MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Metin Sezgin

Kuvay-ı Milliye ruhu ve ulusal tarih bilinci

23 Mart 2016, 23:10

Metin Sezgin


1970 yılı Ekim ayında, o zaman ailece yaşamımızı sürdürdüğümüz İstanbul’da, Kadıköy Adliyesi’nde avukatlık stajı yapıyordum. Akdedildiğinin 48. yıldönümü nedeniyle  “Mudanya Mütarekesi” konusunda bir yazı kaleme almıştım. Yazımı, Mustafa Kemal’in Yunus Nadi’ye kurdurduğu ve adını verdiği, Türkiye’nin en önde gelen fikir gazetesi olan “Cumhuriyet” gazetesine vermeyi düşünmüştüm. Cumhuriyet o yıllarda bugünkü gibi, ABD VE AB çizgisindeki yöneticileri tarafından eksen kaymasına uğratılmamıştı. Gazete yönetiminin bulunduğu Cağaloğlu’na giderek yazımı,  Cumhuriyet’in ikinci sayfasındaki  “Olaylar ve Görüşler” bölümünden sorumlu olan sevgili Sami Karaören’e teslim ettim. Sami Bey, yazıma şöyle bir baktı ve “...Sizin gibi genç bir arkadaşımızın bu yazısını değerlendireceğim…” dedi.

O’nun  bu övücü sözlerine  rağmen yazımın yayınlanıp yayınlanmayacağı konusunda kuşkuluydum. 11 Ekim 1970 sabahı erkenden kalktım. En yakın bayiden  hemen bir Cumhuriyet satın aldım. “Mudanya Mütarekesi” başlıklı yazımın rahmetli İlhan Selçuk ve Oktay Akbal’ın köşe yazılarının arasında ikinci sayfada yayınlandığını görünce, o gün dünyalar benim olmuştu.

Yazımın giriş bölümü şöyleydi:  “… Milli tarihimize, özellikle yakın tarihimize karşı öteden beri büyük bir ilgisizlik gösteririz. Bırakınız Osmanlı Türk tarihini birçok insanımız, “İstiklal Savaşımızın  kronolojik safahatını dahi bilmemektedir. Şehnamelere sığmayacak kadar büyük bir zafer destanı olan “Türk Bağımsızlık Savaşı”, sadece ortaokul ve liselerimizin son sınıflarında, 200 sahifeyi geçmeyen “Türkiye Cumhuriyeti Tarihi” adı altında okutulur. …Üniversitelerimizde de durum ortaöğretimden farksızdır. Fakültelerimizde “Devrim Tarihi” diye bir ders vardır ama bu ders adeta bir formalite olarak programa konmuştur. Bir tarihte  Ankara Üniversitesi’nde yapılan bir “Devrim Tarihi” imtihanının neticesi bu bakımdan çok ilginçtir. “ …,Kuva-yı Milliye Ruhundan ne anlıyorsunuz ?...”  şeklinde sorulan bir soruya öğrencilerin büyük bir çoğunluğu ya hiç  cevap verememiş ya da cevap verenlerin bu cevapları doyurucu olmamıştır….”

Geçen hafta 18 Mart Cuma günü,  Çanakkale Deniz Zaferimizin 101. yıldönümü nedeniyle Mudanya Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nde mükemmel bir anma programı izledim. Mustafa Kemal’in adını o gün tüm yurdumuzda okunan “Cuma Hutbeleri”nden silen gayri milli bir zihniyete, laik Cumhuriyet ve Atatürk karşıtlarının bu düşmanca tutumuna bir nazire olarak Sami Evkuran Anadolu Lisesi öğrencileri mükemmel oynadıkları Çanakkale belgeselinde  “Anafartalar Kahramanı”nın “O Şanlı Adını” sık sık haykırarak bizleri gözyaşlarına boğdular.  Bu  nedenle Türk gençlerini, değerli öğretmenlerini ve bu programın   hazırlanmasında emeği geçen herkesi  yürekten kutluyorum. Ancak “Çanakkale Ruhu”nun devamı olan ve 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla sonuçlanan İstiklal Savaşımızla ilgili ulusal günlerimizde; örneğin 26 Ağustoslarda, 30 Ağustoslarda ve 29 Ekimlerde,  18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi yıldönümlerinde olduğu gibi ülke çapında Türk halkının yoğun katılımıyla ve aynı coşkuyla neden Kaymakamlık, Belediye ve Garnizon Komutanlığı’nın ortaklaşa düzenleyecekleri törenlerle kutlamalar yapılmıyor? Bunun en önemli nedeni kanımca; yukarıya bir bölümünü aktardığım 45 yıl önce, Mudanya Mütarekesi konusunda  Cumhuriyet Gazetesi’nde çıkan yazımda sunmaya çalıştığım halkımızın önemli bir kesiminin  bu konudaki eğitim eksikliği ve bu eğitim eksikliğinin doğal sonucu olarak yine halkımızın önemli bir bölümünde İstiklal Savaşımızın anlamı konusunda ulusal bir tarih bilincinin yeterince oluşmamış olmasıdır. 

18 Mart Cuma günü Mudanyalı öğrencilerimizin Uğur Mumcu’da oynadıkları oyunda bölüm bölüm dizelerini okudukları “Kuvay-ı Milliye Destanı”nı ölümsüz şair Nazım Hikmet Ran, Çanakkale Savaşları için değil “Dünyanın İlk Bağımsızlık Savaşı” olan “Türk Kurtuluş Savaşı” için yazmıştır.

Yüz binlerce şehit verdiğimiz Çanakkale Savaşları ile elbette Türk Milleti, büyük bir millet olduğunu bir kez daha tüm dünyaya duyurmuştur. 1912’de Trablusgarp’ta, 1913’te Balkan Savaşı’nda daha sonra 1914’te 1. Cihan Savaşı’nın başlamasıyla Yemen’de, Arabistan Çölleri’nde, Kafkasya’da, Galiçya’da ve  Çanakkale’de 8 yıl boyunca büyük bir özveriyle savaşarak büyük tecrübe kazanan Türk komuta heyeti ve Mehmetçikler, bu  savaşların bitmesinden kısa bir süre sonra başlayan İstiklal Savaşımızın kuşkusuz alt yapısını oluşturarak  bu milli mücadelemizin zaferle taçlanmasında en büyük rolü oynamışlardır.

Sonuç olarak; bir tarihi tespit yapmak gerekirse, Çanakkale’de 18 Mart’ta ve 25 Nisan 1915’te Türk orduları büyük zaferler kazandılar. Ama ne yazık ki Osmanlı Devleti’ni yöneten  siyasi otorite Çanakkale’den  3 yıl sonra 30 Ekim 1918’de Batı Emperyalizmiyle anlaşarak Mondros’ta ve 10 Ağustos 1920’de Sevr’de işgalcilere karşı boyun eğdi ve ülkemiz emperyalistler ve onların uşakları tarafından işgal edildi. Bu işgale karşı Mustafa Kemal ve kendisi gibi yiğit arkadaşlarının önderliğinde Türk Milleti ve O’nun değerli ordusu büyük bir bağımsızlık savaşı verdi. Sonuçta bağımsız üniter bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Ne yazık ki, 93 yıl sonra bugün Türklüğü anayasamızdan silmek isteyen bölücü bir Anayasa yine Batılı emperyalistlerce ve onların uşaklarınca Türk Milleti’ne dayatılmak istenmektedir. ABD ve AB ve onların yerli uşakları böyle bir anayasa ile ülkemizi parçalamak ve eyaletlere bölmek istemektedirler. Ama her şeye karşın Büyük Türk Milleti’nin şahlanarak ayağa kalkacağına, ulusal bilincin yeniden canlanacağına, Türk Halkı’nın canı pahasına da olsa bu bölücü anayasaya geçit vermeyeceğine, ülkesini böldürtmeyeceğine tüm kalbimle inanıyorum.

Bu makale 1761 defa okunmuştur.

Efraim Pala Efraim Pala
Elektrik faturaları neden yüksek?
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Başkalarının hayatlarında fark edilmek!
Tevhide Türken Tevhide Türken
Sen nerden geliyon?!
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Marmarabirlik yönetimi çare değil, bahane üretiyor! (2)
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Kemalist olan Loulou Dedola kimdir?
Perihan Dirican Perihan Dirican
Geçmişten geleceğe uzanan el
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Sosyalizasyon
Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
Metin Sezgin Metin Sezgin
Ne mutlu Türküm diyene
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 05/12/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 28/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 21/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 14/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 07/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 31/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci