MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Metin Sezgin

Türk Milleti Lozan ile Sevr'i yırtıp atmıştır

28 Temmuz 2017, 15:40

Metin Sezgin


Geçtiğimiz Pazartesi günü, Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedi olan Lozan Barış Anlaşmasının 94. yıldönümünü kutladık. CHP Mudanya İlçe Başkanı Ergül Batman, 24 Temmuz 2017 pazartesi günü saat 18.00'da yaptığı basın açıklamasında (neden sabah 10.00'da değil de saat 18.00'da bunu anlamış değilim ) Lozan ile ilgili özetle şu açıklamayı yaptı:

“…Ulusal Kurtuluş Savaşımızın, Türk Ulusu'nun zaferiyle sonuçlandığının tüm dünyaya resmen duyurulduğu, Lozan’a giden yol olan Mudanya’da, CHP İlçe Başkanı olarak görev yaptığım için gurur duyuyorum. Büyük Türk Ulusu'na, başı dik ve onurlu bir devlet armağan eden, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk olmak üzere, Mudanya Mütarekesi ve Lozan Barış Antlaşmasının mimarı İsmet İnönü ye, bugüne dek ülkesi için kanlarını veren, tüm şehitlerimize saygı ve şükranlarımızı sunarak, Lozan Barış Antlaşması’nın 94. Yılını kutluyoruz.

Lozan Antlaşması’nın 94. yıldönümünde, ne yazık ki, Cumhuriyetin içten ve dıştan baskılarla, nitelik olarak değiştirilmeye çalışıldığı,demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olmaktan uzaklaştırıldığı bir dönemde Lozan Antlaşmasını kutluyoruz.

Lozan Antlaşması; ulusumuzun, yaşamsal haklarına kavuştuğu, tüm dünyada çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin resmen tanındığı, dünya barışına hizmet eden büyük bir antlaşmadır. Sevr Antlaşması ise, unutulmaması gereken, her zaman dikkatli ve uyanık olunmasını zorunlu kılan bir teslimiyet ve çöküş belgesidir. Sevr Antlaşmasını ve hedeflerini günümüz koşullarında çok iyi değerlendirmeliyiz

Bugünün koşullarına gelecek olursak, Cumhuriyet’in ilk yıllarından gerek savaş alanında, gerekse Mudanya ve Lozan’da masa başında zaferden zafere koşan Türk Ulusu, bugün maalesef yanlış ve öngörüsüz iç ve dış politikalarla uçurumun kenarında yürütülmektedir. Cumhuriyet değerlerimiz ve kurucu felsefemizin ilkeleri ile bilinçli bir şekilde uğraşılmaktadır. Hukuk devleti ilkeleri hiçe sayılmaktadır...."

 

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, CHP Mudanya İlçe Başkanı kadar bile etkili bir açıklama yapamadı! Twitter hesabından paylaştığı mesaj özetle şöyleydi: “…Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı’nda kazandığı zaferin devamı olan Lozan Antlaşması, 24 Temmuz 1923 yılında imzalandı. Osmanlı'nın Sevr Antlaşması ile kaybettiği Anadolu'yu, bize yeniden kazandıran Lozan Antlaşması'nın 94. yılı kutlu olsun!" dedi.

Vatan Partisi'nin açıklamasında, özetle "Bağımsızlığımızın tescili, mazlum milletlerin emperyalistlere karşı ilk zaferi Lozan Antlaşmasının 94. yılı kutlu olsun" ifadeleri yer aldı. Bu açıklamayı şahsen ben Vatan Partisi'ne yakıştıramadım! Kemalist bir partinin Lozan ile ilgili açıklaması böyle mi olmalıydı?

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 29 EYLÜL 2016'da muhtarlar toplantısına Lozan konusunda yaptığı açıklama özetle şöyleydi: “Tarihte bize ne yaptılar. 1920’de bize Sevr’i gösterdiler, 1923’te Lozan’a bizi razı ettiler. Birileri de Lozan’ı zafer diye yutturmaya çalıştı. Her şey ortada… İşte şu an Ege’yi görüyorsunuz değil mi? Bağırsan sesinin duyulacağı adaları, biz Lozan’da verdik. Zafer bu mu? Oralar bizimdi. Oralarda bizim camilerimiz, mabetlerimiz var ama şu anda hala Ege’de kıta sahanlığı ne olacak, havada, denizde ne olacak bunları konuşuyoruz, hala bunun mücadelesini veriyoruz. Niye? İşte o anlaşmada masaya oturanlar sebebiyle. O masaya oturanlar, o anlaşmanın hakkını vermediler. Veremedikleri için şimdi onun sıkıntısını biz yaşıyoruz.

Oysa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Lozan'ın 94. yıldönümü için yaptığı açıklama ise özetle şöyledir:

“…Bugün, Cumhuriyetimizin kurucu belgesi olan Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanmasının 94. yıldönümünü kutluyoruz. Aziz milletimizin her türlü yokluğa, yoksulluğa ve imkânsızlıklara rağmen yazdığı İstiklal destanı, Lozan Antlaşması ile diplomasi ve uluslararası hukuk alanında tescil edilmiştir. Türk Milleti, Lozan Anlaşması ile bu topraklardaki bin yıllık varlığını hedef alan Sevr’i yırtıp atmış, bağımsızlığından asla taviz vermeyeceğini tüm dünyaya kabul ettirmiştir. Ülkemiz, dün olduğu gibi bugün de varlığına kasteden çeşitli saldırılara karşı bir beka mücadelesi yürütmektedir. Bu beka mücadelesinde en büyük güç kaynağımız, yaklaşık bir asır önce olduğu gibi kadını-erkeği, genci-yaşlısıyla milletimizin tamamının istiklal ve istikballerine olan sarsılmaz bağlılıklarıdır. Geçtiğimiz hafta birinci yıldönümünü andığımız 15 Temmuz kanlı darbe girişimi karşısında sergilenen direniş, milletimizin ne kadar kararlı olduğunu; vatanı, bağımsızlığı ve iradesini korumak için neleri göze alabileceğini bir kez daha göstermiştir. Asker elbisesi giymiş teröristler eliyle gerçekleştirilmek istenen işgal teşebbüsüne karşı 80 milyonun bütün fertleri ‘Tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan’ ilkeleri etrafında birleşmiş, kenetlenmiştir. Türkiye, değerlerinden, ilkelerinden ve aziz milletimizin yiğitliğinden cesaret alarak hedefleri doğrultusunda ilerlemeyi sürdürecektir. Lozan Barış Antlaşması’nın 94. yıldönümünde, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal’i ve kahraman silah arkadaşlarını tazimle yad ediyor; vatanımız ve bağımsızlığımız için canlarını feda eden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum…..”

Erdoğan’ın bu açıklaması ve özellikle Türk Milleti deyiminin altını çizerek CHP’li Mehmet Tüm, TBMM’de bakanlara şu soruları yöneltti:  

  1. Lozan Antlaşması hükümetiniz açısından bir zafer midir, yoksa bir hezimet midir?
  2. Hükümetiniz, Erdoğan'ın Lozan için kullandığı hangi açıklamasını esas almaktadır?
  3. Erdoğan'ın söylemlerindeki farklılığın sebebi bir danışman değişikliği mi yoksa görüş değişikliği midir?
  4. Hükümetiniz, parti başkanınızın 10 ay önce söylediği "hezimet" ifadesi için özür dileyecek midir?

CHP’nin bu soruları, bana göre anlamsız ve abesle iştigaldir. Önemli olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 10 ay  sonra da olsa tarihi gerçekleri görmesi ve Cumhuriyetin kuruluş felsefesini doğru yorumlaması bütün bir Türk Milleti’nin Cumhurbaşkanı olması yolunda olumlu bir adım atmasıdır. Oysa Kılıçdaroğlu, çok alkışladığım Adalet yürüyüşüne PKK’nın meclisteki temsilcilerinin katılımına Kocaeli'nde izin vermekle ve Maltepe'deki sonuç bildirgesinde Aydınlık Gazetesi’nin dizi yazılarla açıkladığı büyük gaflar yaparak, açıkça gölge düşürmüştür. Tıpkı  CHP’nin laik Cumhuriyetten yana, Atatürkçü tabanına Ekmelettin İhsanoğlu gibi laik, Cumhuriyet karşıtı bir kişiyi Cumhurbaşkanı adayı olarak dayatarak hayatının hatasını yaptığı gibi...

 

Mudanya Mektubu adlı köşemi takip edenler, çok değer verdiğim rahmetli yazar Oktay Akbal’dan esinlendiğim  "Atatürk bir gün gelecek" umudumu ve bu konudaki sarsılmaz inancımı fark etmişlerdir.Tabii ki Atatürk, fizik olarak değil, ülküsüyle, çağdaş ve  evrensel  ilke ve düşünceleriyle kuşkusuz yeniden iktidar olacaktır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kim ne derse desin son Lozan açıklamasıyla, Türk Milletinin ortak değeri olan Mustafa Kemal’in büyüklüğü ve evrenselliği karşısında saygı duyulması gereğini görmüş, ilk kez bu tür yıldönümlerinde Türk Milleti deyimini kullanmıştır. Eksik olan tarafı, Sayın Cumhurbaşkanı'nın halen kullanmamakta ısrar ettiği ATATÜRK  sözcüğünü de bundan sonraki benzer konuşmalarında kullanmasıdır. Bir de, Atatürk’ü Atatürk yapan üstünlük, büyük devlet adamı İnönü ile birlikte devletin yapısını laik bir nitelik ve evrensel bir anlayışla taçlandırmış olmasıdır. Bu nedenle Recep Tayyip Erdoğan'ın AKP'si ile CHP'si, MHP’si  ve Vatan Partisi ve diğer bütün partileri  kapsayan bütün bir Türk Milleti'nin Cumhurbaşkanı olabilmesi, Cumhuriyetimizin laik karakterini yok eden, özellikle Milli Eğitim alanındaki din kuralları esasına dayanan bir eğitim sisteminin Türk çocuklarına dayatılması şeklindeki kötü gidişattan, Ak Parti iktidarının derhal geriye dönmesinde de öncü rolü oynamasıdır. Sayın Erdoğan'ın bu alanda da öncü rolü oynayabilmesi, O'nu işte o zaman bütün bir Türk milletinin Cumhurbaşkanı yapacaktır.

Bundan sonraki yıldönümlerinde dileğim, Türk milletinin tapu senedi ve ortak değeri olan Lozan'ı, her 24 Temmuz'da, sadece CHP’nin bir avuç partililerle kutlaması değil, iktidarıyla, muhalefetiyle tüm siyasi partilerin katıldığı büyük bir şölenle, bütün bir  Türk Milleti tarafından kutlanmasıdır.

Bu makale 937 defa okunmuştur.

Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Efendisiz yaşamak
Perihan Dirican Perihan Dirican
Ve ben O'nu çok sevdim
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Efraim Pala Efraim Pala
Atatürk'ün farklı mücadelesi
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
İster bey ol, ister paşa!
Tevhide Türken Tevhide Türken
10 Kasım 1938
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Türkiye’de başarılı çalışmalar bireysel sürüyor
Metin Sezgin Metin Sezgin
Ne mutlu Türküm diyene
Yavuz Başar Yavuz Başar
Fransa'dan mutlu döndük!
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
İncir ve Ziraat Odaları
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 07/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 31/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 24/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 17/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 10/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 03/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci