MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Metin Sezgin

Hukuk hafife alınacak ucuz bir kavram değil!

04 Ekim 2018, 23:19

Metin Sezgin


Hukuk öyle bazılarının sandığı gibi hafife alınacak ucuz bir kavram değildir (!) 

Ülkemizde  hukuk kavramı ve hukuk mesleği, özellikle biz avukatların bilgi birikimi çoğu kez hafife alınmıştır. Hukuk eğitimi almamış bir çok kişinin, bu konuda kulaktan dolma edindiği kısıtlı bilgilerle meslek yaşamımızda başımıza hukukçu kesildiklerine bir çok kez tanık olmuşuzdur.

Yine, "Nedir bu talep ettiğiniz ücret ? Alt tarafı 2-3 sayfalık bir dava dilekçesi değil mi ?..." şeklinde bilgisizce serzenişte bulunanlar mı dersiniz?,  şark kurnazlığıyla size yanaşıp size dava vekaleti verecekmiş gibi yapıp bedava tarafından hukuk danışmanlığınızdan yararlanıp ücret ödemeden kaçıp gidenler mi  dersiniz? Devam eden davalarda sizi vekil olarak hiçe sayıp, haricen asil olarak karşı tarafla anlaşıp davadan feragat eden yada sizi haksız yere vekilliğinden azledenler mi dersiniz ?...

Uzun yıllardan beri  yaptığım mesleğimle ilgili bu konulardaki anılarımı yazsam binlerce sayfadan oluşan bir  kitap olur.

Bir de bir çok hukukçu meslektaşım gibi benim de ilgimi çeken ve beni zaman zaman üzen Türk Hukuk sistematiği konusunda herhangi bir bilgisi olmadan yazılı yada görsel basında kulaktan dolma bilgilerle bir hukukçuya danışmadan düzenlenip yer alan çok sayıda haberler ve yorumlar var.  Bir çok eski Türk filminde ve halen TV ekranlarında yer alan dizilerde senaryo gereği yapılan duruşmaların ekrana bilgisizce yansıtılmasına çoğumuz tanık olmuşuzdur. Hukuk yada ceza yargılaması sırasında film yada dizilerde özellikle yargıç rolünü üstlenen kişilerce verilen ara kararları, dizilerdeki sözde Cumhuriyet Savcılarının mütalaaları yada sözde savunma avukatlarının film ve dizilerde yer alan söylemleri evlere şenlik! Yine bu film ve dizilerde yargıç ara kararını yazdırmadığı halde, durmadan elleri klavyeye dokunan mahkeme katiplerinin bu filmlerde TV ekranlarına yansıyan halleri biz hukukçuları hep şaşkınlığa uğratmış ve zaman zaman da güldürmüştür. Filmin senaryosunu yazan kişiler ve yönetmenler, mahkemelerde yargılamalar nasıl yapılıyor, savcılar nasıl mütalaa veriyor, hukuk ve ceza yargıçları duruşmalarda nasıl kararlarını açıklıyor, tanıklar nasıl ifade veriyor, zabıt katipleri klavyeyi ne zaman kullanıyor merak edip de bir kez olsun mahkemeleri izlemek yada bu konularda bir hukukçuya danışmak  zahmetine neden katlanmazlar?

2 Ekim 2018 Salı günü Anadolu Ajansı kaynaklı, yazılı basında bir çok gazetede manşetten verilen bir haber çıktı. Çok satan ve kendisini ulusal  gazete olarak tanıtan bir gazetede manşetten verilen bu haber "Yargıdan ilginç Karar" başlığıyla şöyle yer aldı (İCRA DAİRELERİ HUKUKEN VE YASAL OLARAK MAHKEMELER GİBİ YARGI OLARAK NİTELENEMEZ).

"Kayseri'de yaşayan bir vatandaş, arkadaşına düğününde çeyrek  altın taktı. Bir süre  sonra kendisi de düğün yapan vatandaş arkadaşını davet etti. Ancak, arkadaşı düğüne gelmedi. Bunun üzerine vatandaş taktığı altını geri istedi. Araya aracılar girdi ama altını alamadı. Ardından vatandaş icra takibi başlattı. Altını geri vermeyen kişi, evine icra dosyası gidince (EVE İCRA DOSYASI GİTMEZ, ÖDEME EMRİ GİDER) borcunu kabul edip, altının parasını icra dosyasına yatırdı..."

 

"Tüketiciler Birliği Başkanı Mahmut Şahin, 7 gün içinde dosyaya itiraz edilseydi mesele kapanırdı" şeklinde hukuki sorun hakkında bilgi verdi ..

Şimdi hemen her gün Türkiye'de hukukun ve yargı bağımsızlığının bulunmadığını  iddia eden ama verdiği bu yetersiz saçma sapan haberlerle hukuku böylesine hafife alan, hukuku ucuz bir magazin haberi gibi gündeme getiren, bir hukukçuya danışmaya gerek görmeyen, bu nedenle gerekli hukuki yorumu yapmaktan aciz bu ulusal (!) gazetenin bu haberindeki eksikliği ve yanlış yorumunu, fahiş hatalarını düzeltmeye hangisinden başlayalım!? BU FAHİŞ HATALARDAN bazılarını  yukarıda  parantez içinde büyük puntolarla yazdım. Ayrıca düğünde altın takmak bir bağıştır. Tek taraflı hukuki bir tasarruf olan bağıştan kural olarak bağışlayan dönemez. Kaldı ki, Türk kültüründe düğünde takılan altının, bağışlayan tarafından sudan sebeplerle geri istenmesi şeklinde etik olmayan bir davranışın yeri yoktur. Ancak bağışlayanın belirlediği şartları bağış alan yerine getirmezse (ki bu bağış senedine  yazılması gerekir)  yada bağış alan bağışlayana karşı bir cürüm işlerse, bağıştan dönülebilir. Ama gazete manşetlerine yansıyan haberde olayda böyle bir bağış söz konusu edilmiyor. Ortada bağış senedi olmayıp, düğünde sadece altın takma olayı var. Tabii ki vatandaş, ilamsız bir takibe konu edilen bu ödeme emrine 7 gün içinde "benim böyle bir borcum yoktur" diye itiraz etseydi olay kapanırdı. Borca itiraz edilmese bile Türk Hukuku'nda İcra İflas Yasası'nın72. maddesinde yer alan  Menfi Tespit (Olumsuz Tespit) diye bir dava şekli var. 7 günlük süreyi geçiren borçlunun bu dava ile aleyhinde yapılan takibi durdurma ve şayet parayı ödemişse, ödediği parayı hukuken geri alma olanağı var.   

Tüm olumsuzluklara karşın halen yürürlükte olan Türkiye Cumhuriyeti  Anayasası'nın 2. maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Yine tüm olumsuzluklara karşın ülkemizde bu hukuk devletini yaşama geçiren ve Türk hukukunu ve yasaları, hukuki ihtilafların çözümü doğrultusunda olaya adil bir şekilde uygulayan, hukuku asla hafife almayan çok sayıda Türk Savcıları ve Türk Yargıçları bulunuyor. Türkiye Cumhuriyeti bu onurlu ve Türkiye Cumhuriyeti'nden yana hukukçular sayesinde elbette yıkılmayacaktır. Çünkü değerli Anayasa Profesörü büyük hukukçu Mümtaz Soysal'ın deyimiyle, daha önce de bir çok kez  Mudanya Mektupları'nda  sözünü ettiğim gibi  TÜRKİYE CUMHURİYETİ YIKILMAMAK ÜZERE KURULMUŞ BİR KUTSAL CUMHURİYETTİR.

Temeli, hukuka ve 1921, 1924, 1961 ve 1982 tarihli anayasalara dayanmaktadır. Bir hukuk devleti olarak 29 Ekim 1923 tarihinde kurulan laik Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmak isteyenler bu konuda daima hüsrana uğrayacaklar ve elbette hukuken ve yasal olarak Türk mahkemeleri önünde hesap vermek zorunda kalacaklardır.

Bu makale 308 defa okunmuştur.

Efraim Pala Efraim Pala
Mudanya'yı mutlaka turizme kazandırmalıyız
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Amma velakin nafile!
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
İnsan olabilmenin şartları olmalı
Metin Sezgin Metin Sezgin
24 Kasım Öğretmenler Günü'nün düşündürdükleri
Yavuz Başar Yavuz Başar
Bursaspor'un muhteşem dönüşü
Tevhide Türken Tevhide Türken
Sahip çıkalım
Cihan Öztürk Cihan Öztürk
Yerel seçimler yaklaşırken
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
BUDO!
Emin Küçük Emin Küçük
Gençlere Bağ-Kur desteği
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 29/11/2018

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 22/11/2018

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 15/11/2018

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 08/11/2018

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 01/11/2018

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 25/10/2018

MUDANYA Gazetesi -

  •  
  •  

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci