MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Metin Sezgin

Malazgirt, Kocatepe ve Dumlupınar...

23 Ağustos 2017, 17:17

Metin Sezgin


Bu yıl 26 Ağustos’ta Afyon Kocatepe’de başlayan Büyük Taarruz’un ve 30 Ağustos'ta da Dumlupınar Başkomutan Meydan Muharebesi’nin 95. Yıldönümlerini kutlayacağız . Yine bundan 946 yıl önce 26 Ağustos 1071 tarihinde Büyük Selçuklu Sultanı Alp Arslan’ın; Bizans İmparatoru  IV. Romen Diyojen ile arasında gerçekleşen ve Türklerin galibiyeti ile biten ve Türklere Anadolu’nun kapılarını açan Malazgirt Zaferi'nin 946. Yıldönümünü kutlayacağız.

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Genel Başkanı olduğu AKP’liler başta olmak üzere 'Milletimi davet ediyorum' diyerek 26 Ağustos'ta Malazgirt’te olacağını beyan ediyor.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Adalet Çalıştay’ı (yada Kurultay’ı) nedeniyle herkesi yani Onun ve diğer kimi parti yöneticilerinin yanlış betimlemesiyle yani bir tek Türk Milleti’ni “Türkü”, Kürdü,  Lazı, Çerkesi şeklinde etnisitelere bölerek ve bu yetmiyormuş gibi Sünnisi ve Alevisiyle her mezhebe mensup herkesi 26-30 Ağustos'ta Çanakkale'ye davet ediyor.

Benimde üyesi olmaktan onur duyduğum Bursa Barosu'nun değerli Başkanı Gürkan Altun ise tüm avukatlar başta olmak üzere Bursalıları 26 Ağustos sabahı Afyon Kocatepe'ye davet ediyor. Sayın Başkanımız, Kocatepe’ye davet gerekçelerini şöyle açıklıyor:

“…Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığının temel taşını oluşturan milli günleri, Bursa Barosu olarak bizzat yerinde kutlamayı, anmayı tercih ettiklerini belirterek, “Zafer Haftası’nda da Afyon Kocatepe’de olmayı düşündük. Ancak bu kez boş gitmeyelim dedik. Meslektaşımız İzzet Boğa yönetimindeki Bursa Barosu Tiyatrosu ekibinin yıllardır değişik illerde de sahnelediği, müzikli gösteri Kuvay-ı Milliye Destanı’nı sahneleyelim istedik. Afyonkarahisar Barosu’nun yardımlarıyla valilik ile görüşmelerimiz sonunda Kuvay-ı Milliye Destanı, 26 Ağustos tarihinde programa alındı. Afyonkarahisar Valiliği’nin hazırladığı programa göre Bursa Barosu Tiyatrosu Kuvay-ı Milliye Destanı gösterisi, 26 Ağustos 2017 günü saat 04.30’da Kocatepe’de sahnelenecek…..”

Her 26 Ağustos'ta,Cumhuriyet Gazetesi'nde yıllar önce “Hangi 26 Ağustos” başlığı altında  çıkan naçiz bir yazımı anımsarım. 26 Ağustos 1989 günlü Cumhuriyet Gazetesi'nde çıkan o yazımda, Bursa Ulucami'de benim de bizzat katıldığım bir Cuma namazındaki bir anımı nakletmiştim. Daha önceki bir Mudanya Mektubu'nda da söz ettiğim bu anım, özetle şöyle idi:

“...O  gün , yani 26 Ağustos 1988 Cuma günkü Bursa Ulucami'de verdiği  hutbesinde, imam efendi, 26 Ağustos 1922 ulusal günümüzden değil de, o ulusal günümüzden 851 yıl önce gerçekleşmiş Malazgirt Savaşı'ndan, orada din uğruna yapıldığını iddia ettiği cihattan söz ediyor. Ama 66 yıl önceki o KOCATEPE’DEN, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna yol açan o kutsal günden, yani kendisine o Cuma hutbesini okuyabilme, Türk halkına “ULUS “ olabilme olanağı kazandıran  26 Ağustos'tan tek bir cümleyle de olsa söz etmiyordu..."

 

Elbette 26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferi sonucunda Anadolu’nun fethi sonuçları itibariyle, Türk tarihinin en önemli olaylarının başında gelir. Bu fetih ile, Anadolu Türklüğü yeni ve ebedî bir vatana kavuşmuş ve bu vatan toprakları üzerinde Anadolu Selçukluları, Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Ne var ki Cumhuriyet tarihimizi yeterince incelemeyenler şu konuyu atlıyorlar. Laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin 1950 yılına kadar görev alan yöneticileri, Cumhuriyet öncesi Türk tarihini asla ve asla yadsımamışlardır. Asla inkar etmemişlerdir. Nitekim, rahmetli babamız Sait Sezgin’in Mudanya’da Halkevi Başkanlığı sırasında gerçekleşen ve yıllar sonra bana nakledilen bir anıdan burada, yeniden kısaca söz etmek  istiyorum.

Mudanya Halkevi Tiyatro Kolu'nda “Alpaslan” piyesi oynandığından, ölümünden kısa bir süre önce bana bir sohbetimizde bizzat söz eden  Mudanyalı baba dostu olan ve kendisini rahmetle andığım Şükrü Ersoy ağabeyim, şunları söylemişti: "...1940’lı yıllarda Mudanya Halkevi Sahnesi'nde oynanan “Alparslan” isimli  piyeste ben de rol almış hatta bana, Bizans İmparatoru  'Diyojen' rolü verilmişti…”     

26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferi Anadolu'yu Türk yapmıştır. Din eksenli siyasi partilerde 'Ulus' kavramı yoktur. 'Ümmet olma' kavramı vardır. İşte Mustafa Kemal, bu halkı ümmet olmaktan kurtaran ve bu halka ulus olma bilinci veren bir dahidir. İnsanlığın kemale ermesini ifade eden laiklik prensibini bu topraklara getiren eşsiz bir liderdir.

Daha önceki yıllar MUDANYA Gazetesi'nde yayınlanan bir Mudanya Mektubu'nda 26 Ağustos’u şöyle betimlemiştim:

“...Yıllar önce her yaz Akdeniz’e giderken Dumlupınar’dan her geçtiğimde 1900 rakımlı, o kutsal  KOCATEPE’yi, 26 Ağustos sabahında şafak vakti Kocatepe'deki, eşsiz şair Nazım Hikmet’in sonunda Kuvay-ı Milliye Destanı'nda söz ettiği  'O Şayak Kalpaklı' Başkomutanın liderliğindeki O eşsiz komuta heyetini ve büyük ozan Nazım Hikmet’in  26 Ağustos sabahı Kocatepe'yi ve Dumlupınar'a kadar 5 günlük kanlı boğuşmaları betimleyen O eşsiz dizelerini düşünürüm. Kocatepe’nin  karşısındaki Çiğiltepe’yi süresinde ele geçiremediği ve verdiği sözü tutamadığı için canına kıyan Albay Reşat Bey’in o eşsiz sorumluluk duygusunu düşünürüm. Dumlupınar’dan ve Çiğiltepe’den her geçişimde gözyaşlarımı tutamam. Selanik'i, Mustafa Kemal’in doğduğu evi ziyaret ettiğim o 1987 yılından 19 yıl sonraki 26 Ağustos 2006 sabahı yine gözyaşları içinde ziyaret ettiğim Kocatepe’de, o sabah Yüce Tanrı’nın büyük bir lütfu olarak kısmen de olsa sırrına vakıf olduğum o eşsiz Başkomutanı anımsarım. O  Başkomutan ki, o kutsal Başkomutanlık Meydan Savaşı'nı Kocatepe'de değil de (İsteseydi bütün ovaya hakim Kocatepe’den de bu savaşı yönetebilirdi)  ordusunun içine girerek bizzat Dumlupınar'da, savaşın içindeki Zafertepe'den yönetmişti. Zafer Tepe’yi ,ülkemizde kaç yurttaşımız görmüştür acaba? Zafer Tepe’ye yakın Dumlupınar'daki o savaş bölgesinde 30 Ağustos 1922 sabahında Türk ve Yunan birliklerinin karşılıklı konumunu ve birbirlerine olan inanılmaz yakınlığını, karşıdaki Yunan tümeninin Mustafa Kemal’in Başkomutan olarak karargahı ile birlikte hazır bulunduğu Zafer Tepe’ye kaç metre mesafede olduğunu, kaç Türk vatandaşı merak etmiştir acaba? Her Türk vatandaşının kolayca ulaşabileceği  yöreyi gösteren haritalardan ve o savaşı size anlatan rehberlerden Yunan tümeninin her an silahlarıyla kendisini kolayca yok edebileceği Zafer Tepe’ye olan yakınlığını kaç yurttaşımız  tüyleri diken diken olarak izlemiştir acaba? İşte her Dumlupınar’dan geçişte, Yüce Allah’ın Türk Ulusu'na bir halaskar olarak gönderdiği o korkusuz, o eşsiz Mustafa Kemal'in ve kendisi gibi yiğit askerlerinin oradaki unutulmaz kahramanlıklarını düşünürüm ve gözyaşlarımı tutamam.

Bu nedenle AKP lideri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yerinde olsam, 26 Ağustos sabahı Malazgirt'te değil de Kocatepe’de olmayı yeğlerdim.

Yine, 26 Ağustos ve 30 Ağustos'ta Kocatepe'de ve Dumlupınar'da olması gerekirken yanlış zamanda, yanlış yerde olan muhalefet liderine de derhal çağrı yapar, O’nunla ve ülkemizdeki diğer tüm siyasi parti liderleriyle el ele vererek bugün Türk Milleti olarak en çok ihtiyacımız olan birlik ve beraberlik duygusu içinde Bursa Barosu Yönetim Kurulu gibi, 26 Ağustos'ta Kocatepe'de olmayı tercih ederdim. Cumhurbaşkanı olarak  26 Ağustos'ta Kocatepe'de  ve 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da hazır bulunarak bütün bir Türk Milleti’nin Cumhurbaşkanı olabilme ve bütün Türk vatandaşlarını bu vesileyle kucaklayabilme fırsatını asla kaçırmazdım. Ve Haluk Levent’in eşsiz bir coşkuyla söylediği  İzmir Marşı'nın finalinde gönderdiği selamlar gibi “Selam Olsun bu 26 Ağustos 2017 günü buradan, yani Kocatepe’den, Anadolu’yu Malazgirt Ovası'nda 1071 yılının 26 Ağustosu'nda Türk yapan Sultan  Alparslan’a  ve yine  “Selam Olsun” 30 Ağustos 1922 günü Dumlupınar'da Zafer Tepe'de, Selçuklu Sultanı Alparslan gibi Ordusu'nun en önünde yiğitçe  savaşan ve bize laik bir Türk Cumhuriyeti armağan eden dahi komutan Mustafa Kemal Paşa'ya ve O’nun kendisi gibi kahraman rütbeli-rütbesiz tüm askerlerine ve Türk’ün bayrağını indirmeyen ve bu topraklarda ezan seslerini susturmayan ölümsüz tüm şehitlerimize selam olsun Kocatepe’den ve Dumlupınar’dan ….” diye haykırırdım.

Bu makale 971 defa okunmuştur.

Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Ulusağcılar
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Zeytincinin kolay yılı zor yılı oldu
Efraim Pala Efraim Pala
Su fakiri Türkiye
Perihan Dirican Perihan Dirican
Ve ben O'nu çok sevdim
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
İster bey ol, ister paşa!
Tevhide Türken Tevhide Türken
10 Kasım 1938
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Türkiye’de başarılı çalışmalar bireysel sürüyor
Metin Sezgin Metin Sezgin
Ne mutlu Türküm diyene
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 14/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 07/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 31/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 24/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 17/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 10/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci