Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,346
DOLAR 7.79
EURO 9.28
ALTIN 452.76

Bizi yönlendiren güdü, yaşama verdiğimiz anlam166 defa okundu

, kategorisinde, 02 May 2020 - 21:23 tarihinde yayınlandı
Bizi yönlendiren güdü, yaşama verdiğimiz anlam

İnsan yaşam içerisinde sürekli kendine anlamlar edinerek yaşama tutunur.

Anlam, insanı yaşama bağlayan güçlü bir bağdır. Bu bağ olmadan, yaşam, insan için anlamsız, manasız fiziksel bir zaman akışına döner. Ve bu derin anlam ihtiyacı karşılanmadığında, hayatlarımızın sığ ve boş olduğunu hissetmeye başlıyoruz. Sonra tozutuyoruz. İnsan yaşama verdiği anlam çerçevesinde varoluşunu tamamlamaya çalışacaktır.

Sporcu kimliği olan birisi için yaşamının en önemli anlamı müsabakalarda derece almak ise, bu kişi kendi varoluşunu (zihinsel, duygusal, ruhsal, bedensel gelişimini)  bu doğrultuda tamamlamaya çalışacaktır. Ya da bir aşık için yaşamın en birinci anlamı aşkına ulaşmak ise, aşık kendi varoluşunu bu doğrultuda geliştirecektir. Yaşama verdiğimiz anlam bizim ruhsal kimliğimizin dışa dökümüdür. Hepimiz yaşamımıza birden fazla anlam yükleyebiliriz. Bir kişi için yaşamın anlamı; iyi bir makam elde etmek, mutlu bir yuvaya sahip olmak,  dünyanın daha temiz olması olabilir. Yalnız bu anlamlardan biri öncüdür bayrağı da o taşır. En güçlü ruhsal bağımızı da öncü olan anlam ile kurduğumuzdan dolayı varoluşumuzda genel anlamda bu anlam çerçevesinde şekillenecektir. Yaşamının anlamını kaybeden, yitiren kişilerde çok ciddi ruhsal çöküntü yaşanmasının nedeni belki de ruhsal bağın kopmasından dolayı kişide görülen ruhsal boşluktur. Kişi ruhsal boşluğunu dolduracak yani yaşamına anlam katacak bir değer bulamazsa ruhsal, fiziksel, duygusal çöküntü yaşaması da kaçınılmaz olacaktır. Bunun neticesinde; ya toplumdan kaçacaktır, ya belli davranışlarda abartı yaşayacaktır (uyku, yeme, spor, eğlence…) ya da ilaç, alkol ve benzeri şeylerle ruhunu teskin etmeye çalışacaktır.

Yaşama verdiğimiz anlam çerçevesinde varoluşumuzu oluşturduğumuzdan dolayı, anlamın büyüklüğü doğrultusunda varoluşumuzu yüceltmeye çalışırız. Ve herkes kendi yaşamına verdiği anlamın büyüklüğü kadardır.

Peki; yaşamın anlamını biz nasıl oluştururuz? Kişide yaşamın anlamını oluşturan etkenler nelerdir? Seni etkileyen güçlerdir. Bu güçler aile, toplum, coğrafya ve sensin. Sonuncusu çok az kişide bulunur. Bunlar ruhları dizginlenemeyen özgür ruhlu, tarih yapan, tarihin akışını değiştiren kişilerdir. Genel anlamda bizler dışarıdan etkilenme sonucunda yaşamlarımızın anlamını oluşturuyoruz. Günümüzde bu etkilenmeyi yaratan en güçlü öğe batıdan kaynağını alarak bütün dünyayı saran popüler kültürdür. Batının istediği gibi giyindik, istediği gibi beslenir olduk, istediği gibi düşündük, istediği gibi eğlenir olduk. Ve böylece mono kültürün (batının istediği gibi tek kültür) yaşandığı bir dünya oluşturuldu. Modern kültür için, yaşamın anlamı sahip olmadır. Bir şeylere sahip olmak için yaşamalıyız. Ve böylece modern kültürün dayatması olan sahip olma güdüsünün etkisi altında varoluşumuzu oluştururuz. Zihinsel, duygusal, ruhsal yeteneklerimiz sahip olma güdüsünün belirlediği doğrultuda gelişim gösterir. Yaşamın anlamı bir şeylere sahip olmak olunca değerler de  (insanın tekamülünün yapı taşları) kullanılacak bir araca dönüşür. Ve bir şeylere sahip olmak için her şey mübah anlayışı, ahlakı gelişir.

Yaşamın anlamı bir şeylere sahip olmak olunca insan insandan uzaklaşır. Hak, adalet, eşitlik, hoşgörü, doğruluk gibi erdemler sadece kişisel menfaatin elde edilmesi için kullanılan araçlar olur. Ve bir kıta açlıktan milyonlarca insanını yitirirken diğer bir kıta tokluktan geceleri uyuyamaz olur. Yaşama hangi anlamı yüklemişsek o şekilde yaşamaktayız. Ormanlarımız yok oluyorsa, hayvanların soyu tükeniyorsa, hava kirliliği artıyorsa, buzullar eriyorsa, milyarlarca insan açlık çekiyorsa, tarihin bugüne kadar görmediği kadar korkunç savaşlar yaşanıyorsa sebebi yaşama verdiğimiz anlamın yanlışlığındadır.

Sahip olmak anlayışında önemli olan sonuçtur, sürecin hiçbir anlamı yoktur. Bu yüzden seni sonuca götürecek en iyi yolu seçersin nasıl olacağına bakmadan. İlkel insan, yüce anlayışıyla hareket ederdi. Yapacağı bir eylemin etkisini etraflıca düşünürdü bir hayvanı avlamadan önce hayvanın doğaya, hayvan nesline, insanlara etkisi ne olur diye etraflıca düşündükten sonra avlanmaya karar verirdi. Modern insan, basit anlayışıyla yapacağı bir eylemin sadece sonucunu düşünerek hareket etmektedir. Eyleminin yaratacağı, etkileyeceği diğer etmenleri düşünmez. Sadece düşündüğü sonuca ulaşmaktır. Yaşama verdiğimiz anlamı değiştirmesek ne biz, ne insanlık ne de tabiat huzur bulacaktır.

Güçlü etkiler, insanlarda güçlüruhsal değişimler yaratır. Doğa verdiği tepkilerle bizi eğitir. Doğa, bazen verdiği tepkilerle ruhu öyle bir işler ki o güne kadar duyduğun, gördüğün, bildiğin şeylerin ruhuna tesiri olmamışken, doğa bir anda sende öyle bir tesir bırakır ki artık sen bugüne kadar baktığın pencereden dünyaya bakamazsın.

Corona Virüs, bütün dünyayı saran bir salgın. Hepimizin korkulu rüyası haline geldi. Görülmeyen, tam tanımlanamayan bir düşman dünyayı dize getirdi. Ekonomik, sosyal, siyasal, ruhsal etkisi küresel boyutta. Düşman senin bugüne kadar göremediğin zaaflarını, eksikliğini, gücünü, güçsüzlüğünü sana çok iyi gösteren bir eğiticidir. Senin kendine dönmeni sağlar, bugüne kadar göremediğin kendini görürsün artık.  Küresel boyutta yaşanan salgının bütün insanlara da bir mesajı vardır diye düşünüyorum. Hepimiz bu mesajı doğru okuyarak kendi yaşam sorgulamamızı yapmalıyız.

Çünkü, bir şeyler iyi gitmiyordu…!

Corona Virüs sebebiyle yakınlarını kaybedenlere başsağlığı diliyorum. Bu salgınla mücadelede başta sağlık personelleri olmak üzere mücadelede yer alan herkese minnettarlığımı sunuyorum.

Google News Mudanya Haberleri
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Suat ORUNÇ
YORUM YAZ