MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Metin Sezgin

Hoşgeldin Halaskarım!

30 Ocak 2020, 15:35

Metin Sezgin


MUDANYA Gazetesi'nin değerli sahibi Yavuz Gerçekçi'ye bahsettiğim gibi, son aylarda Mudanya Mektupları'na mazeretlerim nedeniyle epeyce  ara verdim.

Bu mazeretimin iki nedeni oldu. Birincisi günlük sorunlarla harmanlanan bir hukuk mücadelesi içinde geçen avukatlık mesleğimi aralıksız 49 yıldır filhal sürdürmemin yanı sıra, yıllardır emek verdiğim ve sınavlarına aylardır çalıştığım gerçekten zor bir bölüm olan  Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Felsefe Bölümü'nü hiç değilse 2020 yılı  bahar döneminde, bahar da  olmazsa 2020’nin  güz döneminde bitirebilmem için son haftalarda olabildiğince fazla dersten başarılı olabilmek gayreti içinde bulunmak zorunda kaldım.

Ama yazı yazabilmemde  asıl engel, yaklaşık 100 yıl önce yani 23 Nisan 1920'de kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi ile sonraki aşamalarda kurulan çağdaş bir Türk Devleti ve bu devletin temeli olan halk egemenliğine dayalı “Demokratik Parlamenter Sistemimiz”e  son yıllarda büyük bir darbe indirilmiş olmasıdır. Böylesine bir rejim değişikliğinin Türk toplumuna verdiği şaşkınlıkla başlayan ülkemizdeki büyük belirsizliğin ve karamsarlığın 2020 yılına da daha güçlü bir şekilde yansıyarak bu rejim değişikliği gömleğinin tarihi boyunca bağımsızlıktan, özgürlükten ve demokrasiden yana olmuş olan Türk Halkına giydirilmek istenmesidir. Yani, halen geçerli olan  müesses Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2.nci maddesinde yazılı olan Türkiye Cumhuriyeti’nin “Demokratik", "Laik" ve "Sosyal bir hukuk devleti” olması  gerçeği, yani 100 yıllık bir süreçte oluşan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bu en önemli niteliği, Cumhuriyetimizin temel ilkeleri  ve “Kuruluş Felsefesi”, Türk Ulusu'nun bu ilkelere ve kuruluş felsefesine inanan  büyük çoğunluğuna rağmen  kimilerince  reddedilip, görmezden gelinerek ülkemizde din kurallarına dayalı bir toplum düzeni kurulmak istenmesidir. Oysa bu evrensel hukuka ve halen müessese Anayasamıza aykırı bu  dayatma,18.yüzyılda Batı’da yaşanan ve köktendinciliği ortadan kaldıran “Aydınlanma Çağı” olgusuna , "Çağdaş" ve Ulusal Devlet anlayışına , "Tarih Felsefesine" , Tarihin Doğal Akışına ve "Evrensel Hukuka"  tamamen aykırıdır. Türk Milleti'ne reva görülmek istenen bu dayatma, bu ülke nüfusunun  büyük çoğunluğunu oluşturan, benim de dahil olduğum Cumhuriyet ve Atatürk Sevdalıları'nın yüreklerine yansıyan derin bir üzüntü kaynağı oluşturmaktadır. Kısaca Mudanya Mektupları'nı her hafta yazamamanın en önemli sebebi, Türk halkını şeriat kurallarına dayalı bir hukuk sistemini zorla kabul ettirme gayretleri karşısında, her duyarlı Türk vatandaşı gibi benim de “Sevgili ülkem nereye götürüyorlar seni" diye düşünerek, büyük bir yürek üzüntüsü içine girmiş olmamdır. Ama Türk Milletinin duyarlı evlatlarının, Cumhuriyet Sevdalısı bireylerinin ve bütün Türk vatandaşlarının böyle bir karamsarlığa ve umarsızlığa düşmek gibi, meşru zeminler içinde kalarak yapılacak demokratik bir hukuk mücadelesinden vazgeçmek gibi bir hakkı ve lüksü bulunmamaktadır.

Kutsal Cumhuriyetimizin eşsiz kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 1935 yılındaki  kurultayında yaptığı konuşmada, daha önceki Mudanya  Mektupları'nda sözünü ettiğim gibi şu muhteşem girişi yapar;

“…Karşılarında bulunmakla haz duyduğum delege arkadaşlarımı selamlarken; Yüce Ulusumuzu saygı ile anarım.Bu anda bundan önceki kurultayları ve partimizi doğuran ilk Sivas kurultayını (ki dış ve iç düşmanların süngüleri altında kurulmuştur) hatırlatmak, geçen 16 yılın bütün hadiselerini göz önüne getirmeyi kolaylaştırır.

Uçurumun kenarında yıkık bir ülke... Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar... Yıllarca süren savaş... Ondan sonra, içeride ve dışarıda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni sosyete (Mustafa Kemal burada bu sözcüğü  yeni toplum anlamında kullanmıştır), yeni devlet. Ve bunları başarmak için aralıksız devrimler işte Türk genel devriminin kısa diyemi...”

Başta fıtratında var olan vatan sevgisi, kahramanlık, deha derecesinde bir zeka, üstün bir bilgelik ve olağanüstü bir  belagat yetisiyle Yüce Tanrı’nın Türk Milletine “Halaskar” olarak gönderdiğine her zaman yürekten inandığım Mustafa Kemal Atatürk'ün yukarıda özetle aktardığım bu hitabını, sosyal medyada yeniden gündeme getiren Atatürk  Sevdalısı bir Türk genci, bu bölümü şöyle  yorumlamış:

“Mustafa Kemal, bu konuşmasında; “Yıllarca süren savaş” derken sesinde bir an yılgınlık ve yorgunluk hissettim.Ama bu karamsarlıktan hemen sıyrılarak, O “…Ondan sonra, içerde ve dışarıda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni sosyete (“yeni toplum” anlamında), yeni devlet... ve bunları başarmak için aralıksız devrimler..şeklindeki cümleleriyle Türk Milletine büyük bir cesaret aşılıyor  ve Türk Milletinin bu devrimlerle gurur duymasını amaçlıyor.  Evet Mustafa Kemal gibi bizlerde, meşru zeminler içinde kalarak  yapacağımız mücadelelerimiz sırasında asla yılmayacağız, cesaretimizi asla kaybetmeyeceğiz. Laik Türkiye Cumhuriyetiyle ve yukarıda sözünü ettiğim  1935 yılındaki  bu eşsiz belagatiyle bu Cumhuriyeti kendisi gibi yiğit arkadaşlarıyla birlikte nasıl bir inançla kurduğunu Türk Milleti'ne anlatan  Mustafa Kemal Atatürk’le de sonsuza dek  gurur duymaya devam edeceğiz.

Yarın şehadetinin 27.yılında rahmet andığımız, bugün ülkemizi içine düşürülmek istenen  tarikat (cemaat), ticaret ve siyaset üçgenini ve sarmalını yıllar önce gören, ülkemizi kökden dinci bir siyasetle ortaçağ karanlığına götürmek isteyenleri bu  güzel vatanımızı bölüp  parçalamak isteyen  iç ve dış odakları yıllar önce  afişe edip ortaya çıkardığı için ülkemiz düşmanlarınca katledilen , laik Cumhuriyet sevdalısı Uğur Mumcu gibi bizler de,  bu ülke ve bu Cumhuriyet için gerektiğinde canlarımızı seve seve vereceğiz.

Cumhuriyet Gazetesi'nin ölümsüz  yazarı, bir Cumhuriyet ve Atatürk  sevdalısı  olan rahmetli Oktay Akbal, yıllarca laik Cumhuriyet'ten , çağdaşlıktan ve Türk devriminden yana olan ve yıllarca beğeni ile okuduğum tüm köşe yazılarını “ATATÜRK BİRGÜN GELECEK  isimli bir kitapta toplamıştı. Akbal'ın bu başlığı taşıyan kitabını yıllar önce gördüğümde Atatürk öldü, nasıl olur da bir gün yeniden gelebilir diye? düşünmüştüm .

Ama bugün Mustafa Kemal’in  kurduğu laik Türkiye  Cumhuriyeti'nin temel ilkelerine ve kuruluş  felsefesine, O’nun gerçekleştirdiği eşsiz  devrimlerinin  karşıtı olan bir yönetimin 18 yıl içinde ülkemizi getirdiği çağdışı çizgiyi , iç ve dış barışın olumsuzluğu, Türk halkı olarak içine düştüğümüz  ekonomik durum ve yoksulluk,Türk halkına reva görülen bu çağdışı  yaşam düzeyini  hep birlikte yaşayarak görünce, şunu düşündüm. Demek ki, Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundaki temel ilkelerden ve çağdaş kuruluş felsefesinden saptırılır, bu konuda eksen kaymasına uğratılırsa Türk Milleti bir gün çıkmaz sokaklarda, karanlık tünellerde mahsur kalabilirmiş.

18 yıl sonra ülkemizin ve halkımızın içine düştüğü tüm bu maddi ve manevi sorunları görünce  rahmetli  Oktay Akbal'ın “Atatürk’ün  bir gün ülkemize nasıl yeniden  gelebileceği" öngörüsünü  yaşayarak öğrenmiş olduk. Evet, "ATATÜRK BİR GÜN MUTLAKA GELECEKTİ. İŞTE GELDİ!” Hoş geldin Halaskarım.      

Bu makale 122 defa okunmuştur.

Perihan Dirican Perihan Dirican
Duvar
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Yüreği olan yargılar
Metin Aytürk Metin Aytürk
Salgın, Belirsizlik, Güvensizlik...
Efraim Pala Efraim Pala
Covit 19 ile mücadelenin bedeli
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Sadeleşmek
Tevhide Türken Tevhide Türken
Çocuklarımız
Metin Sezgin Metin Sezgin
Her birimiz Mustafa Kemal Atatürk olmalıyız (2)
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Kaptan zeytin alınırsa ne olur?
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Yavuz Bey oğluma..!
Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 02/04/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 26/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 19/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 12/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 05/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 28/02/2020

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci