MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Metin Sezgin

696 sayılı KHK'nin 121. maddesi

05 Ocak 2018, 05:24

Metin Sezgin


Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 696 sayılı KHK (Kanun Hükmünde Kararname)nin 121. maddesi ile eklenen fıkra tartışmaları da beraberinde getirdi.

Özellikle 696 sayılı KHK'nin 121. maddesiyle, söz konusu 6755 Sayılı Kanunun 37. maddesine eklenen fıkra hükmü büyük eleştirilere yol açtı.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Ankara ve İstanbul Barosu Başkanları, bazı hukukçular, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ana Muhalefet Partisi sözcüleri, TÜSİAD yetkilileri  söz konusu 6755 Sayılı Kanunun 37. maddesine eklenen fıkra hükmüne karşı çıkarak itirazlarını açıkladılar. Yargıtay eski Cumhuriyet Başsavcısı'nın 26 Aralık sabahı Halk TV'de bu fıkra hükmüne yaptığı açıklama ve itirazı çok kapsamlı ve gerekçeli idi.  Bu itirazların hukuksal ve yasal dayanağı olarak genellikle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın halen yürürlükte olan 15. maddesi gösteriliyordu. Temel Hak ve Hürriyetlerin Kullanılmasının Durdurulması üst başlıklı Anayasa'nın 15. maddesi hükmü şöyledir: Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya  aykırı tedbirler alınabilir.

(Değişik: 7.5.2004-5170/2 md.) Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.

1982 Anayasası'nın  Olağanüstü  Hallerle İlgili Düzenleme başlıklı 121. Maddesi hükmü şöyle düzenlenmiştir;

Madde 121: Anayasanın 119 ve 120 nci maddeleri uyarınca olağanüstü hal ilânına karar verilmesi durumunda, bu karar Resmî Gazete'de yayımlanır ve hemen Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise derhal toplantıya çağırılır. Meclis, olağanüstü hal süresini değiştirebilir, Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, her defasında dört ayı geçmemek üzere, süreyi uzatabilir veya olağanüstü hali kaldırabilir.

119 uncu madde uyarınca ilân edilen olağanüstü hallerde vatandaşlar için getirilecek para, mal ve çalışma yükümlülükleri ile olağanüstü hallerin her türü için ayrı ayrı geçerli olmak üzere, Anayasa'nın 15 inci maddesindeki ilkeler doğrultusunda temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya nasıl durdurulacağı, halin gerektirdiği tedbirlerin nasıl ve ne suretle alınacağı, kamu hizmeti görevlilerine ne gibi yetkiler verileceği, görevlilerin durumlarında ne gibi değişiklikler yapılacağı ve olağanüstü yönetim usulleri, Olağanüstü Hal Kanunu'nda düzenlenir.

Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, kanun hükmünde kararnameler çıkarabilir. Bu kararnameler, Resmî Gazete'de yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin onayına sunulur; bunların Meclis'çe onaylanmasına ilişkin süre ve usul, iç tüzükte belirlenir.

Türkiye Cumhuriyetimizin halen yürürlükte olan 1982 Anayasamızın OHAL ile ilgili 15 ve 121.nci maddelerde düzenlenen bu önemli hükümlerini siz Mudanyalı hemşehrilerimin bilgisi olsun diye paylaştıktan sonra, şimdi asıl ülkemiz kamuoyunda itiraz ve tartışmalara neden olan ve söz  konusu 6755 Sayılı Kanunun 37. maddesinin hükmünün  696 sayılı KHK 121. maddesi ile fıkra eklenmeden önceki 8 Kasım 2016 tarihindeki düzenlemesinin nasıl olduğunu yazalım.

8.11.2016 tarihli ve 6755 sayılı  Olağanüstü  Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler İle Bazı  Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 37. maddesinin hükmü şöyleydi:

Madde 37;  15.7.2016  tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü  ve terör eylemleri ile bunların  devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında karar alan, karar veya tedbirleri icra eden, her türlü  adli ve idari önlemler kapsamında görev alan kişiler ile olağanüstü hal süresince yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameler kapsamında karar alan ve görevleri yerine getiren kişilerin bu karar, görev ve fiilleri nedeniyle, hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz.

Ne var ki, 8 Kasım 2106 tarihli 6755 sayılı yasanın 37. maddesine 696 sayılı KHK'nin 121. maddesi ile bu konuda sivilleri de kapsayan çok önemli bir fıkra eklendi. Yapılan eklemenin içeriği aynen şöyle: "Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır.".

15 Temmuz ve haydi 16 Temmuz'u da katalım. Sivil yurttaşlarımızın vatanımızı bölüp parçalamayı amaçlayan hain bir darbeye karşı koyarak canları pahasına sürdürdükleri bu 2 günlük meşru müdafaa kapsamındaki eylemleri için resmi sıfatı olanlar gibi siviller içinde getirilebilecek affın çok haklı hukuksal gerekçeleri elbette vardır.

Ne var ki, hükümet sözcüsü 696 sayılı KHK'nin 121. maddesi ile eklenen söz konusu ikinci fıkradaki "..bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması ..." cümlesinden sadece 15 Temmuz ve 16 Temmuz'daki eylemler kastedilmektedir şeklinde yorum getirirken haklı gerekçeler ortaya koyamıyor ve böyle bir yorum bu nedenle gerçekçi ve çok inandırıcı olamıyor. Çünkü 37.nci maddeye eklenen bu fıkrada yer alan bu cümle çok muğlak, çok kötü ifade edilmiş bir hükümdür. Bu hükümde yer alan cümle, kanun uygulayıcıları tarafından farklı yorumlar yapılabilmesine açık bir cümledir. Bu nedenle Sayın Hükümet sözcüsüne hemen cevap verelim ki; bu cümle neden açıkça yazılmamıştır?

Bu nedenle ülkemizde yaşayan özellikle çok değerli hukukçular tarafından 37. maddeye eklenen söz konusu fıkra hükmüne ilişkin olarak bu konuda yapılan eleştiriler mesleğe başlarken yaptığım yemine yaşamı boyunca sadık kalmış bir hukukçu olarak cesaretle söylemeliyim ki, haklı eleştirilerdir. Bu konuda devletimizin çeşitli kademelerinde kamusal görev almış akil adamlarca yapılan diğer tüm eleştirilerde ülkemizde yaşayan yurttaşlarımız arasındaki birlik ve beraberliğinin bozulabilmesi konusunda duyulan endişeden kaynaklanmaktadır. Ülkemizde böylesine kötü yazılmış bir yasa hükmünden cesaret alan kötü niyetli kişilerce ülkemizde bir kaos ortamı yaratılabileceği endişesi haklı ve makul sayılması gereken endişelerdir. Bu konudaki eleştiriler her vatansever Türk vatandaşı tarafından düşüncesini açıklama özgürlüğü çerçevesinde Anayasal haklara dayanılarak iyi niyetle ve  objektif olarak  yapılan eleştirilerdir. Bu düzenleme karşısında her Türk vatandaşı gibi ülkemin birlik ve beraberliğini sevgili vatanımızın bölünmez bütünlüğünün  ve sevdalısı olduğum laik Türkiye Cumhuriyeti'nin  bekasının tehlikeye düşebilmesi endişesi duyan bir Türk Hukukçusu olarak böyle bir açıklamayı yapmak zorunluluğunu hissettim.

Bu konuda sessiz kalamadım. Çünkü bu konunun ülkemizde yaşayan yurttaşlar arasındaki barışı, vatanımızın bölünmez bütünlüğünü ve Cumhuriyetimizin bekasını ilgilendiren bir konu olduğu inancındayım.

Her Türk'ün gönlünde taht kuran sevgili Mustafa Kemal'imizin  dediği gibi "Söz konusu vatansa gerisi teferruattır".

 

Yeni yılda Yüce Allah'ın tüm hemşehrilerime ve tüm yurttaşlarıma, sağlık ve mutluluklar vermesini yürekten  dilerim.

28 Aralık 2017

Bu makale 884 defa okunmuştur.

Perihan Dirican Perihan Dirican
Alengirli
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Muaviye ile Emevi siyaset dönemini yaşamak!
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Ehli zillet
Efraim Pala Efraim Pala
Mudanya'da Akşener rüzgârı
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Kaptan zeytin alınırsa ne olur?
Tevhide Türken Tevhide Türken
Tutkulu liderler -2
Metin Sezgin Metin Sezgin
Hak tecelli eyleyince
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Yavuz Bey oğluma..!
Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 20/02/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 13/02/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 06/02/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 30/01/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 23/01/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 16/01/2020

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci