MARMARA DENİZİ’NİN UMUDU PİNA’DA!
Geleceğimizi ve denizlerimizi kurtarmak için neler yapılmalıdır? Şöyle bir göz atalım:
Öncelikle, akarsuların Marmara Denizi’ni kirletilmesinin önlenmesi en önemli adım olacaktır.
Bunun için akarsuları kirleten tesis ve fabrikalara uygulanacak yaptırım caydırıcı olmalı. Bu nedenle işletmelerin mantığı “Cezayı öderim, kirletmeye devam ederim” şeklinde olmamalıdır!’
Kesilen maddi cezalar, şirket gelirine endekslenmeli, böylelikle Avrupa’daki örnekleri gibi son derece caydırıcı olmalıdır.
Tekrarı halinde uygulanacak ceza ise tesisin kapatılması olmalıdır.
Denizlerdeki avcılık yasaklarının uygulandığı tarihler daha da uzatılmalı! Yasal avlanma boyutuna ulaşamayan balıkların ticari anlamda yakalanmasının önlenmesi, deniz yaşamının devamı içinde şarttır.
Marmara Denizi’nde gırgır balıkçıları çok gelişmiş gemi kadar büyük ve radar teknolojileri çok gelişmiş teknelerle çok küçük gözlü ağ sistemlerini kullanabilmektedirler. (Fanyalı ağlar)
Balık avlama yasaklarının bittiği 1 Eylül günü, gelişmiş teknoloji ile donatılmış gırgır teknelerinin “Savaşa çıkan bir donanma gibi” Mudanya’da denizlerimizi istila ettiğini mutlaka görmenizi dilerim.
2024 yılının 1 Eylül akşamı Mudanya denizi açıklarında gözle görülen tam 43 tane gırgır teknesini saymıştım. Bu manzara karşısında içim acımıştı. Sizde görseniz içiniz acıyacaktır!
Denizlerimizde ‘katliam’ yapar gibi avcılık yapan gırgır teknelerinin sayıları kısıtlanmalı. Denizlerdeki yaşamın sonunu getirecek bu uygulamada mutlaka kota konulmalıdır.
Mudanya’da; kırsal bölgelerde Altıntaş, Yörükali, Aydınpınar, Tirilye, Kumyaka, Eşkel mahalleleri, yerleşim alanları, tatil sitelerinin vs. atık suları mutlaka ve mutlaka “Biyolojik Arıtma Tesisi’ne” bağlanmalıdır.
Kentin altyapı planı en az 80-100 yıl sonrası göz önüne alınarak yapılmalıdır.
Denizlerimizde, özellikle deniz tabanında bulunan yosun, midye, pina, deniz hıyarı, deniz çayırları gibi deniz süzgeci görevini yapan doğal eko sistemi koruyan canlıların yaşam alanları oluşturulmalı.
Deniz suyunu adeta filtre eden, deniz yaşamının koruyucusu olan, deniz hıyarı, pina, sünger, deniz çayırlarını ve yosunların oluşumu için çalışmalar yapılmalıdır.
Bu doğrultuda Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı öncülüğünde Ocak 2023’de “Marmara’nın Umudu Pina” projesi geliştirildi.
Saatte 6 litre deniz suyunu temizleme kapasitesine sahip ‘Pina’lar, müsilajdan kurtulmamız için bizlere umut olur. Pina’ların korunması ve çoğalması için Prof. Dr. Mustafa Sarı’nın bu çalışmasını Gemlik Körfezi’nde ve Mudanya kıyılarında mutlaka hayata geçirme konusunda ilgililerin dikkatini çekmek istiyorum.
Komada olan Marmara Denizi’ni ‘pina’lar kurtaracak!
Bununla birlikte; denizlerde trol avcılığını engellemek ve doğal deniz yaşamını destekleyecek resifler oluşturulmalıyız.
Doğal barınak haline gelecek olan bu resiflere, bir zamanlar Mudanya’da bolca bulunan Mercan, Levrek, Çipura, Kalkan, Mezgit gibi balıkların yavrularını bırakarak deniz yaşamının geri gelmesi sağlanmalıdır.
Kendimizden başka canlıya mutlaka ‘yaşam hakkı’ tanımalıyız. Bu şartlar altında her şeyin son kullanma tarihinin olduğunu da bilmemiz gerekmektedir.
Topyekun bir çalışma yaparsak eğer, doğamızı korumada başarılı oluruz.
Yukarıda anlattığım çalışmaları Kocaeli Körfezi’nde, Bandırma ve Erdek Denizi’nde yapıldığını ve olumlu sonuçlar alındığını biliyorum.
Neden bizde Gemlik, Mudanya’da deniz yaşamını destekleyecek bu tür çalışmaları yapmayalım ki?
Yapılacak bu çalışmanın içerisinde Bursa Valiliği, İlçe Kaymakamlıkları, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Mudanya, Gemlik, Nilüfer Belediyeleri başta olmak üzere, Bursa, Mudanya, Gemlik, Nilüfer Kent Konseyleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı kurumlar, Su Ürünleri Kooperatifleri ve en önemlisi ‘halk’ olmalıdır.
Ancak böylelikle doğamızı ve denizimizi yoğun bakımdan çıkarabiliriz!



