MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Tevhide Türken

Dostluk

28 Şubat 2020, 22:16

Tevhide Türken


Dostluk sık sık kullandığımız bir sözcüktür. İnsanlar arasında, uluslar arasında.. İleriye dönük projelerimizde, bize umut veren üzüntülerimizde, acılarımızda, bizi teselli eden dostluktur. Dostluk; sıcaktır, güven vericidir, koruyucudur. Aşk, ihtirastır, ateştir, yakıcıdır. Fırtına gibi geçicidir. Dostluk; sakindir, süreklidir, akılcıdır. Öyledir de..

Niçin insanların talihsiz ve mutsuz günlerinde dostlar birden ortadan kaybolur? Olayların iradenizin dışında sizi diplerin karanlıklarına ittiği şartlar değişip yeniden su sathına çıktığınız zaman unutmaya başladığınız dost yüzler gülümser ve rahatlamış bir şekilde tekrar karşınızda bulmanın mutluluğuna ulaşırsınız. O anda artık hafızalar felce uğrar, muhayyilelerin yolları sınırsız açılır. Çünkü her şeye rağmen hayat devam etmektedir. Bu oyunu siz de ister istemez aynı samimiyetsizlik ve bir hayli umarsızlıkla oynamak zorunda kalırsınız.

Geçen Aralık ayının sonlarında liseden mezuniyetimizin 50. yıldönümünü eski sınıf arkadaşları ile bir arada kutladık. Yarım asır öncesinin çocukluk yıllarının sıcak ve samimi dostluğunu zaman erozyona tabi tutmuş, eritmişti. Birbirimizi sokakta görsek belki de tanıyamazdık. Hayat bizleri birbirimizden koparmıştı. Aynı masanın etrafında yabancılar gibi bakıştık. Zoraki şakalarımız ve kahkahalarımız havada boşluğa takılıp kaldı.

Peki, gerçek dostluk nedir? Aklıma takmıştım bu soruyu... Kalktım, Fransız Kültür Merkezi'nin kütüphanesine gittim. Büyük Ansiklopedi, dostluğun tarihini şu şekilde yapıyordu: "Bir insan, bir başka insan için duyduğu veya iki insan arasında mevcut sevgi ve sempati hissi bağ. Ne aile ilişkisine dayanır ne de seks cazibesidir." Bizde bugün herkes dostluğunu ispatlamak için birbirine "abi" diye hitap ediyor. Bu yapay akrabalık izafesi Fransız ansiklopedisinin dostluk tarifine ters düşüyor.

Buffon 1707-1784... Birbirinizin küçük kusurlarını görmemezlikten gelmezseniz dostluğunuzu sürdüremezsiniz. Dostluk, yalnız insanlar arasında gelişir. Bağlılık ise sadece hayvanlar için bahis konusudur görüşündedir.

Günümüzde dostluğu, çıkar bağlılığı diye anlayan yaratıklar çoğunluktadır.

Diderot (1713-1784), daha da karamsardır. Genellikle gerçek ve sağlam bir dostluk ancak hiçbir şeyi olmayan insanlar arasında kurulabilir. Yoksul insanın bütün varlığı dostunun mevcudiyetidir. Deney göstermiştir ki, bahtsızlık insanlar arasındaki bağları kuvvetlendirmektedir diye düşünüyor.

Ben de uluslararası dostlukların samimiyetine inanmıyorum. Ne geleneksel Alman dostluğuna, ne tarihi Fransız dostluğuna, ne 2. Dünya Savaşı'ndan sonraki Amerikan dostluğuna, ne de Davos ruhuna.. Büyük devletler çıkarlarına uygun düşünce görünmüşler ve her defasında Türkleri istismar etmişlerdir. İki hantal Alman savaş gemisi Goeben ve Breslau'ya karşı 1. Dünya Savaşı'nda Almanlar uğruna başta Çanakkale her cephede verilen yüz binlerce şehit, 2. Dünya Savaşı'nı takip eden yıllarda Alman kalkınmasını sağlayan ve bugün horlanan ve dışlanmak istenilen Türk işçileri 1'inci François ile Kanuni Sultan Süleyman arasında Fransa'da kimsenin farkında bile olmadığı tarihi Türk-Fransa dostluğu ve kapitülasyonlar ve Fransa'nın Osmanlı İmparatorluğu'nu parçalama politikası, ABD'nin kendi çıkar ve stratejisine göre Türkiye ile dostluğunun ayarlanması, Yunanlıların her zaaf anlarında Türkiye'ye geçici bir siyasi mütareke havası içinde yanaşmaları fakat Megalo İdea'dan asla vazgeçmemeleri...

Dışarıda sürekli ve ciddi dostluk arıyorsak, yurt içinde her alanda gerçek ve akılcı dostluğu ve barışı önce kendi aramızda zaman kaybetmeden kurmamız ve tek cephe halinde kuvvetli ve kararlı olmamız gerekmektedir. Ne yazık ki, nehir şu anda tersine akmaktadır. Oysa devletin birinci görevi, içte toplumun huzurunu sağlamak, dışta ise barışı ve saygınlığını korumaktır.

 

NOT: Cesur yazarlarımızdan Aziz Nesin'in kaleminden kan damlayan değil, kaleminden bal akan diyen, yazılarını büyük bir zevkle okuduğum, ufku geniş, derin görüşlü, bugün aramızda olmayan emekli Büyükelçilerimizden Semih Günver'in (1917-2000) "Garip Ada'nın Garip Eşeği" yapıtını 1990 yılında alıp okumuştum. Bu kitabı bugün tekrar okurken nedendir bilmem, siz değerli okurlarımla da paylaşmak istedim.

Bu makale 1760 defa okunmuştur.

Perihan Dirican Perihan Dirican
Duvar
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Yüreği olan yargılar
Metin Aytürk Metin Aytürk
Salgın, Belirsizlik, Güvensizlik...
Efraim Pala Efraim Pala
Covit 19 ile mücadelenin bedeli
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Sadeleşmek
Tevhide Türken Tevhide Türken
Çocuklarımız
Metin Sezgin Metin Sezgin
Her birimiz Mustafa Kemal Atatürk olmalıyız (2)
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Kaptan zeytin alınırsa ne olur?
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Yavuz Bey oğluma..!
Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 02/04/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 26/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 19/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 12/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 05/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 28/02/2020

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci