MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Tevhide Türken

Yüce Atatürk diyor ki... (5)

17 Eylül 2019, 10:56

Tevhide Türken


Uçurum kenarında yıkık bir ülke. Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar, yıllarca süren savaş, ondan sonra içeride ve dışarıda saygıyla tanınan yeni vatan, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız inkılaplar. İşte Türk genel inkılabının bir kısa ifadesi. (1935)

Türkiye'yi derece derece mi iletmeli ani olarak mı? İki sistem var. Biri malum büyük Fransız İhtilali'ndeki tarz. Rejimler değişecek. İhtilallere karşı mukabil ihtilaller. Yapılacak sağ solu, sol sağı süpürürken bir de bakılacak ki 1,5 asırlık zaman geçmiş. Bu milletin damarlarında o kadar bol kan ve önünde o kadar geniş zaman var mı? (1922)

İnkılabın kanunu mevcut kanunların üstündedir. Bizi öldürmedikçe bizim kafalarımızdaki cereyanı boğmadıkça başladığımız inkılap ve yenilik bir an bile durmayacaktır. Bizden sonraki devirlerde de böyle olacaktır. (1923)

İnkılap güneş kadar parlak, güneş kadar sıcak ve güneş kadar bizden uzaktır. İstikametimi daima o güneşe bakarak tayin eder ve öylece ilerlerim. Parlaklığı ve sıcaklığı ilerlememe müsaade edinceye kadar ilerlerim. Tekrar ilerlemeye devam etmek üzere dururum. Tekrar güneşe bakarak istikamet alırım. Milletlerin tarihinde bazı devirler vardır ki, muayyen maksatlara erebilmek için maddi ve manevi ne kadar kuvvet varsa hepsini bir araya toplamak ve aynı istikamete yönelmek lazım gelir. Yakın senelerde milletimiz böyle bir toplanma ve birleşme hareketinin mühim neticelerini kavramıştır. Memleketimizin kaynakları milli davamızın güvenle sonuçlandırılmasına yeterlidir. Milli gücümüz dış devletlerden borç almadan yetersizlikler içinde olmasına rağmen memleketi yönetebilecek ve amacına ulaştırabilecek durumdadır. Bununla beraber ben yalnız bugün için değil özellikle gelecek yıllarda devletin memleketin refahını sağlama açısından mali bağımsızlığımıza büyük önem veriyorum. Bizim bugünkü uğraşımızın amacı tam bağımsızlıktır. Tam bağımsızlık ise ancak mali bağımsızlıkla gerçekleşebilir. Bir devletin maliyesi bağımsızlıktan yoksun olursa, o devletin yaşantısını sağlayan tüm bölümlerinde bağımsızlık felce uğramış demektir.

Milletimizin kuvvetli seciyesi,sarsılmaz iradesi, ateşli milliyetçiliği, iktisadi muvaffakiyetinden doğacak feyizlerle de layık olduğu derecede takviye olunmak zorunludur.

Altı kaval üstü şişhane diye ifade olunabilecek bir kıyafet, ne millîdir ve ne de beynelmileldir. O halde kıyafetsiz bir millet olur mu, arkadaşlar? Böyle nitelendirilmeye razı mısınız, arkadaşlar? Çok kıymetli bir cevheri çamurla sıvayarak dünyaya göstermekte mâna var mıdır? Bu çamurun içinde cevher gizlidir, anlamıyorsunuz, demek doğru mudur? Cevheri gösterebilmek için çamuru atmak elzemdir, tabiîdir. Cevherin muhafazası için bir kap yapmak lâzımsa onu altından veya plâtinden yapmak gerekmez mi? Bu kadar açık gerçek karşısında tereddüt doğru mudur? Bizi tereddüde sevk edenler varsa onların ahmaklık ve kalın kafalığına karar vermekte hâlâ mı tereddüt edeceğiz?

Arkadaşlar, Turan kıyafetini araştırıp diriltmenin yeri yoktur. Medenî ve beynelmilel kıyafet, bizim için çok cevherli milletimiz için lâyık bir kıyafettir. Onu giyeceğiz. Ayakta iskarpin veya fotin, bacakta pantolon, yelek, gömlek, kravat, yakalık, ceket ve elbette bunların tamamlayıcısı olmak üzere başta kenarlıklı serpuş. Bunu açık söylemek isterim. Bu serpuşun ismine şapka denir. Redingot gibi, bonjur gibi, simokin gibi, frak gibi, işte şapkamız! Buna uygun değil, diyenler vardır. Onlara diyeyim ki, çok gafilsiniz ve çok cahilsiniz ve onlara sormak isterim: "Yunan serpuşu olan fesi giymek uygun olur da, şapkayı giymek neden olmaz? Ve yine onlara, bütün millete hatırlatmak isterim ki, Bizans papazlarının ve Yahudi hahamlarının özel elbisesi olan cübbeyi ne vakit, ne için ve nasıl giydiler?" (1925)

Arkadaşlar yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılaplar için nurun  ve münevverin yoluna gideceğiz. Hedef ve hünerimiz cahil kütleyi de nurlandırarak yolumuzda yürümek ve onu aydınlığa çıkarmaktır. Cumhuriyetimizi çağdaş medeniyet seviyesine ulaştırmak istediğimizi köstekleyecek herhangi bir referanduma gitmek yalnız cehalet değil, hıyanet olur. Yüzde 80'ine okuma-yazma öğretilmemiş bir memlekette inkılaplar plebisitle olmaz.

-Devam edecek-

Bu makale 357 defa okunmuştur.

Efraim Pala Efraim Pala
Eski Bursa Asfaltı ıslah edilmeli!
Metin Aytürk Metin Aytürk
Pazvant, Ases ve Bekçi
Perihan Dirican Perihan Dirican
Beterin beteri var
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Zehir solumak istemiyoruz!
Tevhide Türken Tevhide Türken
Görmediğim şeye inanmam
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
Başı H, sonu T!
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Fitneye susmak fitnedir
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Mudanya Müzeler Kenti olmalıdır
Metin Sezgin Metin Sezgin
Hoşgeldin Halaskarım! (3)
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Kaptan zeytin alınırsa ne olur?
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Yavuz Bey oğluma..!
Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 21/05/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 14/05/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 07/05/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 30/04/2020

MUDANYA Gazetesi -

İMSAKİYE 2020

İMSAKİYE 2020

MUDANYA Gazetesi - 23/04/2020

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci