MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Kaan Tuğracı

Mevki makamlardan güç almadan...

04 Temmuz 2019, 13:48

Kaan Tuğracı


Çok kıymetli ahbaplarım bu üsbu neşriyatımda, aynı mektepte mollalık yaptığım kendisi de bendeniz gibi takayyüte ayrılınca memleketine yerleşen Muğlalı meslektaşımın bendenizi ziyarete geldiğinde naklettiği aksi kaziyeyle alakalı kalem çalmak istiyorum. 

Yap iyiliği, at denize; balık bilmezse, Hâlik bilir! kelamlarında bulunmuş eskilerimiz. Bazen bu laflama, o kadar yerini bulur ki, sanki bu laflama, sırf bu vakaa için söylenmiş dersiniz. Elbette söyleyen de laf olsun diye söylememiştir. Kim bilir hangi tecrübeyle dile getirmiş ve dilden dile günümüze kadar ulaşmıştır.

Bu kıymetli laflama günlük hayatımızda hiç de farkına varmadan yaptığımız, çoğu kere farkında olmadığımız, pek çok kelam veya davranış gün gelip karşımıza çıkıveriyor. İrili ufaklı  yazılan amel  defterimizde berzah aleminde nelerle karşılaşacağız kim bilir?! Tabi bunu dimağlarından geçirebilen ne kadar yurttaş var acaba?  Şimdi kalem çalacağım aksi kaziye Anadolu'nun bir vilayetinde yaşayan Ali Rıza Bey'e ait...

Ali Rıza Bey, yurdum insanı mahfeline, evlatlarına helâl rızık kazanmanın peşinde... 80 yaşlarında, Anadolu'nun zıpkın gibi ihtiyar delikanlısı kendisi. Tır şoförü olan Ali Rıza Bey, ecnebi milletlerden birine mal götürüp getiriyor. Bir gün yine ecnebi milletlere  gitmiş, dönüşte memleketine 40 kilometre kala yolda kara saplanmış bir vasıta görmüş. Yolda vazife yapan ekipler de bir hayli çaba göstermelerine rağmen tipi ve fırtınanın da yoğun olması sebebiyle vasıtayı bir türlü hareket ettirememişler. Vasıtanın sahibi, orta yaşlı yabancı bir âile turist olarak gelmiş, dönüş yolculuğunda da tipiye yakalanmışlar. Havada yavaş yavaş kararmak üzereyken Ali Rıza Bey, "Benim ikametgahım  buraya yakın. Siz benim yanıma binin, bize gidelim. Vasıtayıda burada bırakamayız. Yoldaki vazifelilerde vasıtayı tıra yüklesin!" kelamında bulunur. Böylece onları alıp ikametgahına getirip, 10 gün misafir eder. Vasıtalarını da İstanbul’a kadar getirir. O kadar memnun olurlar ki, "Bizi ecnebi bir memlekete  kadar götürmeni isteriz, mamafih vasıtayı hızlı kullanıyorsun!” diye takılırlar. Ali Rıza Bey de, "O kadar değil!..” diyerek şekrügüzarda bulunup vedalaşır.
Aradan 35 senevat geçer. Onlar Türkçe bilmediğinden, Ali Rıza Bey de ecnebi dil  bilmediğinden o günden bugüne kadar aralarında bir iletişim olmaz. Bu sıradan vaka, unutulup gider. Yıllar sonra Ali Rıza Bey’in kızı yüksek mektebi bitirip babasına, "Benim yüksek lisans için ecnebi memlekete gitmem lâzım. Yoksa bu eğitimin fazla bir önemi yok. Bana her ay 800-1.000 akçe gönderebilir misin?” diye rica eder. Israrla isteyince baba yüreği dayanamaz.  Kızı ecnebi memlekete gider. Aradan bir sene geçer bu kız, bir gün vilayetin merkezinde adresini şaşıran, boynunda kimliği olan ve etrafından yardım isteyen yaşlı bir adam görür. Kimsenin aldırmadığı bu adamcağızı arabasına alıp evine kadar götürür. Evin hanımı, yaşlı eşini sağsâlim karşısında görünce çok sevinir. Israrla çay içmeye dâvet eder. Biraz sohbetten sonra "Evladım, siz, bizim millete benzemiyorsunuz. Hangi memlekettensiniz" diye sualde bulunur. Kız da, Türk olduğunu söyleyince, kadın bu defa, "Hayret, 35 senevat önce, Anadolu'nun güzel  bir vilayetinde yine bir Türk, bizi büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştı!..” der. "Ben de o vilayetliyim” deyince, bir kat daha heyecanlanır ev sahibi hanım. Sonra o günlere ait resimleri bulup çıkarır. Kız bir de bakar ki, resimdeki şahıs, babası. O ecnebi  hanım da, beyi de öylesine mutlu olurlar. Oturdukları gayet güzel müstakil ikametgahın üst katının boş olduğunu, isterse orada oturabileceğini söylerler. Hemen sembolik bir akçeyle müyeddiye  yaparlar ve Mektep İdaresi, bu kadar ucuz bir ikametgahın yaşamaya uygun olup olmadığını merak edip kontrole gelirler. Sadece formalite icabı bir kira olduğunu, Türkiyeli kızın evin kızı olduğunu söylerler.

Bu arada ecnebi memleketin güzel bir eyaletinde bir otelin genel müdürü olan evlatlarını mahfellerine çağırıp, bu kızın eğitimini aksatmayacak şekilde otelde bir iş imkânı bulmasını da tembihlerler. İş'te bulunur ve kız; "Babacığım, artık bana akçe  göndermene lüzum kalmadı. Ben, senden daha çok kazanıyorum!" diye havadis gönderir memleketine. Zerre miktarı hayır da, zerre miktarı şer de kaybolmuyor. Bugün veya yarın, biz veya âilemiz bunun karşılığını er-geç görüyoruz.

Bu ve emsâli misaller, pek çok hiç bir karşılık beklemeden, sırf Allah rızası için, yerli-yabancı a siyasi fırkalı, b siyasi fırkalı veyahut menfaat çıkar gözetmeden, sırf “insan” olduğu için yapılan iyiliklerden biri... Elbette insanın yaptığı iyilikleri menfaat bekleyerek yapması, iyiliğin bizâtihî kendisine ters! Mühim olan, Allâh’ın rızâsını gözetip sadece O’nun bilmesini yeterli görmek. Bu dünyada veya âhirette, o ne zaman, nasıl uygun görürse karşılığını verecek olduğuna inanmak . Bu yüzden her türlü iyiliği yapmaya acele etmek lâzım… Her türlü kötülükten de uzak durmaya gayret etmeli. Çünkü kötülüğün de küçüğü-büyüğü yok; bir gün bir yerde karşımıza çıkıveriyor.

Hülasa-i kelam çok değerli kadirşinas dostlarım, hayatta ne olursak olalım, Reis, Meclis Azası, başka mevki makam sahibi çevremizdeki kişilere karşı adaletkar ve iyilik sever olmalıyız. Mevki makamlarımızdan güç alarak hiç bir yurttaşın, hiç bir kimsenin işiyle aşıyla oynamamalıyız. Legal işlerinde zorluklar çıkarmamalıyız. Birbirimize karşı fitne, fesatlık yapıp kötülük yapmamalıyız. Bu fani dünyanın toprağın üstü olduğu gibi baki dünyası toprağın altı olduğunu da dimağlarımızdan çıkarmamalıyız.

Tabiki bu son kelamım, buna inanan okurlarıma... Kalın sağlıcakla hayırlı üsbular.

Bu makale 280 defa okunmuştur.

Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Ulusağcılar
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Zeytincinin kolay yılı zor yılı oldu
Efraim Pala Efraim Pala
Su fakiri Türkiye
Perihan Dirican Perihan Dirican
Ve ben O'nu çok sevdim
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
İster bey ol, ister paşa!
Tevhide Türken Tevhide Türken
10 Kasım 1938
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Türkiye’de başarılı çalışmalar bireysel sürüyor
Metin Sezgin Metin Sezgin
Ne mutlu Türküm diyene
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 14/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 07/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 31/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 24/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 17/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 10/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci