MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Metin Sezgin

Mustafa Kemal'in askerleri

28 Ekim 2016, 18:45

Metin Sezgin


17 Ekim 2016 Pazartesi gecesi  Mudanya Uğur Mumcu  Kültür Merkezi'nde Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı E. Albay Hasan Atila Uğur'un konuşmasını  izlerken, Mustafa Kemal’in 31 Temmuz 1920 günü Afyonkarahisar Kolordu Dairesi'nde subaylara hitaben konuşmasını hatırladım.

Mustafa Kemal, Türk Ordusunun kahraman subaylarına  o gün şöyle hitap ediyordu:

 

Efendiler; eski silah arkadaşlarımla böyle yakından ve samimi temasta bulunmaktan büyük vicdani zevk hissediyorum. Sizinle oturup uzun hasbıhal  etmek isterdim. Fakat çoksunuz; müsait yerde yoktur. Bu sebeple hissiyatımı birkaç cümleyle mülahaza etmekle yetineceğim.

Arkadaşlar! İngilizler ve yardımcıları milletimizin bağımsızlığını imhaya karar vermişlerdir. Milletler, bağımsızlıklarını hiç kimsenin lütuf ve atıfetine borçlu değildir. Hiç kimse, kimseye hiçbir millet, diğer millete hürriyet ve bağımsızlık vermez. Milletlerde tabiaten ve yaratılıştan mevcut olan bu hak, milletlerce kuvvetle mücadele ile mahfuz bulundurulur. Kuvveti olmayan, dolayısıyla mücadele edemeyen bir millet, mahkum ve esir vaziyettedir. Böyle bir milletin bağımsızlığı gasp olunur. Dünyada hayat için, insanca yaşamak için bağımsızlık lazımdır. Bağımsızlık sahibi olmak için kuvvet sahibi olmak ve bunun için mevcudiyetini ispat etmek icap eder.

Kuvvet ordudur. Ordunun hayat ve saadet kaynağı, bağımsızlığı takdir eden milletin kuvvetin lüzumuna olan vicdani imanıdır.

İngilizler milletimizi bağımsızlıktan mahrum etmek için pek tabii olarak evvela O’nun ordudan mahrum etmek çarelerine giriştiler. Mütareke şartlarının tatbikatı ile silahlarımızı, cephanelerimizi, bütün müdafaa vasıtalarımızı elimizden almaya çalıştılar. Sonra kumandanlarımıza ve subaylarımıza tecavüz ve taarruza başladılar. Askerlik izzeti nefsini yok etmeye gayret ettiler. Ordumuzu tamamen lav ederek, milleti bağımsızlığını muhafaza için muhtaç olduğu dayanak noktasından mahrum etmeyi teşebbüs ettiler. Bir taraftan da müdafaasız, ordusuz bıraktıklarını zannettikleri milletin de izzeti nefsine, her türlü haklarına ve mukaddesatına  taarruzla milleti alçaklığa boyun eğmeye alıştırma planını takip ettiler ve ediyorlar. Her halde ordu düşmanlarımızın birinci taarruz hedefi oldu. Orduyu imha etmek için mutlaka subayları mahvetmek, aşağılamak lazımdır. Buna da teşebbüs ettiler. Bundan sonra milleti koyun sürüsü gibi boğazlamakta engeller ve müşkülat kalmaz. Bu hakikat karşısında ve içinde bulunduğumuz  vaziyete  göre subaylar heyetimize düşen vazifenin mahiyeti, ehemmiyeti ve kıymeti  kendiliğinden meydana çıkar. Milletimiz hür ve bağımsız yaşamak lüzumuna tam bir iman ile kani olmuş ve buna kati azim ile karar vermiştir. Zaman zaman, şurada burada üzüntü verici karaktersizliklerin görülmüş olması, hiçbir vakit milletimizin genel karakterine, hakiki imanına sekte vurmamıştır ve vuramayacaktır. Dolayısıyla kuvvetin, ordunun vücudu için lazım olduğunu  söylediğim kaynak -ki milletin vicdani imanıdır- mevcuttur. Ordu ise, arkadaşlar, ancak subaylar heyeti sayesinde vücut bulur. Malum bir askeri hakikat felsefi hakikattir. “Ordunun  ruhu subaylardadır.” O halde subaylarımız düşmanlarımız tarafından yıkılmak istenilen ordumuzu tamir edecek ve canlandıracak ordu ve milletimizin bağımsızlığını muhafaza edecektir. Millet, bağımsızlığının muhafazasından ibaret olan hayati gayesinin teminin ordudan, ordunun ruhunu teşkil eden subaylardan bekler. İşte subayların yüce olan vazifesi budur. Allah göstermesin, milletin bağımsızlığı ihlal edilirse, bunun vebali subaylara ait olacaktır. Subaylar izah ettiğim yüce, mukaddes ve bütün açılardan üzerlerine düşen vazife itibariyle, bütün mevcudiyetleriyle ve bütün dikkat ve ferasetleriyle giriştiğimiz bağımsız mücadelesinde birinci derecede faal ve fedakar olmak mecburiyetindedirler.

Şahsi ve özel hayatları itibariyle de subaylar, fedakarlar sınıflarının en önünde bulunmak mecburiyetindedirler. Çünkü düşmanlarımız herkesten evvel onları öldürürler. Onları aşağılar ve hor görürler. Hayatında bir an olsa bile subaylık yapmış, subaylık izzeti nefsini şerefini duymuş, ölümü küçümsemiş bir insan hayatta iken düşmanın tasarladığı ve reva gördüğü bu muamelelere katlanamaz. O’nun yaşamak için bir çaresi vardır. Şerefini korumak. Halbuki düşmanlarımızın da kastettiği o şerefi ayaklar altına almaktır.

Dolayısıyla subay için ya istiklal, ya ölüm vardır. Fakat arkadaşlar ölmeyeceğiz. Bağımsızlığımızı muhafaza ederek yaşayacağız ve milletimizi daima bağımsız görmekle bahtiyar olacağız.

 

Evet sevgili Mudanyalı hemşerilerim, Mustafa Kemal’in bu hitabesine daha öncede bir Mudanya Mektubu'nda yer vermiştim. Bu haftaki Mudanya Mektubu'nda da yeniden yazmakta hiçbir beis görmedim. Bu hitabeyi dikkatle ve yüreğinizi ortaya koyarak bir kez daha okursanız, Mustafa Kemal’in Yüce Allah tarafından Türk Milleti'ne bir Halaskar (Kurtarıcı) olarak belli bir görevle ve sıfatla gönderilmiş olduğunu daha iyi anlarsınız.

96 yıl önce Batı Emperyalizminin lideri İngilizlerdi. Bu gün ise ABD’dir. Sevgili hemşerilerim, Mustafa Kemal’in bu hitabesini bir kez daha dikkatle okuduktan sonra, ABD destekli Fetullah Terör Örgütü'nün ve bu örgütün yerli işbirlikçilerinin, Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk, Poyrazköy ve benzeri kumpaslarla Türk Ordusu'nun kahraman subaylarını nasıl yok etmek istediklerini ve yıllar önce yürütülen bu planın 15 Temmuz'da da aynen yinelendiğini daha iyi anlayabilirsiniz.

Tüm Türk Milleti’nin Cumhuriyetimizin 93. yıldönümünü en içten dileklerimle kutlarım.   

Bu makale 1403 defa okunmuştur.

Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Ulusağcılar
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Zeytincinin kolay yılı zor yılı oldu
Efraim Pala Efraim Pala
Su fakiri Türkiye
Perihan Dirican Perihan Dirican
Ve ben O'nu çok sevdim
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
İster bey ol, ister paşa!
Tevhide Türken Tevhide Türken
10 Kasım 1938
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Türkiye’de başarılı çalışmalar bireysel sürüyor
Metin Sezgin Metin Sezgin
Ne mutlu Türküm diyene
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 14/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 07/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 31/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 24/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 17/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 10/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci