli  halk türküsünden ilham alarak, bende UYAN HALKIM ARTIK UYAN diye haykırıyorum.  

 

MUDANYAYI BETON YIĞININA ÇEVİRENLER VE HIDRELLEZ ANILARIMIZI  YOK EDENLER

Dün biz eski Mudanyalılar için çok önemli bir gün  olan Hıdrellez idi. Geçmiş yıllarda her  6 Mayıs günü, Mudanya halkı, oturdukları mahallelere  göre şimdi acımasızca yok edilen Harmanlar Tepesi’ne, Su Deposu’na, Top Tepesi’ne, Fidan Dibi’ne, İncirdibi ve Burgaz sahillerine çıkarak büyük bir coşku ile Hıdrellez’i kutlardı. Şimdi bu yörelerimiz ne yazık ki doymak bilmeyen rant hırsıyla gözü dönmüş, vatan sevgisinden ve Allah korkusundan yoksun kişilerce beton yığınlarıyla örtüldü. Halkımızın hıdrellez bilinci ve coşkusu yok edildi. Bu kişiler,biz Mudanyalıların çocukluk ve gençlik anılarını yok ettiler. Çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceklerini çaldılar.

Hıdrellezden bir gün önce Güzel Sanatlar Fakültesinin bir öğrencisine Su Deposu civarında rastladım. O’na Güzel Sanatlar Fakültesi’nin hemen altındaki “Su Deposu”nu göstererek; “...Biz  Hasanbey mahallesinde oturanlar, Hıdrellezi, burada “Su Deposunda” ve bazen de  yine şimdi beton yığınlarıyla  işgal edilen tarihi “Top Tepesi’nde kutlardık. Ama ne yazık ki şimdi etrafı  dev apartmanlarla çevrilen  bu güzelim “Su Deposu”  ve diğer tarihi piknik alanlarımız  acımasızca yok edildi..” dedim.

Mudanya’mızın doğal ve tarihi silüetini yok eden “ Rantçı”ların ve geçmiş yıllarda  onlara  bu olanakları sağlayanların, tarihi  piknik yerlerimizi işgal etmeleri yetmiyormuş gibi bu rantçılar şimdilerde Mudanya’mızın 1949 yılında yaşadığı sel felaketinde bizzat tanık olduğum sel geliş alanları olan, Arnavutköy’deki  Çamaşır Deresi’nin güney batı derinliğindeki  bölgeleri  yine, Arnavutköy’deki tarihi çınarların arkasındaki vadi derinliğini, Güzel Sanatlar Fakültesi altındaki Karakuş Deresi’nin iki yanındaki alanları  ve eski mezbaha yakınındaki Şükrü Çavuş’un şehit düştüğü yerin (buradaki bir hayırsever yurttaşımızın yaptırdığı Şükrü Çavuş Çeşmesi de maalesef yok edilmiş) güneyindeki Çırna Deresi’ni ve eski Bursa asfaltındaki “Hıdırellez Çeşmesi” civarını sanırım önceki yönetimlerden aldıkları hukuka ve yasaya uygun olmadığını düşündüğüm icazetlerle acımasızca betonlaştırmaya  başladılar. Ön seçim günü bana, kardeşime ve yeğenime sarılıp "sizleri  çok seviyorum" diye sevgi gösterisi yapan, ancak Mudanya’nın henüz katledilmemiş tepelerinden koparılan dağ çiçekleriyle, kardeşimle birlikte  makamına gelip belediye başkanlığını kutlarken, bu kez  bana ve kardeşime sarılmayarak o günkü  sevgisini  sürdüremeyen eski  parti arkadaşım Sevgili Belediye Başkanımız; eski yönetimlerin plansız, programsız ve basiretsizce betonlaştırdıkları Mudanya’nın geride kalan doğal güzelliğini de yok edecek  bu acımasızca betonlaşmaya karşı, tarihi ve doğal güzellikleri asla kaale almayan bu rantiyerlere karşı  artık durun!  demenizi bekliyorum.

Mudanya’mızın  elimizde kalan son tarihi ve doğal güzelliklerini hukuka ve yasaya aykırı olarak acımasızca  yok etmeye yeltenenlerin bir bölümüne  karşı, bir hukukçu olarak karınca kararınca tek başıma  yaptığım hukuk  mücadelesinde Mudanya  Güzel Sanatlar Fakültesi’nin tüm öğretim üyelerini ve öğrencilerini bu konuda olanakları ölçüsünde bana ve benim gibi bu konuda mücadele verenlere  destek ve katkı sağlamalarını diliyorum.

 

Bu makale 2188 defa okunmuştur.

Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Efendisiz yaşamak
Perihan Dirican Perihan Dirican
Ve ben O'nu çok sevdim
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Efraim Pala Efraim Pala
Atatürk'ün farklı mücadelesi
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
İster bey ol, ister paşa!
Tevhide Türken Tevhide Türken
10 Kasım 1938
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Türkiye’de başarılı çalışmalar bireysel sürüyor
Metin Sezgin Metin Sezgin
Ne mutlu Türküm diyene
Yavuz Başar Yavuz Başar
Fransa'dan mutlu döndük!
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
İncir ve Ziraat Odaları
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 07/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 31/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 24/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 17/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 10/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 03/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci