MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Metin Sezgin

İnönü'ye saldırmanın dayanılmaz hafifliği

28 Ocak 2019, 02:06

Metin Sezgin


Bu haftaki Mudanya Mektubu'na başlık olarak koyduğum "İnönü'ye Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği" özdeyişini elbette Türk Devrimi'nin ölümsüz şehitlerinden biri olan Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı'nın  "Mustafa Kemal'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği" isimli  kitabından esinlenerek yazdım.

Laik Cumhuriyet Hükümeti'nde Kültür Bakanlığı yapmış olan rahmetli Kışlalı, 8 Mart 1992 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi'nde çıkan ve Mustafa Kemal'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği" başlığını verdiği  çalışmasında bakın neler yazmış.

Özetle aktarmak gerekirse: "... Eğer Türkiye'de bir din devleti kurmak  istiyorsanız, Mustafa Kemal'e saldırmanız elbette  ki tutarlıdır. Eğer Türkiye'nin bir bölgesini ayırıp ırkçı bir devlet kurmak peşindeyseniz, Mustafa Kemal'e  saldırmanın elbette tutarlı bir yanı vardır. Ne getirmiş Mustafa Kemal bu ülkeye, neler yapmış ? ". ..  Hiçbir şeyin  devletin dışında olamadığı faşizmin yükselme döneminde bile Türk Dil ve Tarih Kurumlarını, siyasal iktidarların etkisinden uzak, bağımsız bir yapıda oluşturmuş. Totaliter bir kültürden demokratik bir kültüre geçiş için büyük çaba sarf etmiş. Dışarıda  var olmayan çoğulculuğu, tek partinin içinde adeta özendirmiş. "Devletçilik" resmi ideoloji iken özel sektör ve liberalizm savunucuları partinin ve devletin en üst  düzeylerine kadar yükselebilmişler; parti içinde ayrı bir kanat oluşturmuşlar. CHP'ye faşist bir model getirmek isteyenleri terslemiş. Bir muhalefet partisi kurulması deneyini çok olumsuz koşullarda bile- kendi eliyle başlatmış. Peki açtığı yol, tüm ihanetlere karşın nereye varmış? Eksiklikleri yanlışlıkları olsa da hiçbir Müslüman ülkede var olmayan bir demokrasiye .. !.... "

Bu yazısının  da yer aldığı Cumhuriyet Gazetesi'nde çıkan bir çok yazılarının derlendiği  "Mustafa Kemal'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği " isimli  kitabının  piyasaya çıkmasından kısa bir süre sonra, 21 Ekim 1999 tarihinde Ankara'da otomobiline konulan bombanın patlaması sonucu  şehit edilen Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, ADD'nin kurucuları arasında yer almıştı.

Laik Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Atatürk ilkelerini yok etmek için uzun yıllardır planlar yapan Batı Emperyalizmi ve onların yerli işbirlikçilerinin güdümündeki ve emrindeki ülkemizde ki  kimi  yazılı ve görsel medyada büyük bir plan ve sistem içinde geliştirilen bu gerici saldırılar ısrarla bıkmadan ve usanmadan yıllardır sinsi bir şekilde devam ediyor. Bunların en önde gidenlerinden biri de, ulusal tarih konusunda tarihi gerçekleri çarpıtarak  yalan yanlış yazıların düzenlendiği  "Derin Tarih" isimli bir laik Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı dergidir. Bu dergi, Batı Cephesi Komutanı eşsiz devlet adamı laik Cumhuriyetimizin kurucularından İsmet Paşa'nın resmini dergi kapağına bastığı 2019 Ocak sayısında şu mesajı vermiş ve 11 Ocak'ta 98. yıldönümünü kutladığımız İstiklal Savaşımızın önemli dönemeçlerinden biri olan 1. İnönü Zaferini ve İsmet Paşa'yı şöyle karalamaya çalışmış :

"Çekilme kararı veren Albay İsmet Bey 1. İnönü Savaşını kazandığımızı sonradan öğrenmiş. Onların iddialarına göre ,1. İnönü Savaşı olmamış. Bu savaşı Cephe Komutanlığı'na bağlı Albay Nazım Bey, Tümen Komutanı Ayıcı Arif , Tümen Komutanı Atıf Beyler kazanmış.

Yukarıda belirttiğimiz gibi  "Mustafa Kemal'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği" isimli  bir kitap yazdığı için Batı Emperyalizminin emriyle şehit edilen Ahmet Taner Kışlalı'nın bu olağanüstü  deyimini ben  İnönü'ye uyarlayarak diyorum ki, Mustafa Kemal'e doğrudan saldıramayanlar bu defa dolanarak ve İNÖNÜYE SALDIRMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ'ni  yaratarak ve İNÖNÜ adını kullanarak  aslında  Mustafa Kemal'i hedef olarak O'nun kutsal adını ve dolayısıyla laik Türk Cumhuriyeti'ni yıpratmak ve değersizleştirmek  istiyorlar. Elbetteki buna hiçbir zaman  güçleri yetmeyecek ve laik Türkiye Cumhuriyetini asla yıkamayacaklardır.

Ulusal Kurtuluş Savaşımızın Mustafa Kemal'den sonra en büyük kahramanı olan İsmet Paşa'yı  aşağılamak ve değersizleştirmek isteyen bu laik Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlarına en iyi  cevabı 2. İnönü Zaferi'ni kazanan İsmet Paşa'ya, 1 Nisan 1921 tarihinde çektiği şu telgrafla, bizzat  TBMM Başkanı Mustafa Kemal  Paşa veriyor. Şöyle ki ;

"Bütün dünya tarihinde, sizin İnönü Meydan Muharebelerinde yüklendiğiniz vazife kadar ağır bir vazife yüklenmiş komutanlar enderdir. Milletimizin bağımsızlığı ve hayatı, dahiyane idareniz altında şerefle vazifelerini gören komuta ve silah arkadaşlarınızın kalp ve hamiyetine büyük güvenle dayanıyordu. Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin ters giden (Makus) talihini de yendiniz. İstila altındaki bedbaht topraklarımızla beraber bütün vatan, bugün en uzak köşelerine kadar zaferinizi kutluyor. Düşmanın istila hırsı, azim ve hamiyetinizin yalçın kayalarına başını çarparak paramparça oldu. Adınızı, tarihin iftihar kitabesine kaydeden ve bütün milleti hakkınızda ebedi minnet ve şükrana sevk eden büyük gaza ve zaferinizi tebrik ederken, üstünde durduğunuz tepenin size binlerce düşman ölüleriyle dolu bir şeref meydanı seyrettirdiği kadar, milletimiz ve kendiniz için yükselme pırıltısı ile dolu bir geleceğin ufkuna da baktığını ve hakim olduğunu söylemek isterim."

Bu laik Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürk düşmanları, o malum dergide İsmet Paşa'ya çekilen bu telgrafın  Mustafa Kemal tarafından yazılmadığını  iddia ederek, Mustafa Kemal'in üstün belagatından ve olağanüstü olarak nitelendirilebilecek söz söyleme yeteneğinden  bihaber olmalılar ki, telgraftaki bu coşkulu  anlatımın Hamdullah Suphi Tanrıöver tarafından düzenlendiğini iddia ediyorlar!

Evet yazıma başlık olarak aldığım, "Bir memlekette namus erbabı en az namussuzlar kadar cesur olmadıkça o memleket için kurtuluş yoktur" diyerek eşsiz Mustafa Kemal ile birlikte Cumhuriyet Ahlakını kuran büyük devlet  adamı İsmet İnönü, İnönü'de Türk Milleti'nin makus talihini yenen O büyük komutan, hem bilgin, hem kahraman, O büyük devlet adamı Türk Milleti'nce unutturulmak isteniyordu.

Benim çocukluğum ve ilk gençliğim, İsmet İnönü'nün Cumhurbaşkanlığı ve muhalefet lideri olduğu 1948-1960 dönemine tesadüf ediyor. Bu haftaki Mudanya Mektubu'na iki tarihi resim ekledim. Birinci fotoğraf İsmet İnönü'nün Cumhurbaşkanı olarak Mudanya'ya 1948 yada 1949 yılında  (tarih konusunda  yanılabilirim  bu fotoğraf İnönü'nün muhalefet lideri yıllarının  başladığı  1950-1951 yıllarında da çekilmiş olabilir) yaptığı ziyaretlerinden birinde halkın içine girerek, Mudanyalılarla  neşe  ile şakalaşırken  görülüyor.           

Büyük Devlet Adamı  İnönü, Cumhurbaşkanı olarak ve daha sonraki yıllar da  muhalefet lideri olarak bir çok kez  Mudanya'ya geldi. O'nun  radyoda  hiçbir ayrım yapmadan tüm bir ulusu kucaklayarak Türk Milleti'ne seslenişlerine bir çok kez tanık oldum. O büyük devlet adamı  yurt içinde ve yurt dışında  çok önemli olaylar olduğunda yılda birkaç kez, ama  çok anlamlı ve çok  etkili söylevleriyle  radyo vasıtasıyla  Türk Milletine seslenirdi. O büyük devlet adamı, her radyo hitabını, Türk milletinin her ferdine yuvalarında mutlu bir yaşam sürmelerini  dileyerek son verirdi. Gerçekten de Türk milleti ve Türk gençleri, yurdumuzun dört bir yanına yediveren gülleri gibi açılmış  Halk Evlerinde çok disiplinli ve ciddi  bir şekilde eğitim görerek yetişir ve günlük yaşamlarından mutluluk duyarlardı.

İşte İstanbul'dan Mudanya'ya her gün sefer yapan Sus yada Marakaz vapuruna doğru Mudanya Halk Evi kayıkhanesinden aldıkları tekneleriyle huzur ve mutluluk içinde yelken basan  Mudanyalı gençler....

Evet daha önceki bir Mudanya Mektubu'nda belirttiğim gibi 19 Şubat 1932'de kurulan Halk Evleri'nin ve  17 Nisan 1940 tarihinde kurulan Köy Enstitüleri'nin aydınlattığı O ışıklı Türkiye, ülkemizin birçok bölgesinde laik Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürk düşmanı gençler yetiştirmek amacıyla kurulan, kimi kayıt dışı tarikat ve cemaatlerin yönetimindeki laik Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı gençler yetiştiren, kaçak eğitim yuvalarının mevcut olduğu, günümüz Türkiye'sinden çok daha ileri bir düzeydeydi.  Halk Evlerini ve Köy Enstitülerini aydınlıktan ve ülkemizin her alanda çağdaş bir ülke konumuna gelmesinden korkan batılı emperyalistler ve onların yerli işbirlikçileri kapattılar. Bu nedenle 1930'ların ve  1940'ların Türkiye'si, gerek insanların eğitim düzeyi ve gerekse sanat alanındaki yaşam düzeyi bakımından bugünün Türkiye'sinden çok daha ileri bir durumdaydı. 1930'ların ve 1940'ların Türkiye'si yine, örneğin bale sanatını "böyle sanatın içine tüküreyim" diyerek aşağılamak isteyen, diğer güzel sanatları önemsemeyen ve ciddiye almayan  günümüz  kimi yöneticilerin ve yüksek tahsil yapan insanlarımızı zararlı ve tehlikeli görebilen, dekan yardımcılığı görevini üstlenen ve Nuh Peygamberin tufan sırasında yakınlarıyla cep telefonuyla konuştuğunu iddia eden ve yine dünyanın düz olduğunu iddia eden kimi  eğitimcilerin  halen var olabildiği, günümüz Türkiye'sinden çok daha çağdaş bir düzeydeydi.

Bugün 24 Ocak... Eşsiz bir araştırmacı gazeteci olan laik Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Türk devriminin yürekli savunucusu Uğur Mumcu'nun alçakça şehit edilişinin 26. yıldönümü..

Türkiye'nin laik demokratik yapısının değiştirilmesi, Atatürk ilke ve devrimlerinin yok edilmesi projesi çerçevesinde öldürülen Ahmet Taner Kışlalı gibi, rahmetli  Uğur Mumcu'da laik Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Atatürk ilke ve devrimlerini yok etmek için uzun yıllardır planlar yapan batı emperyalizmi ve onların yerli işbirlikçilerinin yönetimindeki tetikçi yada tetikçileri tarafından şehit edildi. Onların  şahsında burada isimlerini tek tek sayamadığım Türk Devrimi'nin  başta Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay olmak üzere tüm  şehitlerini saygıyla anar ve onlara Yüce Allah'tan rahmetler dilerim. Büyük Atatürk'ün deyimiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet payidar olmasını niyaz ediyorum.

Bu makale 583 defa okunmuştur.

Efraim Pala Efraim Pala
Elektrik faturaları neden yüksek?
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Başkalarının hayatlarında fark edilmek!
Tevhide Türken Tevhide Türken
Sen nerden geliyon?!
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Marmarabirlik yönetimi çare değil, bahane üretiyor! (2)
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Kemalist olan Loulou Dedola kimdir?
Perihan Dirican Perihan Dirican
Geçmişten geleceğe uzanan el
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Sosyalizasyon
Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
Metin Sezgin Metin Sezgin
Ne mutlu Türküm diyene
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 05/12/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 28/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 21/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 14/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 07/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 31/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci