MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Metin Sezgin

Ulusal tarihini unutan milletler yok oluşa doğru gider

03 Ağustos 2019, 01:52

Metin Sezgin


Temmuz ayı Ulusal tarihimiz ile ilgili çok önemli günleri içinde barındıran bir aydır. Bu yıl 45. yıldönümünü idrak ettiğimiz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, bu önemli tarihi günlerimizin başında gelir.

Daha 100 yıl öncesinden “Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür parçalanamaz”, “Manda ve himaye kabul edilemez”, “Mebuslar Meclisi derhal toplanmalı ve hükümet denetlenmelidir” hükümlerini içeren 23 Temmuz Erzurum Kongresi’nin 100. yıldönümü, 24 Temmuz ise Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedi olan Lozan Barış’ının 96. yıldönümü idi. Yine 24 Temmuz’da Basın Bayramı’nın 111. yıldönümünü kutladık.

Ne yazık ki bugün Türkiye’de 134 gazeteci hapishanede bulunuyor. Yüzlerce basın mensubu yargı önüne çıkarılmış durumda. Binlerce işsiz gazeteci var. İş bulabilenler ise basın yayın organlarında sosyal güvenceden yoksun olarak çalışmakta. Türkiye, dünya basın özgürlüğü sıralamasında 157. sıradadır. Yüzlerce gazetecinin basın kartı iptal edilmiştir. Ülkemiz böyle bir baskı dönemini yaşıyorken, 24 Temmuz’u Basın Bayramı olarak nitelemek gerçekten oldukça güç.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu 1922 ve 1925 yıllarında yani bundan yaklaşık bir asır önce bakınız ne demiş: "Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, hulâsa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde, basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir. Basın hürriyetinden doğan mahzurların giderilme vasıtası yine basın hürriyetidir."

 

20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı çok önemli bir harekâttır. Çünkü amfibi harekâtıda içinde barındıran böylesine çok yönlü müşterek bir çıkarma eylemini gerçekleştirebilecek ordular, dünya üzerinde bir elin parmakları kadar azdır. Çünkü 20 Temmuz sabahı Türk Silahlı Kuvvetleri, hem deniz çıkarma birliklerinin adaya ulaştırılması, hem Kayseri’deki Hava İndirme Tugayı'nın adaya indirilmesi ve hem de SAS Komando Birliklerinin katkılarıyla çok zor bir askeri harekâtı gerçekleştirmiştir. İşte Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bu caydırıcı gücü nedeniyledir ki ABD, Türkiye’ye ambargo uygulamış, yine bu korku yüzündendir ki, batı emperyalizmin baskısıyla 15 Kasım 1983 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Türkiye Cumhuriyeti’nden başka bir ülke tarafından tanınmamış ve Hıristiyan Avrupa Birliği’nin üyelerince Güney Kıbrıs Rum Yönetimi kolaylıkla Avrupa Birliği'ne üye yapılmıştır.

1981 yılında seferberlik görev emriyle gittiğim Karabük’te 1974 Barış Harekâtını gerçekleştiren bir kısım Mehmetçikler ve rütbeli subaylarla tanışma olanağı buldum. Onlar gerçekten Mustafa Kemal’in askerleriydi. Üzülerek söylemek gerekirse, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan sonraki yıllar şanlı ordumuza FETÖ’cü hainler sızmış ve bu vatan hainleri tarafından Türk Milletini kasteden 15 Temmuz 2016 hain saldırısı gerçekleştirilmiştir. Unutmamak gerekir ki, bu hain saldırı başta halen Türk Ordusu'nda etkin olan Mustafa Kemal’in askerleri olmak üzere yiğit Türk halkı tarafından önlenmiş ve bertaraf edilmiştir.

Ne var ki bu hain sızmalar nedeniyle bugün şanlı ordumuzun gücü 1974 Kıbrıs Barış Harekâtını gerçekleştiren ordu birliklerimize kıyasla bir hayli zayıflamıştır.

Diğer taraftan 7179 sayılı yasayla 1927 tarihli Türkiye Cumhuriyeti'nin en temel yasası olan 1111 sayılı 114 maddelik Askerlik Kanunu’nda çok önemli değişiklikler yapıldı. Bu değişikliklerle bedelli askerliğin kalıcı hale getirilmesiyle askerlik çağına gelmiş olan Türk vatandaşları arasında eşitlik ilkesi zedelenmiş, ORDULAŞMIŞ BİR MİLLET OLAN Türk Milletinin bu hasletine gölge düşürülmüştür. Bu değişiklik yasasıyla 1111 sayılı “Askerlik Yasası”nın birçok maddesi değiştirilmiş, bu değişiklikler ulusal basında tartışma konusu olmuştur. Hatta 27 Mayıs 2019 tarihli Yeni Şafak Gazetesi bile “Sınırlarımızı kim koruyacak?” diye manşet atma gereğini duymuştur.

20 Temmuz günü Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 45. yıldönümü nedeniyle Bursa Heykel’de saat 11.00’da sade, ancak her biri 65 yaşına gelmiş 300 kadar Kıbrıs Gazisi'nin ve ailelerinin arasına katıldığım için benim için çok anlam ifade eden bir tören düzenlendi. Sabah saat 09.00’da törene katılmak için Heykel önündeydim. Törenin daha erken yapılıp bittiği endişesine kapılarak oradaki bir bayinin önünde iki kişiye rastladım. Bir tanesine heyecanla tören yapılıp yapılmadığını sorduğumda bana: “20 Temmuzda ne oldu abi” diye cevap veriyordu. Biraz gerideki kişi, bana 20 Temmuz’dan bihaber cevap veren kişiye: “Ya bilmiyor musun Türk Ordusu Kıbrısa çıktı” diye yanıt veriyordu. Törene sadece siyasi partiler olarak AKP, İYİ Parti’nin başkan yardımcıları ve yönetim kurulu üyesi düzeyinde yöneticiler katılmıştı. Başta Bursa Valisi ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olmak üzere diğer mülki ve askeri erkan bu çok önemli törene iştirak etmediler.

Ne yazık ki temeli, Anadolu ve Rumeli Müdafaa Hukuk Cemiyetleri'ne dayanan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu bir siyasal çınar olan Cumhuriyet Halk Partisi yetkilileri de bu törende yoktu!

 

Bu haftaki Mudanya Mektubu'mda geçen yılki mektubumdaki sözlerimi tekrar etmek istiyorum.

Lozan Barışı, çok tartışmalı geçen 8 aylık bir müzakereden sonra Lozan Üniversitesi’nin tören salonunda imzalanmıştır. Lozan’da imzalanan belgeler, öncelikle bir Barış Antlaşması, 16 adet sözleşme, protokol, beyanname ile bir de nihai senetten oluşmaktadır. Lozan ile Türkiye ile Batı Devletleri’nin siyasi, hukuki ve sosyal ilişkileri yeniden düzenlenmiştir. Bu nedenle Lozan, Doğu ile Batı’nın yani asırların biriktirdiği sorunlarla ilgili Doğu ile Batı’nın bir hesaplaşmasıdır. 

Lozan Antlaşması Türk Milleti’nce Batı emperyalizmine karşı verilen bir kurtuluş mücadelesi sonucunda, ulusal devlete ve millet olma bilincine kavuşturan, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm dünyada resmen tanındığı, 96 yıldır hiç bozulamayan, çok değerli bir antlaşmadır. O fesi ile ekranlara çıkan zavallı bir meczubun dediği gibi Lozan bir hezimet değildir. Şimdi o kişinin öbür dünyada inanıyorum ki, bu hezeyanları için Yüce Allah huzurunda hesap veriyordur. Ama ben o eşsiz kadın şairimiz Halide Nusret Zorlutuna’nın bana öğrettiği, duasını bir kez daha tekrar edeceğim. "Allah o Laik Türkiye Cumhuriyeti düşmanını da rahmetinden yoksun bırakmasın".

Yineliyorum ki LOZAN TAM BİR ZAFERDİR. LOZAN ÜMMETTEN ULUS DEVLETE geçişin bir kanıtıdır. LOZAN TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN TAPU SENEDİDİR. Bizler Mustafa Kemal'in askerleri ve Türkiye Cumhuriyeti'nin duyarlı evlatları olarak Lozan'da kazandığımız bu tapu senedimizi emperyalist batıya ve onların yerli işbirlikçilerine kanımız ve canımız pahasına da olsa asla deldirtmeyeceğiz.

20 Temmuz Kıbrıs Barış Harekâtı, TÜRK MİLLETİ’NİN ÇELİKLEŞMİŞ BİR İFADESİ OLAN TÜRK ORDUSU’NUN dünyada eşine pek az rastlanan bir deniz aşırı çıkartma harekâtı ile 1970’li yıllarda ne denli, güçlü bir ordu olduğunu dünyaya gösteren çok önemli bir harekâttır. Tıpkı Lozan sonucunda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında olduğu gibi Kıbrıs Barış Harekâtı sonucunda da, 15 Kasım 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kuruldu.

Ama rahmetli Rauf Denktaş’tan sonra gelen Cumhurbaşkanlarının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ne hallere düşürdüğünü son yıllarda üzüntü ile izliyoruz. Aralarında Mudanyalı şehitlerin de olduğu (Örneğin bizim komşumuz olan Mudanyalı Gerede ailesinin 1974 Temmuz günlerinde Akdenizin serin sularında şahadet şerbetini içen Ali Nihat GEREDEnin de dâhil olduğu) 498 şehidin ve yine binlerce Kıbrıslı Mücahit Şehitlerin şimdi her halde kemikleri sızlıyordur.

Yine 11 Ekim 1922’de emperyalistlerin Türk Ordusu karşısında boyun eğdiği Mudanya’mızda Lozan’ın 96. Yıldönümü olan 24 Temmuz'da bu yıl neden başta CHP olmak üzere tüm partilerin ve sivil toplum örgütlerinin ve başta mülki ve askeri erkânın katıldığı coşkulu bir kutlama töreni yapılmamıştır? Bu sorunun yanıtını ilgililer ve yetkililer Türk Milleti’ne verebilirler mi acaba?

Lozan’ın 96. yıldönümünde ve Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 45. Yıldönümü vesilesi ile Türk Milleti’nin bu destansı başarılarını yaratanları ve ölümsüz şehitlerimizi saygı ve minnet ile anıyor, kendilerine Allah’tan rahmetler diliyorum.

Ne mutlu Türk’üm diyene ve ne mutlu Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal gibi, ebedi bir Başkomutana sahip olan Türk Milletine …ve yine ne mutlu, “Bir memlekette namus erbabı, en az namussuzlar kadar cesur olmadıkça o memleket için kurtuluş yoktur” diyebilen Lozan kahramanı Mustafa İsmet İNÖNÜ gibi eşsiz devlet adamlarına sahip olan Türk Milleti’ne!

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedi olan Lozan Barış Antlaşması!

Ve yaşasın kahraman Mehmetçiklerin ve Kıbrıslı Mücahitlerin şehit kanları ile kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti!   

Ancak belirtmeliyim ki, ULUSAL TARİHİNİ UNUTAN MİLLETLER YAVAŞ YAVAŞ YOK OLUŞA DOĞRU GİDER.

Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Türk Milleti'nin böyle bir beka sorunu yaşamamasını, izmihlale uğramamasını ve o eşsiz kurucusunun deyimiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Türk Milleti'nin ebediyen payidar olmasını ve sonsuza kadar yaşamasını Yüce Allah'tan diliyorum.

Bu makale 237 defa okunmuştur.

Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Efendisiz yaşamak
Perihan Dirican Perihan Dirican
Ve ben O'nu çok sevdim
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Efraim Pala Efraim Pala
Atatürk'ün farklı mücadelesi
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
İster bey ol, ister paşa!
Tevhide Türken Tevhide Türken
10 Kasım 1938
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Türkiye’de başarılı çalışmalar bireysel sürüyor
Metin Sezgin Metin Sezgin
Ne mutlu Türküm diyene
Yavuz Başar Yavuz Başar
Fransa'dan mutlu döndük!
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
İncir ve Ziraat Odaları
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 07/11/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 31/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 24/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 17/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 10/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 03/10/2019

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci