Marmara Denizi’nde, İstanbul’un Adalar ilçesi açıklarında 19 Ağustos Çarşamba günü meydana gelen peş peşe sarsıntılar dikkat çekti.
Kandilli Rasathanesi verilerine göre saat 17.33’te 2,3, saat 17.43’te ise 3,2 büyüklüğünde iki deprem kaydedildi. İlk depremin derinliği 9,9 kilometre, ikinci depremin derinliği ise 11,4 kilometre olarak ölçüldü.
Bölgede aynı gün daha küçük sarsıntılar da kaydedilirken, yaşanan depremlerle ilgili şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk bildirilmedi.
DOÇ. DR. KARABULUT: “BU AKTİVİTE İZLENMELİ”
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Karabulut, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Adalar açıklarındaki hareketliliğe dikkat çekti.

Karabulut, “Marmara Denizi içinde Adalar açıklarında son bir saatte mikrodeprem aktivitesi başladı. Bu aktivite izlenmeli” ifadelerini kullandı.
Karabulut, saat 17.03’te 2,5 büyüklüğünde ve 12,2 kilometre derinliğinde bir deprem meydana geldiğini, ardından 17.33’te 2,3, 17.43’te 3,2, 18.13’te 2,3 ve 18.18’de 1,5 büyüklüğünde depremlerin kaydedildiğini aktardı. Özellikle bazı depremlerin fay hattı üzerinde meydana gelmesinin dikkat çekici olduğunu belirtti.
“ÖNCÜ ŞOK MU?” DEĞERLENDİRMESİ
Karabulut, aktivitenin yaklaşık 6 kilometrelik bir segmentte yoğunlaştığını belirterek, söz konusu segmentin 5,8-6,3 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline ilişkin değerlendirmede bulundu. Ancak bunun yakın zamanda mutlaka böyle bir deprem meydana geleceği anlamına gelmediğinin altını çizdi.
Karabulut, “öncü şok” değerlendirmesinin ancak depremlerin seyri ve daha ayrıntılı analizlerle ele alınabileceğini belirterek, mevcut verilerle önceden kesin bir deprem öngörüsünde bulunulamayacağını vurguladı.

“10-13 KİLOMETRE BANDI KRİTİK”
Karabulut’un değerlendirmesine göre 19 Ağustos’ta başlayan Adalar dizisi yaklaşık 8-13 kilometre derinlik aralığında, özellikle de 10-13 kilometre bandında yoğunlaşıyor.
Bu derinliklerin Adalar segmentindeki fayın kilitlenme davranışı ve sismojenik zon açısından önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Karabulut, mikrodepremlerin bu aralıkta yoğunlaşmasının yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Doç. Dr. Karabulut, mevcut katalog verilerinin tek başına bir asperitenin kırıldığı sonucunu ortaya koyamayacağını, bunun için olayların daha ayrıntılı biçimde yeniden konumlandırılması (relokasyon) ve zamansal-mekânsal dağılımının incelenmesi gerektiğini ifade etti.
“GERİLME BOŞALMASI İHTİMALİYLE UYUMLU”
Doç. Dr. Savaş Karabulut, Adalar segmentinin literatürde tanımlanan fay geometrisi ve geçmiş jeodezik-sismolojik çalışmalarla birlikte değerlendirildiğinde, bugünkü depremlerin kilitli zonun hemen altı veya kenarı civarında bir gerilme boşalması ihtimaliyle uyumlu göründüğünü belir
