MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Metin Sezgin

Öğretmenler Günü

25 Kasım 2016, 10:18

Metin Sezgin


Geçenlerde bir televizyon kanalının sabah haberlerini izliyordum. Spiker, Ardahan’ın Posof İlçesi Kaymakamı Ufuk Özen Alibeyoğlu ilçe imamlarını toplamış ve imamlara bazı öğütler vermiş ve imamların neler yapmaları konusunda bazı önerilerde bulunduğundan söz ediyordu. Bu TV haberinden esinlenerek, sosyal medyada yaptığım incelemede Kaymakam Bey buyurmuşlar ki; Ülkemizin iki maarif ordusu varmış. Bunlardan biri Milli Eğitim, diğeri ise Diyanet ve imamlarmış. Ama öyle anlaşılıyor ki bu toplantıya ilçe öğretmenleri çağırılmamış. Yalnız imamlara konuşan Kaymakam Bey, imamlara bir çok öğütler verdikten sonra, imamların kılık kıyafeti konusunda “..Köyde öğretmen grand tuvalet gezerken sen niye paçoz geziyorsun" diye eleştiride bulunmuş. Bu ülkede Maarif Ordusu'nun sadece öğretmenlerden oluştuğunun bilincinde dahi olmayan bu Kaymakam Bey’e  bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde Türk devriminin eşsiz liderinin 1924 yazında Öğretmenlere hitaben yaptığı konuşmayı anımsatmak isterim.

Türk Devriminin Büyük Önderi Gazi Mustafa Kemal, 1924 yazında Ankara'da toplanan Muallimler Kongresi sonrası, Millî Eğitim Bakanı Vasıf Çınar tarafından Ankara Şehir Lokantası'nda verilen çay ziyafetinde kongreye katılan öğretmenlere şöyle hitap ediyor:
Saygıdeğer Efendiler!
Öncelikle bu toplantıyı düzenleyen Vasıf Beyefendi’ye huzurunuzda birkaç söz söylemek fırsatını verdiklerinden dolayı özellikle teşekkür ederim.
Hanımlar, Beyler! Seçkin meclisinizin içinde bulunmaktan dolayı sevinçliyim. Türkiye Muallimler Birliği’nin Ankara’da kararlaştırıldığı ilk kongresini çok büyük mutlulukla karşıladım. Memleketimiz ve Cumhuriyetimiz için, sizler gibi kıymetli öğretmen hanım ve beylerin burada toplanması çok verimli sonuçların ortaya çıkmasına, yardımcı olacaktır.
Hanımlar, Beyler! Türkiye Muallimler Birliği’nin bütün memlekette şekillenmesini, Konya’yı olduğu gibi Van’ı ve Hakkari’yi de teşkîlâtı içine almasını ve her köyde üyeye sahip olmasını, derin bir ilgi ile bekleyeceğim.
Öğretmenler! Yeni nesli, Cumhuriyet’in özverili öğretmen ve eğitmenleri, sizler yetiştireceksiniz. Yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin yeteneğiniz ve özveriniz derecesiyle uygun olacaktır. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Yeni nesli, bu kalite ve yetenekte yetiştirmek sizin elinizdedir. Sizlerin, seçkin görevinizin yerine getirilmesine büyük özveriyle varlığınızı vereceğinize hiç şüphe etmem. Ben millî öğretim ve millî eğitimimiz hakkındaki görüşlerimi çeşitli zamanlarda ve çeşitli nedenlerle söyledim. Fakat bu görüşlerimi birkaç kelimede toplayarak tekrar etmeyi faydasız, görmüyorum. Öğretmenler! Erkek ve kız çocuklarımızın, aynı şekilde bütün ilim derecelerindeki öğrenim ve eğitimlerinin uygulamalı olması önemlidir. Memleket çocuğu, her öğrenim derecesinde ekonomik hayatta istekli, eser sahibi ve başarılı olacak şekilde donanımlı olmalıdır. Millî ahlâkımız, uygar ilkelerle ve hür düşüncelerle arttırılmalıdır. Bu çok önemlidir, özellikle dikkatinizi çekerim. Göz korkutma ilkesine dayanan ahlâk, bir erdem olmadığı gibi güvene de, uygun değildir.
Efendiler! Bu görüşümde sizin tamamen benimle beraber olduğunuza şüphe etmiyorum. Genel öğrenim ve eğitim programımız da bu temelleri içine alır. Fakat biliyorsunuz ki, görüşlerin, programların kesin ve açık olması çok önemli olmakla birlikte verim ve eser verebilmesi, onların becerikli, anlayışlı ve özverili öğretmenlerimiz tarafından okullarımızda çok büyük dikkat ve gayretle uygulamasına bağlıdır. İşte özellikle sizden rica edeceğim konu budur. Sizin başarınız, Cumhuriyetin başarısı olacaktır.
Arkadaşlar, yeni Türkiye’nin birkaç yıla sığdırdığı askerî, siyasî, idari inkılâplar siz, saygıdeğer öğretmenlerin sosyal ve fikrî inkılâptaki başarılarınızla desteklenecektir. Hiçbir zaman hatırlarınızdan çıkmasın ki, “Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller,ister.”

1990’lı yıllarda kendisinden her yaz Bodrum Akçabükte büyük feyz aldığım şu anda 100 yaşını aşan aile dostumuz Sosyolog Prof. Cahit Tanyol'dan bir gün Posof Kaymakamı'nın yukarıda alıntısını yaptığım düşüncesinin aksine, Atatürk’ün maarif ordusunun yegane temsilcileri olan öğretmenlerle ilgili şu anıyı dinlemiştim;
“…. O dönemde Milli Eğitim Bakanlığı'nın diğer bakanlıklardan  ayrı bir işlevi olduğu gibi, öğretmen de bugün olduğu gibi küçük bir memur değildi. O Anadolu'yu  vatan haline getiren, yatır ve evliyaların yerini  tutan rüzgarlı bir ışıktı. Atatürk’ün Milli Eğitim Bakanı Necati Bey, okulunu bitiren öğretmenlere  ayrı ayrı mektup yolluyor, kitap gönderiyor, her türlü güçlükleri ve sıkıntıları doğrudan doğruya kendisine bildirmelerini ve atanacakları  yerde karşılanmaları için emir verildiğini bildiriyordu. Yollarda sana azami yardımda bulunmaları için (Kaymakamlar dahil olmak üzere) Maarif İdareleri'ne talimat verilmiştir. İstasyon ve yol uğrağı kasabalarda yakalarında yıldız bulunan bir zat sana yol gösterecektir. Onlarında seni kolaylıkla tanıyabilmeleri için sende yakana bir yıldız takmalısın. Çünkü öğretmen, geceleri o yıldız aydınlığından başka, ışık bilmeyen uzak, bakımsız ve yetim köylerin tek aydınlığı idi. Atatürk’e baş öğretmen olma mutluluğunu veren de gökteki yıldızlarla yarışa çıkan o öğretmen kuşağı idi."

Sevgili dostum Prof. Dr. Cahit Tanyol, insanlık tarihinin tanık olduğu en büyük kültür devriminden bir kesiti böyle anlatıyordu bir yazısında . Yine çok sevdiğim rahmetli yazar Oktay Akbal'ın da bir kitabında yazdığı gibi, yukarıda alıntısını yaptığım Ankara'da Muallimler Birliği Kongresi'nde yaptığı konuşmada eğitim konusunda o olağanüstü, o  büyülü sözleri söyleyebilen Atatürk'ten şöyle söz ediyordu:

"….Atatürk uzaklarda değildir. Geçmişe karışmış değildir. Bizimle beraberdir. İlerici kuşakların yanındadır. Türkiye’yi aydınlığa götüren yolun öncüsüdür. Atatürk’ü anlamalıyız, duymalıyız, tanımalıyız. Onun zamanı aşan gücünden yararlanmalıyız. Toplumumuzda birdenbire çoğalan bağnaz kafalara, çıkarcılara, her şeyi özel yararları için harcayan çirkin politikacılara karşı en büyük güvencemiz, en üst gücümüz O’dur. Atatürk’tür, Kemalist devrimin ilkeleridir…..”

Evet, rahmetli Akbal'ın dediği gibi, en yakın zamanda Atatürk yeniden gelecektir. Önümüzdeki yıllarda Atatürk devrimlerinin ülkemizde gerçek bir biçimde yeniden parıldamasına ve rönesansına tanık olacağımıza yürekten inanıyorum.  

Bu makale 1507 defa okunmuştur.

Efraim Pala Efraim Pala
Eski Bursa Asfaltı ıslah edilmeli!
Metin Aytürk Metin Aytürk
Pazvant, Ases ve Bekçi
Perihan Dirican Perihan Dirican
Beterin beteri var
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Zehir solumak istemiyoruz!
Tevhide Türken Tevhide Türken
Görmediğim şeye inanmam
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
Başı H, sonu T!
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Fitneye susmak fitnedir
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Mudanya Müzeler Kenti olmalıdır
Metin Sezgin Metin Sezgin
Hoşgeldin Halaskarım! (3)
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Kaptan zeytin alınırsa ne olur?
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Yavuz Bey oğluma..!
Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 21/05/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 14/05/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 07/05/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 30/04/2020

MUDANYA Gazetesi -

İMSAKİYE 2020

İMSAKİYE 2020

MUDANYA Gazetesi - 23/04/2020

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci