2 Kasım 1917 tarihinde İngiltere Dışişleri Bakanı olan Arthur James Balfour, Siyonist hareketin önde gelen figürlerinden Baron Walter Rothschild’e hitaben bir mektup yazdı.
“Filistin topraklarında Yahudiler için bir vatan vadeden” bu mektup, İsrail devletinin kurulmasına giden süreçte en önemli kilometre taşı olarak görülüyordu.
Rothschild ve Balfour arasında karşılıklı yazışmalar sonunda hazırlanan deklarasyon, İngiltere’nin savaşa yeni dahil olan ABD’de güçlü olduğuna inandığı Yahudi diasporasını etkilemeyi amaçlıyordu.
“Halksız vatana, vatansız halkı yerleştirme” söylemiyle yapılan kampanyalar çerçevesinde yazılan mektubun ardından tarihi Filistin topraklarına büyük bir Yahudi göçü başlatıldı.
Önce Mekke Şerifi Hüseyin bin Ali’ye Arap Krallığı’nı vadeden, ardından Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarını Fransa ile paylaşan İngiltere, işgal altında tuttuğu tarihi Filistin topraklarında, bir İsrail devletinin kurulmasına uzanan yolu hazırlamış oldu.
Filistin’e 1920-1940 arasında Yahudi göçü hız kazandı ve son olarak Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı sırasında Yahudilere yönelik Nazilerin gerçekleştirdiği soykırım sebebiyle göç oranı giderek arttı.
İngiltere, Filistin halkını yok sayarak 1948’de Filistin topraklarında İsrail devletinin kurulmasına böylelikle zemin hazırladı.
İngiltere, Filistin’den çekildikten sonra İsrail devletinin kurulmasıyla işgal süreci daha da yoğunlaştı. Yüz binlerce Filistinli yurtlarından sürüldü, büyük can ve mal kayıpları yaşandı.
Balfour’un öncülük ettiği süreçte tarihi Filistin toprakları üzerinde kurulan İsrail devleti, yarısından fazlasını zorunlu göçe maruz bıraktığı Filistinlilerin halihazırda yaşadığı bölgelere halen “halksız vatan” muamelesi yapıyor.
2017 yılında dönemin İngiltere Başbakanı Theresa May, “İsrail devletinin kurulmasında sahip olduğumuz rolden dolayı gurur duyuyoruz ve kesinlikle deklarasyonun 100. yılını gururla kutlayacağız” demişti.
Filistinlilerin, 1917 tarihli Balfour Deklarasyonu’ndan bu yana yaşadıkları felaketler silsilesi,ABD Başkanı Donald Trump döneminde giderek arttı.
Kudüs’ün İsrail’in sözde başkenti olarak ilan edilmesi ve Trump döneminde ABD’nin bunu tanımasına giden süreç, 1917 Balfour Deklarasyonu ile başlayan sürecin devamı olarak görülüyor.
İngiliz Dışişleri Bakanı Balfour gibi ABD Başkanı Trump da, Filistinlileri yok sayarak, sahip olmadıkları toprakları, hakkı olmayan Yahudilere vermeye devam etti.
İsrail, yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan Filistin halkını değişik bahanelerle yerlerinden yurtlarından sürmek ve bu toprakları ele geçirmek için öldürmekten vazgeçmiyor.
7 Ekim 2023 yılında Hamas’ın yapmış olduğu saldırıları bahane eden Siyonist İsrail, Netenyahu denen caninin önderliğinde binlerce masum insanı gözünü dahi kırpmadan öldürmeye başladı.
Hamas’ın İzzettin el Kassam Tugaylarına karşı başlattığı bu savaşta orantısız güç kullanmaya modern çağın en öldürücü silahlarını kullanıyorlar.

Image ref 24094594. Copyright Rex Shutterstock No reproduction without permission. Please see www.rexfeatures.com for more information.
Masum insanları, çocukları, kadınları, silahsız insanları öldürmesine üzülerek söylüyorum ki tüm dünya sesini çıkaramıyor.
Okulları, hastaneleri içerisinde insan var mı, yok mu demeden, gözünü dahi kırpmadan, bombalayan acımasız cani haline geldiler.
Filistin halkının yaşadığı topraklara insani yardımında ulaşmasını engelleyen Netenyahu, yüzlerce çocuğun göz göre göre açlıktan ölmesini tüm dünya liderleri izlemekten başka bir şey yapmıyor!
Cani Netenyahu, saldırgan tutumunu Lübnan’a, İran’a ve Suriye’ye saldırarak devam ediyor.
Siyonist İsrail’in bu acımasız saldırılarını kimse durduramıyor!
Binlerce insanı dünyanın gözü önünde acımasızca öldürmeye devam ediyorlar.
Birkaç Avrupa ülkesinin sadece yapabildiği şey ise Filistin devletini uzun yıllar sonra tanımaktan öteye gidemiyor!
Netanyahu’nun bu katliamına destek veren Donald Trump başta olmak üzere İngiltere, Fransa, Almanya, BAE, Katar, Suudi Arabistan devlet başkanlarının eli yüzü kanlıdır.
Canilere silah ve para desteği veren ülkeler ve kişiler de canidir, katliamın ortağıdır.
Gözünü kan bürümüş Siyonist canileri ve işbirlikçilerini tarih asla ve asla affetmeyecek.


