MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Tevhide Türken

Eski Mısır yazıtlarından...

29 Haziran 2019, 11:28

Tevhide Türken


Hava tamamen kararmıştı. Kıpti her şeyi dikkatle izleyip dinleyen din adamlarına dönüp söyleyecekleri bir şey olup olmadığını sordu. Üç din adamı başlarını var anlamında salladılar. Haham şöyle dedi: Büyük bir din âlimi Yahudilerin çektiği zulmü her gördüğünde ormana gidip, kutsal bir ateş yakar ve özel bir dua ederek Tanrı'dan halkını korumasını dilermiş. Tanrı da bir mucize bahşedermiş. Daha sonra bir gün öğrencilerinden biri de ormandaki aynı yere gidip şöyle demiş: "Ey kainatın efendisi ben kutsal ateşi nasıl yakacağımı bilmesem de özel duayı biliyorum. Yalvarırım kulak ver bana.".

Böylece mucize yine gerçekleşmiş. Bir nesil daha geçmiş ve başka bir haham halkına zulmedildiğini görünce ormana gidip şöyle demiş: "Ben ne kutsal ateşi yakmayı biliyorum ne de özel duayı ama ormandaki yeri hatırlıyorum. Bize yardım eyle ey Tanrım!"

Ve Tanrı yardım eylemiş. Elli sene sora haham İsrail tekerlekli sandalyesine Tanrıya şöyle demiş: "Ben ne kutsal ateşi yakmayı, ne de duayı bilirim. Ne de ormandaki yeri bulabilirim. Elimden bir tek Tanrı'nın bana kulak vereceği ümidiyle bu öyküyü anlatmak gelir."

Ve mucize yeniden gerçekleşmiş. Öyleyse sizde tanıdıklarınıza bu akşam duyduklarınızı anlatın. Mescid-i Aksa'nın imamıysa, haham dostunun anlattıklarını bitirmesini sabırla bekledikten sonra anlatmaya koyuldu. "Adamın biri bedevi dostunun kapısını çalıp ricada bulunmuş. Bir borcumu ödemek için dört bir dinara ihtiyacım var. Bana borç verebilir misini?". Dostu, karısıyla birlikte bütün paralarını saymış ama yine de yetmiyormuş. Sokağa çıkıp konu komşudan para isteyerek sonunda gerekli miktarı denkleştirmişler. Adam, parayı alıp yanlarından ayrıldığında, kadın, kocasının ağladığını fark etmiş. "Neden ağlıyorsun? Şimdi de biz konu komşuya borçlandık ve borcumuzu ödemeyi başaramayacağız diye mi korkuyorsun? Hiç alakası yok ağlıyorum çünkü, dostumu çok sevsem de, ne durumda olduğunu bilmiyordum. Onu ancak kapımı çalıp borç istemeye mecbur kaldığında hatırladım. Öyleyse sizde bu akşam duyduklarınızı herkese anlatın ki, kardeşlerimize kapımızı çalmalarına gerek kalmadan yardım edebilirim".

İmamın konuşması biter bitmez papaz konuşmaya başladı.

Bir gün çift tohum ekmek için evden ayrılmış.

Ne talihsizliktir ki; tohumların bir kısmı yolda yere dökülmüş ve gökten inen kuşlar tohumları yemiş. Tohumlardan biri taş ocağından geçerken yere düşmüş ve oraların toprağı derin olmadığından çabucak yeşermiş ama güneş çıktığında yanıp kavrulmuş ve kökü kısa olduğu için kuruyup gitmiş. Başka bir tohum dikenli çalıların arasına düşmüş ve koca dikenlerin arasında yeşeremeden kuruyup gitmiş. Diğer bir tohum verimli bir araziye düşmüş ve meyve vermiş, meyvesi de büyüyüp serpilmiş derken 30, 60, 100 meyve vermiş. İşte bu yüzden tohumlarınızı gittiğiniz her yere serpiştirin. Çünkü hangilerinin yeşerip sonraki nesli aydınlatacağı hiç belli olmaz! Gecenin karanlık örtüsü Kudüs şehrinin üstüne çökmüştü ve Kıpti herkesten evlerine dönmelerini ve duyduklarını yazıya geçirmelerini, yazmayı bilmeyenlerinse sözlerini akıllarında tutmaya çalışmalarını istedi ve kalabalık tamamen dağılmadan ekledi.

Benim sizlere bir barış nutku attığımı zannetmeyin. Aslında şu andan itibaren dünyaya görünmez bir kılıç sunacak ve hoşgörüsüzlük ile anlayışsızlık şeytanlarına karşı savaşacağız. Bu kılıcı gücünüzün son damlasına kadar taşımaya çalışın. Bacaklarınız bu yükün ağırlığındı daha fazla kaldıramadığında ise sözleri ya da yazmaları başkalarına aktarın. Bu kılıcın kabzasını kavrayacak elleri daima onurlu insanların arasından seçin. Sizi misafir etmek istemeyen köyler veya şehirler olursa hiç ısrar etmeyin. Geldiğiniz yoldan geriye dönün ve sandaletlerinize yapışan tozu silkeleyin. Çünkü bu insanlar nesiller boyunca aynı hataları tekrarlayıp duracaktır. Sözlere kulak veren veya elyazmasını okuyan kişilerse çok şey görüp geçirecek. Çünkü perde ebediyen yırtılacak ve ortada onlara görünmeyen hiçbir gizem kalmayacaktır.

 

Değerli okurlarım,

Başka bir yazıda buluşmak dileğiyle. Cesaret, zarafet, dostluk ve seviyle kalın. Her şey çok güzel olacak.

 

Yararlandığım kaynak: Yazar Paulo Coelho'nun Can Yayınlarından çıkan "Akra'da Bulunan Elyazması" adlı kitabından

Bu makale 286 defa okunmuştur.

Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Ulusağcılar
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Zeytincinin kolay yılı zor yılı oldu
Efraim Pala Efraim Pala
Su fakiri Türkiye
Perihan Dirican Perihan Dirican
Ve ben O'nu çok sevdim
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
İster bey ol, ister paşa!
Tevhide Türken Tevhide Türken
10 Kasım 1938
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Türkiye’de başarılı çalışmalar bireysel sürüyor
Metin Sezgin Metin Sezgin
Ne mutlu Türküm diyene
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 14/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 07/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 31/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 24/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 17/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 10/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci