MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Metin Sezgin

Yaşa İsmet İnönü

31 Aralık 2016, 10:40

Metin Sezgin


İnönü'de komutan tarihe andaş Lozan.. Hem bilgin, hem kahraman

Geçen Cuma akşamı Mudanya Uğur Mumcu Kültür Merkezi'nde izlediğim Halk Arenası'nda konuşmacıların  özellikle şu  iki konudan söz etmeleri benim için çok önemliydi. Birincisi Uğur Dündar’ın  ve Müjdat Gezen’in (bir anekdotla da olsa) 43'ncü ölüm yılında İsmet İnönü’yü Mudanya'da rahmetle anmaları, ikinci konu ise gazeteci yazar Yılmaz Özdil’in “….Mustafa Kemal, Çanakkale'de ve İstiklal Savaşı'nda askerleriyle  birlikte savaşmıştı…." diyerek benim yıllar önce tespit ettiğim ve 1996 yılı 26 Ağustosu'nda başkanı olduğum bir  sivil toplum kuruluşunun üyelerini, Mustafa Kemal’in ateş hattındaki askerlerinin içine girerek savaştığı Dumlupınar'daki Zafer Tepe'yi görmeye davet etmem gibi, değerli yazarda "...Türk Silahlı Kuvvetlerimizin komutanlarının neden Mustafa Kemal örneğinde olduğu gibi Mehmetçikle birlikte Suriye'de değiller? diyerek  savaşı çoğunlukla Ankara'dan izleyen komutanlarımıza gönderme yapıyordu. Bu bağlamda, Kayseri Komando Tugayı'nın seçme askerlerini çarşı iznine halk otobüsüyle göndererek o vatan evlatlarının şehit olmasında tugayın komuta heyetininde Kayseri'deki terör olayında büyük sorumluluk payı olduğunu düşündüm. Kayseri'de 16 komandomuzun şehit edilişi ile ilgili olarak yazdığı dizeleri bana okurken gözyaşlarını tutamayan tanıdığım bir halk ozanının bu konudaki  duygularını siz Mudanyalı hemşerilerimle paylaşmak istiyorum.

Değerli ozanın dizeleri şöyle:

Erciyes’in dibi, Talas’ın yolu / Toprağına kan mı düştü Kayseri  / Kaç ananın birden kırıldı kolu / Körpe körpe can mı düştü Kayseri / Tekir Yaylası'na çadır kurardık / Gadan alam (1)  diye hatır sorardık / Komando deyince seni anardık / Parça parça  ten mi  düştü Kayseri / Uyan artık  şu uykudan kalk artık / Gurban olam nazlı nazlı bak artık / Kalenin burcuna o hilali dik artık / On dört fidan şan mı düştü Kayseri / Avşar ili baş koydun, bilirsin sen işini / Kimseye verme tek bir çakıl taşını / Çok özledik Erciyes’in başını / Kılıcından kın mı düştü Kayseri ? / Derdin alam bu intikam alınsın / Yine Erciyes’te mehter çalınsın / Avşar beylerine haber salınsın / Toprağına can mı düştü Kayseri?..

Aralık ayı Türk Milleti için önemli yıldönümlerin yaşandığı bir ay. 23 Aralık'ta Cumhuriyetimizin en büyük şehidi Kubilay’ın tarikat mensuplarınca katledilmesinin 86. yıldönümüydü. Bu büyük şehidimizi rahmetle anıyorum. Bu yıldönümünde Ankara'daki konuğumuz Rus Büyükelçisi'ni alçakça katleden, Ege’nin aydın bir kentinde yetişmiş bir cemaat mensubunun dramatik sonunu düşündüm.  “ O ruh hastası yobaz”ın düştüğü bu dramatik sonda, bu ülkede çağdışı ve kayıt dışı eğitim veren ve yüzbinlerce Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı genç imal eden o ışık evlerini yeşerten tarikatların ve cemaatlerin elbette çok büyük sorumluluk payı vardır.

Aralık ayı geldiğinde her yıl hüzünlenirim. Çünkü 1993 yılının 24 Aralık'ında İstanbul Vatan Caddesi'ndeki hastanedeki dramatik ölümünden sonra ardından çok gözyaşı döktüğüm en büyük ablamın aziz hatırası her yıldönümünde beni çok etkiler. O’nun  Mudanya'nın 12 Eylül Kurtuluş günlerinde Mudanya'daki 70'inci Alay'a mensup bir Türk subayı tarafından temsili olarak esareti simgeleyen üzerindeki siyah örtüden kurtarılan ve bayrağımıza kavuşmamızı temsil eden sevgili ablamın albayrağımıza sarılı resimlerindeki görüntüsü hep gözümün önüne gelir.

25 Aralık'ta, İstiklal Savaşı'mızın Batı Cephesi Komutanı, Mudanya ve Lozan kahramanı, Mudanya Mektupları'nda sık sık tekrarladığım, "Bir memleketin Kurtuluşu için ülkenin namuslu insanları en az namussuzlar kadar cesur olmak zorundadır ” sözüyle, Cumhuriyet ahlakını Mustafa Kemal ile birlikte tesis eden, O büyük devlet adamı İnönü’yü 43'ncü ölüm yıldönümünde Uğur Dündar ve Müjdat Gezen gibi ben de rahmetle andım. 25 Aralık günü ulusal basınımızın hiçbir gazetesinde, birinci sayfada ne hazindir ki O büyük Devlet adamından tek bir satırla da olsa söz edilmiyordu.

Evet, yazıma başlık olarak aldığım, İnönü’de Türk Milleti’nin makus talihini yenen büyük komutan, hem bilgin hem kahraman O büyük devlet adamı Türk Milleti'nce unutturulmak isteniyordu.  Tıpkı Rize'deki Cumhuriyet karşıtı, Şevki Yılmazların manevi varisi olan bir belediye başkanının Cumhuriyet tarihimizin en utanç verici bir olayının kahramanı olarak Mustafa Kemal adını unutturmak istemesi gibi... Ulusal basında bu olayla ilgili olarak yer alan haberlerde Türk halkına aslında bu konuda bir mesaj verilmek istendiği göz ardı edildi. Mustafa Kemal’in önce yerinden sökülüp, vinçle kaldırılmış vaziyetteki resimleri, Irak Devlet Başkanı Saddam örneğinde olduğu gibi bir put izlenimi verdirircesine servis edilmesi gerçekte, Cumhuriyet ve Atatürk karşıtlarınca bu konuda Türk halkına verilmek istenen bir mesajdı.

27 Aralık günü rastladığım Bursa Erkek Lisesi'nde birlikte okuduğum bir atlet arkadaşıma söylediğim ve yine o gün Adliyede duruşma bekleyen meslektaşlarıma 27 Aralık gününün önemini kendilerine hatırlattığım  gibi, bu yıl 97. yıldönümünü kutladığımız, 27 Aralık günü, bu ülkenin ortaokullarında ve liselerinde okuyan onbinlerce Türk genci, 27 Aralık 1919 günü yurdumuzun kurtuluşunu planlamak için Ankara'ya gelen ve gelişinden itibaren 4 ay içinde, İstiklal Savaşı boyunca açık kalan Gazi Meclisi toplayan Mustafa Kemal için sokaklara dökülür ve O’nun Ankara ya gelişinin anısına koşarlardı. Ne yazık ki, ülkemizin bu en büyük atletizm olayı ve bu çok önemli ulusal gün, yıllar önce Cumhuriyet karşıtları tarafından söndürüldü ve unutturuldu. Ama her şeye karşı, asla umutlarımızı yitirmeyeceğiz. Yine 27 Aralık günü 80'nci ölüm yıldönümünde kendisini rahmetle andığımız, yüreğinde Mustafa Kemaller ve Mustafa İsmetler gibi vatan ve İstiklal aşkı taşıyan ve  “….Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak / Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak …..” dizelerini bizlere armağan eden büyük ulusal şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un dediği gibi Türk Milleti olarak asla korkmayacağız ve umutlarımızı asla kaybetmeyeceğiz. Yeni yılda tüm hemşerilerime sağlık ve mutluluklar ve 2017 yılının Türk Milleti için, tüm özlemlerimizin gerçekleştiği bir yıl olmasını Yüce Allah’tan  diliyorum.

 

Not (1): Gadan alam; “Dertlerin benim olsun” anlamında bir halk deyimidir.

Bu makale 1414 defa okunmuştur.

Yavuz Başar Yavuz Başar
Öldük öldük dirildik
Perihan Dirican Perihan Dirican
Anayım işte!
Volkan Biçer Volkan Biçer
DASK - Doğal Afet Sigortası (2)
Efraim Pala Efraim Pala
Doğal afetleri yine unuttuk!
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
İstesen de istemem
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Tavuk mu yumurtadan çıkar; yumurta mı tavuktan?!
Tevhide Türken Tevhide Türken
Yüce Atatürk diyor ki... (8)
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Ne oldum deme...
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Mahallenizde incir alım yeri yoksa!
Metin Sezgin Metin Sezgin
30 Ağustos izlenimleri
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 10/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 03/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 26/09/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 19/09/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 12/09/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 05/09/2019

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci