Evliya Çelebi; 23 Nisan 1640’da İstanbul Sarayburnu’ndan bindiği bir yelkenliyle başlamış, Mudanya seyahatine. İlk Cuma namazını burada kılmış. Seyahatnamesi’nde, Mudanya’nın bağlarından, bahçelerinden, üzümünden, şırasından ve sirkesinden bahsetmiş.
Mudanya’da gördüğü bu hal üzerine çok etkilenmiş ve “Darü‘l-Hal / Sirke Diyarı“ diye adlandırmış. Sirke, Mudanya’da ve ülkemizde yüzyıllardır sofralarımızda lezzet kaynağı olarak kullanılmış.
19. yüzyılda, Mudanya’da iki dine mahsus halk yaşıyordu. Hristiyanlar ve Müslümanlar.
Üzüm bağları o kadar çok ve yaygınmış ki, Hristiyanlar üzümden şarap, Müslüman halk ise sirke ve şıra yaparak ürünlerini değerlendirirlermiş. Hatta 1900 yılında üzüm bağlarının yaygın olmasından dolayı, Trilye’de yılda 170 ton şarap üretilerek İstanbul’a ihraç edildiği kayıtlara girmiş.
11. yüzyılda yaşayan büyük hekim İbn-i Sînâ ise sirkeyi yalnızca bir gıda değil, aynı zamanda bir ilaç olarak değerlendirmiş. “El-Kânûn Fi’t-Tıbb” adlı eseriyle tıbbın temel taşlarını atan İbn-i Sînâ, sirkeyi çok yönlü bir şifa maddesi olarak tanımlamıştır.
Atalarımızdan, büyüklerimizden gördüğümüz ve öğrendiğimiz kadarı ile halkımız arasında sirke;
- Uyuz hastalığının tedavisinde, kaşıntıyı hafifletmek, cildi arındırmak amacı ile kullanılıyor.
- Vücut ısısını düşürmek, serinletmek ve ateşi düşürmek için ateş düşürücü kompres yapılarak kullanılabiliyor.
- Boğaz gargarası yapılarak, soğuk algınlığına karşı boğazdaki mikropları azaltmak amacı ile kullanılır.
- Sinek ısırdığında kaşıntı ve şişliği azaltmak amacı ile sirke kompresi yapılarak kullanılıyor.
- Saç derisini arındırmak, kepeği azaltmak amacı ile sirke kepek karşıtı saç durulamasında da kullanılıyor.
Yani gördüğünüz üzere sadece sofralarımızda değil, yüzyıllarca sağlık amacı ile de sirke kullanılmış.
Yüzyıllardır Mudanya’da, Bursa’nın Misi köyünde var olan üzüm bağlarından üretilen üzümler, günümüzde üreticimize ekonomik olarak değer katmadığı için üretimi her geçen gün azalmıştır.
Mudanya’da üreticilerimiz, ‘Üzüm diyarı‘ olarak adlandırılan Çağrışan’da, İpekyayla’da, Akköy’de, Çepni’de ve Yörükali mahallerinde ne yazık ki, bir elin parmakları kadar kalmış.
Son yıllarda üzüm ve sirke önemini kaybetmiş olmasına rağmen; Mudanya eşrafından Sinan Şentürk sirke üzerinde çok çalışmış.
İncir sirkesi, zeytin yaprağı sirkesi, enginar sirkesi, alıç sirkesi başta olmak üzere toplamda 12 çeşit sirkenin üretimini gerçekleştirmiş.
6’lı setler halinde şişeleyerek, vatandaşlarımızın takdirine sunmuş.
Ve böylelikle ”Mudanya Sirkecisi” doğmuş.
Günümüzde ve yakın tarihimizde Mudanya’nın en önemli tarımsal girdisi olarak zeytin ve siyah inciri görebiliriz.
Mudanya’da, coğrafi anlamda zeytine ve zeytinyağına sahip çıkılmadığından ulusal alanda Trilye tipi sofralık zeytinin adını ne yazık ki, Gemlik ilçesine kaptırmışız.
Mudanya Zeytini veya Mudanya Zeytinyağı olarak ciddi bir marka oluşturamamışız.
Bugün zeytinde marka adı Gemlik tipi zeytin olarak karşımıza çıkmaktadır. Mudanya adına çok üzücü bir durumdur.
İncir de Bursa bölgesinin ürünü olduğu için ‘Mudanya kara inciri‘ olarak da adını duyamıyoruz. Bu verimli toprakları başka bir ürünle buluşturamadığımız için, topraklarımızı verimli kullanamadığımızı da ifade etmek istiyorum.
Ancak yüzyıllardır bu toprakların ürünü olan üzüm, enginar, incirden sirke üretimlerini desteklersek; Mudanya’da köylümüz ve çiftçimiz ekonomik çeşitlilik için alternatif ürünlere yönelebilecek. Üretimde çeşitlilik ve sosyal alanda refah artacaktır.
Bunun yanında, Mudanya’nın tanıtımına da katkı sağlayacağını düşündüğüm tarihi ürünümüz olan sirkenin “Mudanya Sirkecisi” olarak adını duyurması ve Sinan Şentürk’ün markalaşma konusundaki bu tür başarılı çalışmalarını destekliyorum.
Mudanya Kaymakamımız Sayın Ayhan Terzi’nin, Mudanya Belediye Başkanımız Sayın Deniz Dalgıç’ın, Ziraat Odası Başkanı Zekai Samast, Esnaf Odası Başkanı Ertan Abdülazizoğlu ile diğer STK’ların, Sinan Şentürk’ün sirke üretiminin markalaşması çabasına sahip çıkmalarını diliyorum.
Böylelikle tarihi anlamda “Mütareke Şehri Mudanya” ismi, (Darü‘l-Hal) Sirke Diyarı Mudanya” olarak da adlandırılabilir.


