MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Mehmet Aktoprak

Ak Parti'nin siyasi hikâyesi..

13 Şubat 2020, 18:28

Mehmet Aktoprak


Bu konuda çok yazılar yazıldı, çok şeyler söylendi… Refah’ta siyaset yapan siyaseti ciddi boyutlarda yapmaya çalışan muhafazakâr bir partiden istifa ederek, yeni bir parti kurma isteğiyle bir araya gelen Erdoğan, Abdüllatif Şener, Gül, Ali Babacan ve Arınç’ın el birliği içinde kurdukları “Adalet Kalkınma Partisi” Türk siyaset sahnesinde yerini aldı.

Erdoğan “Üstümüzdeki gömleği değiştirdik” dedi. Bunların içinde en tanınan ve şiirleri sayesinde siyaset sahnesinde dışlanan Erdoğan’ın hapis yatması ile daha çok tanındı. Türk siyasetinde kurulması ile kısa bir zaman aralığında seçimden çoğunlukla iktidarı yakalayan ikinci parti oldu. Cumhuriyetin temellerinin güçlenmesi ile Türk siyasetinde tek partili dönemin kapandığı ve CHP’nin içinde çıkan Bayar, Menderes, Polatkan ve diğer siyasetçilerin kurduğu Demokrat Parti ilk seçimde iktidar oldu… İnönü iktidarı vermez diyenleri yanıltan İnönü, ‘Halk iktidarı, Demokrat Parti'ye vermiş, CHP’ye muhalefet görevi vermiştir’ diyerek, hükümeti, Demokrat Parti Genel Başkanı olan Adnan Menderes Başbakan olarak kurdu… Celal Bayar 3. Cumhurbaşkanı oldu… Başbakan Menderes, seçimlerin yaklaşması ile başlayan İnönü kindarlığı ile baskı, yıldırma, halkı hiç hesaba katmayan bu demokrasi dışı olayları ortaya koyarak bugünkü AKP’ye kötü olan bu mirası bıraktı… O günden bugüne kadar geçen 18 yıllık AKP iktidarı ile özleştiğini söylemek yanlış olmaz. Dış politikada Kore Savaşı ile Demokrat Parti döneminde NATO’ya girdik… Demokrat Parti iktidarında gelişen siyasi olayların oluşturduğu gerginliğin önü askeri darbe ile önlendi. Türkiye’de yapılan üç darbeye bakıldığında siyaseti iyi yönetemeyen siyasetçilerin olduğu görülür.

AK PARTİ'NİN 18 YIL İÇİNDE DARBE GÖRMEMESİ...

Bu 18 yıllık Ak Parti'nin siyaset içinde kalabilmesini sağlayan ordu içindeki askeri muhafazakârın oluşturduğu çemberin sağlamlığıdır! Ordu’yu şekillendiren gelmiş geçmiş Genel Kurmay Başkanlarının ya muhafazakâr veya etrafı sarılmış olduğu görülür! General olması gerekli Atatürkçü oldukları bilinenlerin kadrosuzluktan ayrılmaları sayesinde, bugünkü Ordu Komutanlarının birçoğunun İmam Hatip mezunu olarak, Askeri Okullara girdiği bilinen bir gerçek değil mi? İmam Hatip Okulu'nu lise ayarına çıkaran Refah ve Doğru Yol koalisyon ortaklığında yapılan bir düzenleme ile askeri okullara ve üniversitelere girişleri sağlandı… Daha sonrasında iktidara gelen Ak Parti'nin FETÖ ortaklığında İmam Hatip mezunu öğrencilere elden verilen sorular sayesinde Askeri Okullara girişleri yapıldı… Bugün ordunun kavşak ve önemli noktalarında muhafazakâr asker var… Ak Parti'yi kuranların en çok üstünde durdukları, ordu kademesinde kendi kadrolarını kurmaları sayesinde bugün sıkıntı görülmüyor. İlerleyen günlerde ne olabileceğine görmek içinde zaman lazım! Burada bir gerçek olan orduyu muhafazakâr hale getirmek kolay değildi! Kurulan tezgâhlarla Atatürkçü komutanlar tutuklanarak uzun yıllar içeride tutuldu… Suçlarının ne olduğu bilinmeden içeriye alınan bu komutanların yerine kendi askerleri bu kadrolara yerleştirildi. Böylece ordudan gelecek olan darbe tehlikesi önlenmiş oldu. Ak Parti'nin başarılı icraatını orduyu kontrol altına alması sayesinde bugünlere gelebildi. Neo liberal sistemin getirdiği ve Cumhuriyetin birikimlerini satarak, piyasaya bol para aktarması ile ekonomi iki-üç yıl sıkıntısız ve sorunsuz yönetildi. Ancak satılan yerler yandaş işadamlarına satıldı! Yandaşlaşma süresinde Ak Parti hiçbir engelle karşılaşmadığını söylemek hiç yanlış olmaz… Bu dönemde Babacan’ın ekonomi başında ve Avrupa şirketleri ile kurduğu iyi ilişkilerin yarattığı olumlu ekonomi havanın sürdürülmesinde yatar. Şimdi, ekonomi o günden bugüne kadar ne kazandı? Şimdiki durumu nereye koşuyor, diye sorabiliriz(!)

AK PARTİ'DE SULAR NEDEN DURULMADI?

Ak Parti'yi kuran dört arkadaş nerede? İlk önce ayrılan, şimdi Konya CHP Milletvekili olan Abdüllatif Şener ile anlaşamadığı Haydar Paşa İstasyonu'nun satışı idi! İstenilen ayan ve satışa razı olmayan ve onay vermeyen arkadaşını gözden çıkardı. Sonrasında Abdullah Gül’e verdiği parti başkanlığının sonunda yapılan ara seçimde CHP’nin desteğiyle Erdoğan, Siirt’ten meclise girdi ve Ak Parti'nin ilk yapılan kongresinde emaneti tekrar geri aldı. Sonrasında Cumhurbaşkanı seçiminde Gül’ü işaret etti ve seçtirdi.

Ali Babacan, genç, ekonomiden anlayan, kendisine bağlığı sayesinde Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı yapıldı. Arınç, Meclis Başkanı yapıldı. Emekli olmayan Arınç, halen Cumhurbaşkanlığı Danışma Kurulu'nda üye… Bugünlerde damadının FETÖ soruşturması ile ilgileniyor ve parti içinde…  Gelişen sorunları aşamayan bir Ak Parti ile içerde ve dışarıda yalpalayan bir Ak Parti içinde kalmak istemeyen Ali Babacan, bu dönemde meclise girmedi.

Şimdi sormak istiyorum: Bu iki parti kurucusu partiden neden ayrıldı? Uzakta bir köy vardı! Ancak bu köy sevecen değildi! Muhtar dukalığını ilan etmişti(!) Eskisi gibi düşünce bazında ayrışımlar başladı… Tek adam rejimine doğru uzanan yol içinde olmak istemediler mi? Yoksa(!) kendisi için tehlikeli gören muhtar kararını verdi ve parti dışında kaldı… Ahmet Davutoğlu, danışmanı oldu. Seçimde Konya’dan Ak Parti milletvekili olarak meclise girdi ve çabuk yükseldi… Dışişleri Bakanı olarak Suriye politikasına bulaştıran Davutoğlu’dur!  Daha sonrasında partinin başına geldi ve Başbakan oldu… "Bu anlaşılmayan ‘Tek Adam’ iktidarına karşı çıktım ama etkili olamadım" dedi ve istifasını verdi. Böylece Erdoğan’ın önü daha çok açılmış oldu!

Şimdi geldiğimiz dönüm noktası Davutoğlu, partisini kurdu. Ve parlak bir isim olan, Gelecek Parti kurulmuş oldu… Ali Babacan, halen partisini kuramadı. Beklediği bir şey mi var? Hem de Gül’ün desteğini almasına rağmen... Siyasette saniyeler bile çok önemli. Şubat ayında partinin kurulması olabilir mi?  Ortaklık bozuldu!

Siyaset arenasını insan öğüten bir makineye benzetirim… Türk siyasetinde kimler geldi? Bayar, Menderes, Çoban Sülü, Erbakan, Ecevit…Türkiye iç ve dış politikada doğru yolda olmadığını tek görmeyen bir Ak Parti zihniyeti var! Bu konuyu anlatmamın tek bir nedeni var! Ak Parti geldiğinde dünya konjektöründe ülkeler arasında savaşlar yoktu! Şimdi Türkiye(!) Suriye’de ve Libya’da askeri birlikleri var. Yanlış değerlendirilen dış politika, Suriye sorunu Türkiye’nin başına bela olacak(!) Türk toplumuna uyum sağlaması söz konusu olamaz! Halen içlerimizde yaşayan bu insanlar, ucuz işçi olarak sömürülüyor! Bunların Türkiye’de kalması ile başlayacak vatandaşlık sonucunda bunların birçoğu mafyanın elinde öldürücü tim olarak karşımıza çıkmayacaklarını kim garanti eder? Aç insanın topluma yapmayacağı tehlikeli oyunların içinde olmaları normal değil mi?

AK PARTİ VE ERDOĞAN

Ak Parti iktidarı sayesinde 18 yıldır Türkiye’yi istediği bir yönetim ile yöneten Erdoğan değil mi? Seversiniz, sevmezsiniz! Şimdi ne düşünürseniz düşünün; ortaya çıkan siyasi fotoğraf Erdoğan oluyor! Kurucular partiden istifa etmişler ve yollarını ayırmışlar… Ak Parti'yi Erdoğan’a bırakan ve mücadele etmeyen bu kişiler değil mi? Seçmenin en çok merak ettiği partiden neden ayrıldılar? Bu konuda medyaya yansıyan hiçbir açıklama olmadı! Parti kurarak, Türkiye’ye ne gibi faydaları olacak?

Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun siyaset arenasında alacağı oy oranı ne kadar olabilir? AKP+MHP+BBP ortaklığı güçlü olmaları halinde Cumhur İttifakı devam eder…

Son günlerde ortaya atılan çelişkili ifadelere bakalım… Yapılan araştırma sonuçlarında Cumhur İttifakı'nın oy oranlarının düşmekte oldu ve MHP’den ayrılıp, yeni bir parti kurulacağı veya İYİ Parti'ye katılım olması bekleniliyor. CHP ve İYİ Parti'nin oylarında artış olması ile genel seçimde Millet İttifakı'nın iktidar ortaklığı mümkün görülüyor.

Bir gözlemimi aktarmak istiyorum: Türkiye’de çok sağ partiler var! Sol parti olmayınca, siyasi dengelerde istenilen ekonomi anlayışı bir türlü sağlanamıyor! Sağ partiler ekonomik düşünce farklılığı olunca; devletin kazanımlarını satan Neo liberalizm düşünceni sahip olduğu Ak Parti iktidarının ekonomi sistemi halkın için değil, sadece yandaşların çıkarlarına destek olacak yasaları çıkarır. Zengin daha çok zengin olur! Fakir daha fazla fakirleşir ve sosyal adalet diye bir şey kalmaz… Bugünkü Ak Parti  iktidarında olduğu gibi… Muhafazakâr toplumun dini ve ekonomik zenginliği sayesinde iktidarda devamlı kalacaklarına inanılır!

 

HAFTANIN SÖZÜ: Partileriyle siyaset sahnesine çıkmaları ile hasretlik biter mi? Bu konuda seçmen en iyi cevabı verir! Beklemek ve görmek lazım! (Mehmet AKTOPRAK)

Bu makale 1188 defa okunmuştur.

Perihan Dirican Perihan Dirican
Alengirli
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Muaviye ile Emevi siyaset dönemini yaşamak!
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Ehli zillet
Efraim Pala Efraim Pala
Mudanya'da Akşener rüzgârı
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Kaptan zeytin alınırsa ne olur?
Tevhide Türken Tevhide Türken
Tutkulu liderler -2
Metin Sezgin Metin Sezgin
Hak tecelli eyleyince
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Yavuz Bey oğluma..!
Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 20/02/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 13/02/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 06/02/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 30/01/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 23/01/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 16/01/2020

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci