MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Metin Sezgin

2019; Türk'ün yeniden doğuşunun başlangıcı olmalı (2)

31 Aralık 2018, 16:29

Metin Sezgin


23 Kasım 2018 tarihli Mudanya Mektubu yazımın sonuç bölümünde, “2019 yılının Türk’ün yeniden doğuşunun başlangıcı olmalı" yazıma gelecek hafta devam etmek istediğimi söylemiştim. Bu yazımın ikinci bölümünü yazma olanağını ancak bu hafta bulabildim.

31 Mart 2019 tarihinde yapılacak yerel seçimler için kimi Büyükşehir belediyelerinde özellikle CHP adaylarının kimler olacağı konusunda Atatürk ilkelerine bağlı olduğunu iddia eden, sabah akşam bu konuda çıkarılan kitapların propagandasını yapan bir TV kanalını haftalardır izliyorum. Kanalın akşam haberlerini sunan bayan spikeri, karşısına oturttuğu iki gazeteci ile bu konuda söyleşi yapıyor. CHP’nin İstanbul’da Belediye Başkan adaylığını kazanması için CHP adaylarının  nasıl bir strateji izlemeleri gerektiği konusu bu söyleşide  tartışılıyor. Gazeteciler, İstanbul’da yüzde 12 Kürt oyu olduğunu vurguluyorlar ve adayların öncelikle bu olguyu göz önünde tutmaları gereğinin altını çiziyorlar. Her fırsatta Atatürk ilkelerini savunan akşam haberlerini sunan bu bayan, beşuş bir çehre ile “Evet, bu Kürt oyları nasıl kazanılacak?“ diyor karşısındaki gazetecilere ...  Aynı TV kanalında sabah haberlerini sunan yine Atatürkçü olduğunu iddia eden aynı kanalın bir diğer spiker bayan da, geçenlerde  sunduğu haberlerinde yine İstanbul’daki Kürt oylarının dikkate alınmasının gerektiğini söylemez mi?!  Ya bu insanlar Atatürkçüyüz diye geçiniyorlar. Mustafa Kemal’in bu milleti etnik kökenleri ne olursa olsun, TÜRK üst kimliği ile bir araya getirdiğini ve Atatürk ilkelerinin olmazsa olmazının en önemli unsurunun bu “TÜRK MİLLETİ üst kimliği olduğunu nasıl unuturlar? Yani, ülkemizde bir çok inanç ve mezhep farklılıkları olsa da yine etnik köken olarak ülkemizde insanlar kendilerini Laz, Kürt, Çerkez, Abhaza, Boşnak ve diğer Etnisiteler mensubu olarak hissetseler de ama üst kimliği Türk olan bir millet olduğumuzu niye unuturlar?

Bu köşemde el yazısı ile örneğini verdiğim, O eşsiz dehanın tanımıyla "Türkiye Cumhuriyeti devletini kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir" şeklindeki tanımını bu insanlar niye ısrarla göz ardı ederler? Ve yine bu insanlar, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 66. maddesinde; “TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NE VATANDAŞLIK BAĞI İLE BAĞLI OLAN HERKES TÜRK’TÜR“ hükmünü niye unuturlar?

Böylesine bir cahilliğe yada kasten yapılan bu vurguya şaşmamak elde değil! Batı ülkelerinde, çeşitli etnik kökenlerden de olsalar, orada yaşayan insanlar, ben İngiliz’im, ben Fransız’ım, ben Alman’ım ve ben İtalyan’ım diyor. Peki, bu spiker arkadaşlar, neden İstanbul’da yaşayan bütün Türk vatandaşlarının, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 66. maddesine göre, Türk olduğu gerçeği karşısında neden “Kürt Oyları” sözcüğünü telaffuz etmekte ısrar ediyorlar? Atatürk ilkelerinin en önemli maddesi olan “Türk Milleti” esasına dayanan “TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ”  ilkesini neden göz ardı ediyorlar? Ve CHP’nin bu adayları, bir bölücü partinin eş başkanlarının sırtlarını bölücü terör örgütlerine dayadıkları şeklindeki açık ifadeleri ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ilgili hükümlerine açıkça aykırı davrandıkları için Anayasa ihlali içinde olan ve bölücülük yapan bir parti ile gizli de olsa işbirliği yapacaklarını ısrarla öne sürüyorlar.

Mustafa Kemal kendi el yazısı ile Türk’ü şöyle tarif ediyor;

“….Bu memleket, dünyanın beklemediği asla ümit etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine yüksek sahne oldu. Bu sahne yedi bin senelik (en aşağı) bir Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgârları ile sallandı. Beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurları ile yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu. Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu, şimşek, yıldırım, güneş oldu. Türk budur, yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir…… “

Ölümünden önce Bursa’da verdiği  bir konferansta mübarek elini sıkmak fırsatını bulabildiğim rahmetli Turgut Özakman’ın daha önce içime sindire sindire okuyamadığım “ŞU ÇILGIN TÜRKLER“ kitabından bir bölümü yeniden okuyorum. Şöyle ki;

“ …. Başta Vahdettin ve Sadrazamlar olmak üzere işgalcilerden medet uman aciz yönetim kadrosu. Bir ham hayal uğruna doksan bin Anadolu gencini Sarıkamış’ta kırdırdığı yetmiyormuş gibi, mücadelenin (İstiklal Savaşı Mücadelesi kast ediliyor) en kritik yerinde Anadolu’ya geçip iktidar olma hevesindeki Enver Paşa ve onun meclisteki yardakçıları. Basındaki İngiliz ve Yunan işbirlikçileri. En zorlu zamanlarda isyana kalkışan Delibaş Mehmetler, Çerkez Ethemler. Halkın içindekiler. Kasabalarını, Kuvvacıları, Onurlarını satan eşraf, yerel yöneticiler, bazı din adamları…. Asker kaçakları, (Sakarya Savaşı öncesinde) 60 bin kişilik ordunun, 30 bini bazı işbirlikçilerin, mandaların, teslimiyetçilerin söylediklerine kanıp, kandırılıp silahları ile birlikte askerden kaçıyor. Düşman o esnada 120 bin kişi! 1911 yılından beri dört bir tarafta durmaksızın savaşan halkın içinden çıkan, (Mustafa Kemal’in önderliğinde) direnişe inanmayan, bu savaşın diğerlerinden farklı olduğunu anlayamayan bu kaçaklara üzülmek mi lazım öfkelenmek mi!? ….."

Büyük Tarihçi rahmetli Turgut Özakman’ın bu satırlarını okuduktan sonra ve hele ki, “…Bu savaşın diğerlerinden farklı olduğunu anlayamayan bu kaçaklar..” tümcelerini okuduktan sonra Mudanya Mektuplarında sık sık değindiğim ve Mustafa Kemal’den ilham alarak yazdığım ve bugünkü Mudanya Mektubu'nda da bir kez daha hiç gocunmadan ısrarla ve ısrarla yinelediğim şu paragrafımın rahmetli Turgut Özakman’ın “Şu Çılgın Türkler“ romanı ile nasıl kesiştiğini duygulanarak fark ettim. Şöyle ki;

“….. Evet, 26 Ağustos 1922 günü şafak vakti mevzilerinde Kocatepe’den verilecek saldırı emrini sabırsızlıkla bekleyen Türk askerlerinin artık tek amaçları vardı: Son Türk (Anadolu) topraklarını korumak ve işgalci düşmanı vatanın Harim-i İsmetinde (Namus ocağında / tecavüze uğrayan evlerimizde) boğmak!.. Anadolu topraklarının emperyalistlerce bölüşülmesi ve acılarla dolu Yunan İşgali Türk halkının aklını başına getirmiş, Türk halkı ulus olduğunu yeniden duyumsamış, Türk’ün ulusal duygusu yüreğini ateşlemişti. Anadolu insanı işgalcilere karşı başlatılan savaşın amacını kavrayarak yeni bir ülkü ile savaşıyordu. Artık bu duygu öncelikle vatan duygusu ve yurt sevgisi idi. Bunun için Sakarya’da bir ölüm kalım savaşı veren Türk askerlerine ve tüm Türk ulusuna O Eşsiz Başkomutan “VATANDAŞ“ sanı ile hitap ediyor ve “VATANIN HER KARIŞ TOPRAĞI, VATANDAŞ KANI İLE ISLANMADIKÇA, TERK OLUNAMAZ!“ diyordu. Türk askerleri Başkomutanlarının bu buyruğuna üstün bir ahlak anlayışı ve büyük bir özveri ile uydular ve Sakarya boylarında 22 gün 22 gece yiğitçe direndiler! Vatanları uğruna orada canlarını vermekten çekinmediler!.."

Türk Milletinin ölümsüz liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bizzat el yazısı ile yazdığı Türk’ü tarif eden yukarıdaki tümcelerinden ilham alarak, 2019 yılının büyük Türk Milletinin Türklük bilincinin yeniden duyumsayacağı bir yılın başlangıcı olmasını Yüce Allah’tan diler, yine 2019 yılının Büyük Türk Milleti'ne mutluluklar ve refah getirmesini yine Yüce Allah’tan niyaz ederim.

Bu makale 512 defa okunmuştur.

Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Efendisiz yaşamak
Perihan Dirican Perihan Dirican
Ve ben O'nu çok sevdim
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Efraim Pala Efraim Pala
Atatürk'ün farklı mücadelesi
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
İster bey ol, ister paşa!
Tevhide Türken Tevhide Türken
10 Kasım 1938
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Türkiye’de başarılı çalışmalar bireysel sürüyor
Metin Sezgin Metin Sezgin
Ne mutlu Türküm diyene
Yavuz Başar Yavuz Başar
Fransa'dan mutlu döndük!
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
İncir ve Ziraat Odaları
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 07/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 31/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 24/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 17/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 10/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 03/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci