MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Metin Sezgin

Ulusal Marşlar bir ulusun onurudur

13 Haziran 2019, 23:52

Metin Sezgin


Milli Futbol Takımımızın geçen hafta Konya'da yapılan Avrupa Şampiyonası elemelerinde daha geçen yıl Haziran ayında Moskova'da  yapılan Dünya Kupası  Futbol  Şampiyonası'nda ipi göğüsleyen    Fransa’yı 2-0 gibi net bir skorla devirmesi ne milletçe çok sevinmiştik.  Ancak, Konya'da  bazı kendini bilmez sözde sporseverlerin (!)  Fransızların  Ulusal Marşı “LA MARSEİLLAİSE”  çalınırken bilinçsizce ve terbiyesizce, Fransız milletini rencide edecek şekilde dakikalarca ıslıklamaları bu sevincimize gölge düşürdü.

Ulusal Marşlar bir ulusun onurudur; bayrak gibi, bir milletin istiklalini temsil eder.  Dünya milletleri  içinde en güzel Milli Marşı, bizim Türk İstiklal Marşımız ise, bana göre ikinci en güzel Ulusal Marş, Fransızların Fransız Milli Marşı "La Marseillais"dır. Çünkü bu marşı, geçtiğimiz kış bir Milli Fransız Orkestrası eşliğinde seslendiren Fransızların efsanevi şantözü MİREİLLE MATHİEU’den (Youtube’dan) dinledim. Hele Mathieu’nun bu ulusal marşın bir bölümünde söylediği LİBERTE LİBERTE CHERİE (Özgürlük , Ey Sevgili Özgürlük!) derken gözyaşlarımı tutamamıştım. 

“Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak / Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak” diye başlayan ve sözleri  eşsiz vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılan İstiklal Marşımız, nasıl ki  MUSTAFA KEMAL liderliğinde, emperyalizme  karşı verdiğimiz ölüm kalım savaşını anlatıyorsa, Fransızların Milli Marşı'nın sözleri de, 1792 yılında Fransızların Avusturya ve Prusya ile yaptığı savaşı anlatıyor.  Fransız Ulusal Marşı'nın sözlerinin Türkçe çevirisi şu şekildedir;

 

İleri kardeşler vatan için ileri!

Şan şeref günü geldi çattı işte!

Karşımıza geçmiş kanlı sancağını

Tiranlık bir kez daha çekiyor göndere

Nasıl bağırıyor duyuyor musunuz uzaktaki

Alanlarda bölük bölük askerler?

Saflarımıza dayandılar öldürmeye gelmişler.

Kanlarımızı, çocuklarımızı ve bizleri!

 

Haydi vatandaşlar sıklaştırın safları silahları kapın!

Yürüyün ki şu alçakların kanlarıyla toprağımız sulansın!

 

Kimin peşindedir bu hükümdarlar

Bu satılmış uşak takımı?

Bu zincirleri kimin için hazırladılar

Kimin içindir acaba bu demirden bukağılar?

Sizin için ey Fransızlar, sizin için tüm bunlar!

Olacak iş midir bu! Hepimiz hınçlı mı hınçlı,

Şimdiden hazırız sıkmışız yumruklarımızı!

Onlar sizi yeniden köle yapmak istiyorlar!

 

Haydi vatandaşlar sıklaştırın safları silahları kapın!

Yürüyün ki şu alçakların kanlarıyla toprağımız sulansın!

 

Nasıl olur! Efendisi mi olacakmış

Yurdumuzun bu yabancı lejyonlar?

Ne diyorsun! Paralı askerler mi duracakmış.

Bizim mağrur savaşçıların karşısında?

Aman Tanrım! Boynumuzu yakalamış.

Zincirden farksız eller boyunduruğa vurmuşlar.

Soysuzlaşmış despot beyinler,

Çıka çıka bizim bahtımıza çıkmış.

 

Haydi vatandaşlar sıklaştırın safları silahları kapın!

Yürüyün ki şu alçakların kanlarıyla toprağımız sulansın!

 

Tiranlar hainler onun bunun artıkları,

Artık korkudan titremeye başlayın!

Adi suikastçiler çözülsün dizlerinizin bağları!

Yakındır geliyor zamanı hesap sormanın!

And içmiş askerleriz biz yeneceğiz düşmanı!

Bir yiğit düşmeye görsün toprağa bizden,

Doğurur onu toprak ana yeniden,

Koparıp alsın diye sizlerin kafanızı!

 

Haydi vatandaşlar sıklaştırın safları silahları kapın!

Yürüyün ki şu alçakların kanlarıyla toprağımız sulansın!

 

Çarpışın Fransızlar merhameti de esirgemeyin

Göze göz dişe diş, elden bırakmayın civanmertliği,

Yine de silahların önüne zorla sürüklenen

O zavallıları bağışlayın o masum kurbanları.

Ama o tiranın yanından hiç ayrılmayan

Köpeği ve Bouilles'nin suç ortaklarını,

Bağışlamayın o gözlerini kan bürümüş kaplanları,

Anamızın bağrını parçalamaya can atan!

 

Haydi vatandaşlar sıklaştırın safları silahları kapın!

Yürüyün ki şu alçakların kanlarıyla toprağımız sulansın!

 

Gel gir kolumuza kutsal vatan sevgisi,

Götür bizi intikam almaya!

Sevgili özgürlük tutsana elimizi,

Sahip çıksana kendi davana!

Zafere erip dikince bayrağımızı,

Senin koruyucuların buluşana dek burada,

Mezarında bile sokana dek düşmanın kafasına,

Senin zaferini ve bizim şanımızı!

 

Haydi vatandaşlar sıklaştırın safları silahları kapın!

Yürüyün ki şu alçakların kanlarıyla toprağımız sulansın!

 

Türk Milleti'nin duyarlı evlatlarını çok üzen Konya'da bu skandal bana Mustafa Kemal 'in İstiklal Savaşı boyunca  bir gazeteci olarak hep yanında bulunmuş  olan yer almış olan Ruşen Eşref Ünaydın’ın bu konudaki bir anısını anımsattı : 

“….9 eylül 1922 günü İzmir’e girdiğimiz günün ertesi günü öğleden sonra  mahiyetiyle İzmir caddelerinde muzaffer bir komutan olarak ilerleyen Mustafa  Kemal Paşa, o sırada bir atın kuyruğuna bağlanmış yerde sürüyen Yunan bayrağını görünce, 'Bayrağı ters taşıyabilirler fakat; yerde süründürmesinler, bu bizim adetlerimize yakışmaz' diye ilgililere haber gönderir. Bu emir üzerine  bayrak atın kuyruğundan kaldırılır. Daha sonra Mustafa Kemal , yazar Ruşen Eşref'i ve yaverlerini yanına  alarak otomobiline biner. Biri otomobilinin önünde, diğeri arkasında yer alan iki kısraklı süvari bölüğünün arasında Konak Meydanı'ndan Karşıyaka'da onu konuk etmek için hazırlanmış İplikçizade Köşkü'ne gitmek üzere ayrılır. Karşıyaka'daki kalacağı bu köşke geldiğinde köşkün mermer taraçasına çıktıktan sonra kapının önüne ipek bir Yunan bayrağı serilmiştir. Üzerine basılacak bir yol halısı gibi yayılmıştır. Kadın ve erkek orada bulunan İzmirliler: 'Buyurunuz geçiniz. Bizim öcümüzü yerine getiriniz. Yabancı kral bu evden içeri, bizim bayrağımıza basarak girmişti. Siz lütfedin, bu karşılıkla o lekeyi silin! Burası sizin şehrinizdir. Bu ev sizin evinizdir. Bu hak sizindir' diye yalvarıyorlardı. Mustafa Kemal, yerde serili bayrağın önünde durur; ağlayarak, yalvaran kadın ve erkeklere tatlılıkla bakarak, 'O geçmişte kötü etmiş. Bir milletin istiklalini temsil eden bayrak çiğnenmez. Ben onun hatasını tekrar edemem' der. Bayrağı kaldırtır ve bembeyaz mermerlere basarak içeri girer. Ruşen Eşref Ünaydın, 'İşte sen İzmir'e ilk gün zaferinle böyle girdin' der.

Ulus olma duyarlılığından ve ulusal  tarih bilincinden yoksun  bazı kendini bilmez terbiyesizler  tarafından, geçen hafta Konya Stadı'nda konuk Fransız takımının Ulusal Marşı çalınırken  yaratılan ancak Türk Milletinin tüm duyarlı evlatlarını yürekten yaralayan bu saygısızlık nedeniyle, beni ve sevgili eşimi 2010 yazında La Marseillaise’in (Fransız Ulusal Marşı'nın) Fransızlar tarafından 1792 yılında ilk kez söylendiği MARSİLYA’yakınlarında SANARY’deki  evlerinde konuk eden başta  Fransız dostlarımız  Rosemarie-Claude VİLLACHON çifti  olmak üzere vatansever tüm Fransız halkından Mustafa Kemal’in bir manevi mirasçısı olarak özür diliyorum.

Bu makale 373 defa okunmuştur.

Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Sosyalizasyon
Efraim Pala Efraim Pala
Ekonomik darboğazın sonuçları
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Yusuf'un devesi
Tevhide Türken Tevhide Türken
Bursa, 2 Şubat 1938...
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Yüksekova'da 35 yıldır Türk Bayrağı dalgalanıyor
Perihan Dirican Perihan Dirican
Gönül derin bir kuyu
Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Zeytincinin kolay yılı zor yılı oldu
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
Metin Sezgin Metin Sezgin
Ne mutlu Türküm diyene
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 21/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 14/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 07/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 31/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 24/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 17/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci