Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

En sonunda IMF’nin kapısına dayandık!

Yaklaşık olarak 10 yıl öncesine gidersek eğer Türkiye, IMF’ye (Uluslararası

Yaklaşık olarak 10 yıl öncesine gidersek eğer Türkiye, IMF’ye (Uluslararası Para Fonu) olan borcunu 2013 yılının Mayıs ayında son taksitini ödeyerek kapatmıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 12 Ağustos 2020 tarihinde BBC News’te yayınlanan bir açıklamada,“İktidara geldiklerinde Türkiye’nin Uluslararası Para Fonu’na (IMF) 23,5 milyar dolar borcu olduğunu, ancak tüm bu borcun kapatılmasının ardından IMF’nin Türkiye’den borç ister hale geldiğini söyledi. IMF, bizden 5 milyar dolar borç istedi. O zaman ekonomiye bakan zat, (O zamanki Bakan Mehmet Şimşek) geldi bana ‘Sayın Başbakanım verelim mi bu borcu?’ dedi. ‘Verin, bugün borç alan yarın talimat alır” dedim, diyerek ilginç bir açıklama yapmış!

Tabi bu 5 milyar Dolar para IMF’ye verilmedi. IMF’nin, 2012 yılında destek kaynak aradığını ve Türkiye’nin fona destek taahhüdünde bulunduğunu, ancak IMF tarafından bu kaynağın hiçbir zaman kullanmadığı yetkililer tarafından açıklandı.

Türkiye ekonomik kriz yaşamadan önce son olarak 30 Eylül 2019 tarihinde bu teklifi yeniledi ancak IMF’nin fon olarak bu krediyi hiç bir zaman kullanmadığı açıklamalarda, tekrar tekrar yer aldı.

Yıllardır bu teklif yüksek nüktelerle seçim meydanlarında söylendi de, söylendi. Seçmen de çılgınca alkışladı. Çünkü insanlar, gururunu okşayan bu söylemlere inandı tabi!

Yanlış ekonomik hayallerin peşinde olanların, ülkemizi getirdikleri seviye kuyunun dip noktasıdır. Bugün yaşadığımız gerçek budur.

Bugünkü gerçeklerde ise; Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in isteği üzerine IMF heyetinin Eylül ayında Türkiye’ye görüşme için geleceği basına yansıdı.

Şimşek’in, ekonomik darboğaz içine giren Türkiye’nin kendisi tarafından uygulanan sıkı para politikasının ülke kaynaklarındaki gelişmeleri anlatacağı ve sunacağı kesin.

Malum körfez ülkelerine yapmış olduğu ziyaret sonrasında eli boş dönerek, ileriye dönük vaatler alan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek uyguladığı bu sıkı para politikasına, IMF’den destek görmek istiyor. Alkış almak istiyor.

Aksi durumda IMF 6 yıl sonra neden davet edilsin ki?

“Şunu da yaparsanız, bunu da yaparsanız, şu ek vergileri koyarsanız, bu vergi oranlarını arttırırsanız size IMF’den bir destek sağlarız” diyerek bu görüşme sonlanacak diye düşünüyorum.

Yani yakın zamanda yine acı reçeteler ile karşı karşıya kalacağız anlaşılan. Mücbir sebeplerden dolayı (Ek MTV) tahsil edilmek istenen bu bedeller tam takır olan Hazine’nin biraz para görmesini sağlayacak.

İşte aracı olan vatandaşa sadece 2023 yılında bir kereye mahsus olmak üzere bedel ödettirdikleri ve 2 taksitte tahsil edilecek olan ek MTV taksitinin 1. ödeme günü geldi.

6 Eylül gününe uzatılan 1. ödemenin, ikinci taksiti ise Kasım ayının sonunda ödenmesi isteniyor. Aksi durumda ‘borcu vardır’ diyerek fenni muayeneleri de yapılmayacak, kontrol günü gelen araçların. Yani ödemek için bizleri mecbur edecekler ve ödenmediği takdirde gecikme faizi de uygulayacaklar.

Bunun yanında;

Merkez Bankasının politika faizini yüzde 17,5’ten, yüzde 25’e çıkarması ile piyasadan TL hareketliliğini çekmek istiyor. Bu amaçla özel bankalar harekete geçti bile. Avans hesapların aylık faiz oranını yüzde 3,57’ye, gecikme faizini de yüzde 3,87 çıkardı.

Yine vatandaşa darbe vuruldu. TL’nin tüketimden çekilmesini istiyorlar. Enflasyonu düşürmenin çaresini bunda buldular.

İğneden ipliğe kadar zam furyası içinde boğulan vatandaşlarımızın, havaların soğuması ve kombilerin yanmaya başlaması ile çaresizlik içinde kalacağı muhakkak.

Bu kışın hepimiz için zor geçeceği muhakkak. Bakalım IMF’nin gelmesi ile Sayın Şimşek vatandaşa daha neler çakacak!

Çünkü ağanın eli tutulmaz, ne istedi ise yapılır!

Bakalım 2023 yılında daha ne sürprizler göreceğiz!

Yararlandığım kaynak: BBC News Türkçe

Yüz Ağdası