MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Kaan Tuğracı

Vatan hainliği

18 Temmuz 2019, 19:02

Kaan Tuğracı


Hepimizin bıdaa sahibi olduğu gibi üç sene evvel dört tarafı cennet olan güzel memleketimizde bazı allak, kendini bilmez, utanmazlar ayaklanarak hükümete karşı darbe girişiminde bulunmuşlardı. Mamafih bulunacaklarına, ayaklandıklarına bin pişman oldular. Analarından emdiği sütler burnundan geldi. İyi de oldu. Yüce yaradan memleketin huzurunu bozmalarına, ülkeyi ekonomik açıdan çökertmelerine izin vermedi!

Çok değerli kadirşinas dostlarım, hüviyetim gereği çok ihtilaller gördüm. 12 Eylül, 60 ve 80 ihtilali gibi ancak böyle bir saçma sapan darbe girişimi görmedim.

Türkiye, 27 Mayıs 1960'ta yapılan askeri darbeyle ihtilallerle tanışmıştı. Bu tarihten sonra askerler çok defa eline fırsat geçtiğinde siyaset ve toplumu yeniden dizayn etmeye çalıştı. 1960’tan sonra 1971’de muhtıra veren ordu, 1980’de de darbe yapmıştı. 1997’de 28 Şubat sürecinde ise Türkiye ‘postmodern darbe’ ile tanıştı. 27 Nisan 2007’de Genelkurmay’ın internet sitesinde yayımlanan bildiri ise “elektronik muhtıra” olarak tanımlandı.

İkinci Dünya Savaşı'nın zorlu yıllarından sonra iktidara gelen Demokrat Parti, büyük bir halk desteğine de sahip olmuştu. Ezanın yeniden Arapça okunmaya başlamasıyla da bu destek daha çok arttı. Askeriyede de tasfiyeler yapan DP, CHP'ye yakınlığı ile bilinen subayları görevden aldı.

DP iktidarında Türkiye ABD ve SSCB arasında yaşanan Soğuk Savaş’ta aktif bir biçimde ABD’nin yanında yer almayı seçerek NATO ittifakına dahil olmuştu. Türkiye toprakları üzerinde Amerikan üslerinin konuşlandırılmasına izin verilmiş, buna karşılık halk parti hükümetleri döneminde gündeme gelen Amerikan yardımları “Truman Doktrini” ve “Marshall Planları”yla artarak devam etmişti.

Memlekette tarım üretiminin ve refahın kısa vadede artmasını sağlayan bu yardımlar beklentilerin oldukça altında kalınca, 1954 yılından itibaren ülkede baş gösteren ekonomik durgunluk ve kriz, DP iktidarını sarsmaya başlamıştı. Hızla yükselen enflasyon işçi, memur ve sabit gelirli meslek gruplarını olumsuz yönde etkilemiş, krizden etkilenen kesimlerin başında gelen ordu mensupları arasında iktidara karşı tepkiler görülmeye başlamıştı. Menderes Hükümeti’ne karşı ordu içinden gelen hoşnutsuzluğun asıl sebebi ise başkaydı. DP iktidarının “Arapça Ezan” yasağının kaldırılması gibi kararlar da eklenince, ideolojik olarak cumhuriyet ilkelerine ihanet edildiği düşüncesi ortaya çıkmıştı. CHP’nin serbest seçimlerde başarılı olabileceğinden ümidi kesen genç subaylar rahatsızdı. Bu yüzden 1954 yılından itibaren DP iktidarını devirmek için ordu içerisinde birbirinden habersiz birçok gizli komite kurulmuştu.

Darbeden sonra “Milli Birlik Komitesi” üyelerinden olacak bu genç subaylar, komiteleri birleştirerek İttihatçıvari bir tarzda silah üzerine el basmış ve darbe yapmaya yemin etmişti. İllegal bu yapılanmalar mutabakata vardıktan sonra fırsat kollamaya başlamış, ülke hızla kutuplaşmaya ve provokasyonlarla kaosa doğru sürüklenirken darbe için şartlar olgunlaşmıştı.

Yargı, üniversiteler ve toplumsal muhalefet aracılığıyla sık sık hükümet aleyhine gösteriler düzenlenmiş, “ordu göreve” çağrıları yapılmıştı. Bu şartlara rağmen İhtilal komiteleri, ABD ve NATO ittifakının onayı olmadan harekete geçmemişti. Çünkü Menderes Hükümeti ve ABD arasındaki ilişkiler ABD’nin dümen suyuna gitme politikası doğrultusunda ilerlemişti. Fakat 1960 yılına doğru rüzgar tersine dönmüş, ihtilalcilere bekledikleri fırsatı bizzat Adnan Menderes vermişti. Ülkedeki ekonomik krizi aşmak için ABD’ ye bir ziyaret gerçekleştiren Başvekil, daha fazla yardım talep etmiş fakat isteği kabul görmemişti. Bunun üzerine o zamana kadar Amerika’ya şartsız destek veren Menderes, gereken yardımı alabilmek için SSCB’ye yönelmişti. İki ülke arasındaki yakınlaşma ise ABD ve NATO üyesi ülkeleri son derece rahatsız etmiş, kontrolden çıkmak üzere olan bu iktidara son vermek için artık düğmeye basılmıştı. Aldıkları dış destekle ihtilal komitelerinin hızı daha da artmıştı.

Neticede, 27 Mayıs 1960’ta beklenen olmuş ve ordu ülke yönetimine el koymuştu. NATO ittifakı ve Amerikan üsleriyle birlikte rejim artık güvenceye alınmıştı. İhtilal bildirisinde de bu noktaya vurgu yapılarak “Bütün ittifaklarımıza ve taahhütlerimize sadığız. NATO’ya inanıyoruz ve bağlıyız” denilmişti. İhtilalciler “Yürürlükteki Anayasa’nın idare tarafından çiğnendiğini bu sebeple Türk Silahlı Kuvvetleri’nin müdahale ettiğini” iddia ederken darbe yaparak Anayasa’yı ihlal etmişler ve bütünüyle rafa kaldırmışlardı. Seçilmiş Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Milletvekilleri tutuklanarak Meclis feshedilmiş ve askerlerden oluşan “Milli Birlik Komitesi” kurularak iktidar bu komiteye geçmişti. 1960 darbesi, neticede Cumhuriyet tarihinde yeni askeri darbelere ve müdahalelere de kapı aralamıştı.

27 MAYIS DARBESİ

Sonunda 27 Mayıs 1960 sabaha karşı saat 4'te radyoda Kurmay Albay Alparslan Türkeş, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) olarak yönetime el koyduklarını belirtti ve askeri darbenin sebeplerini bir radyo bildirisi ile halka duyurdu. Menderes, 27 Mayıs 1960 günü Kütahya'da Albay Muhsin Batur tarafından gözaltına alınarak başvilayete götürüldü. Daha sonra da ve diğer tutuklu kırata gönü vermiş Parti üyeleri ile birlikte Yassıada'da hapsedildi. Darbeci subaylar ise Cemal Gürsel başkanlığında kurulan Milli Birlik Komitesi ve kurucu meclis ile beraber ülke yönetimini devraldı. Yeni bir anayasa oluşturulması için ülkenin önde gelen hukuk profesörlerinden bir anayasa komisyonu kuruldu.

9 Temmuz 1961 tarihinde Anayasa Komisyonu'nun hazırladığı yeni anayasa için yapılan halk oylamasında yüzde 61,7 oy oranı ile kabul edilerek yürürlüğe girdi. 1961 Anayasası'nın referandum sürecinde, hayır oyu yönünde propaganda yapmak serbest olmadığı halde, Aydın, Bolu, Bursa, Çorum, Denizli, İzmir, Kütahya, Manisa, Sakarya, Samsun ve Zonguldak vilayetlerinde 1961 Anayasası çoğunluk tarafından reddedildi.

Darbeden sonra keratin yönetiminin büyük bir kısmı gözaltına alınarak Yassıada’ya götürülmüş ve burada kurulan Yüksek Adalet Divanı tarafından yargılanmıştı. Yapılan oturumlar her gece radyoda “Yassıada Saati” programında halka duyuruluyordu.

Uzunca süren yargılamalardan sonra Başbakan Adnan Menderes ve bakanlar Hasan Polatkan ile Fatin Rüştü Zorlu idam edilirken çok sayıda kişi çeşitli oranda hapis cezaları almıştı. TBMM, 1990 yılında çıkardığı yasayla, Menderes ve onunla beraber idam edilenlere itibarlarını iade etti.

Velhasıl sevgili okurlarım, bendeniz ve benim hüviyetimde olan akranlarım o günleri gördük. Asker, memlekette yukarıdaki şartlar oluştuğu gibi darbe yaptı. Bu nedenle tüm yurttaşlar aklını başına alıp ona göre hareket etmeliler. Tek vatan, tek millet, tek devlet olduğunu dimağından çıkarmamalılar! Kimsenin oyununa gelip, ekmeğini, suyunu yiyip içtiği, havasını soluduğu memlekete ‘vatan hainliği’ yapacak kadar şerefini kaybetmemelidir. Kalın sağlıcakla…

Bu makale 164 defa okunmuştur.

WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Velevki böyle...
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Mudanya'da anıları yaşamak
Efraim Pala Efraim Pala
Doğanın intikamı yakın
Tevhide Türken Tevhide Türken
Yüce Atatürk diyor ki... (2)
Perihan Dirican Perihan Dirican
Daha ötesi var mı?
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Reis-i Cumhur'un ardından Mudanya'mız
Metin Sezgin Metin Sezgin
Ulusal tarihini unutan milletler yok oluşa doğru gider
Yavuz Başar Yavuz Başar
Milli Takım tarih yazdı
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 22/08/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 08/08/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 01/08/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 25/07/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 18/07/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 11/07/2019

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci