Çeşitli mezarlıklar vardır… Bazısı yol kenarında, bazısı şehrin ortasında, bazısı dağın başında yalnız, bazısı gurbette kalmış, bazısı türbede, bazısı şehitlikte, bazısı aile mezarlığında, bazısı bulunamamış maalesef ve bazısı ise tarihte kalmış.
İşte tarihte kalmış olan mezarlıkların mirası bize mezar taşlarıdır. Mudanya’da da tarihi hafızası olan mezar taşları vardır.
Mudanya Belediyesi, tarihi M.Ö. 700 yıllarına dayanan Mudanya’da Osmanlı dönemine ait mezar taşlarının kültürel mirasını korumak amacıyla bir envanter çalışması başlattı. Proje kapsamında dijital arşiv oluşturularak, kültürel miras rotaları ve açık hava müzeleri oluşturulması hedeflendi.
Bu mezar taşlarından ölen kişinin nereli, hangi dönemde yaşadığını, kadın veya erkek olduğunu anlayabiliyoruz. O dönemlerde yaşayan kişinin varlıklı veya ulemadan olduğu da bu mezar taşlarından okuyabiliyoruz.
Kumyaka Mahallesi Mezarlığı’nda da tarihi değere sahip mezar taşları bulunmaktadır.
Görevliler tarafından kaybolmaması ve tahrip olmaması için tespit edilen mezar taşları, mezarlık üzerinde duvarın kenarında konularak istiflenmiştir.
Benzer mezar taşları, Mudanya Ömerbey Mahallesi Mezarlığı’nda da tespit edildi.
Türk Alman Kültür ve İletişim Okulu öğrencisi Emirhan Sağdır’ın, Ömerbey Mahallesi Mezarlığı’nda gönüllü araştırma yaparak Osmanlı dönemine tarihlenen mezar taşlarını ortaya çıkardığı görülmektedir.
Furkan Yiğit Gürleyik’in okuyup çevirisini yaptığı bu mezar taşlarında, şu ifadeler yer almaktadır:
“Hüve’l-Baki Ah gitdi cihandan … fidan * taktın? Tak Eyledi enva’-i ‘illet … Doymadı dünyasına ol …Eyledi teslim-i ruh oldı bu ‘alemden Nihan * Vezirköbrili oğlı… zade Osman
Ah mine’l-mevt- Beni kıl mağfiret ey Rabb-i Yezdan- Bihakkı ‘arş-ı a’zam nur-ı Kur’an-Gelüb kabrim ziyaret iden ihvan-İdeler ruhıma bir Fatiha ihsan…Şerîf …zade?…”
O dönemde merhum olmuş kişilerin kimlikleri ve yaşları hakkında bilgi sahibi olabilmekteyiz.
Bazıları toprak içerisinde ve halen ayakta durabilen bu mezar taşları, Mudanya Belediyesi görevlileri tarafından dijital arşive alınarak envantere dahil edilmelidir.
Mezar taşlarının kadere teslim olmasının yanı sıra birçok Türk Müslüman mezarlıklarında gördüğümüz ilgisizliğin daha fazlası maalesef Mudanya Ömerbey Mahallesi Mezarlığı’nda da görülmektedir!
Bir yakınını kaybeden kişiler ruhen bir nebze rahatlamak için mezarlık ziyaretleri yapar.
Ağırdır aslında ayrılık acısı! Merhumun ruhuna bir Fatiha okur. Mezarlıkların üzerine ektiği çiçekleri sular ve yaşatmaya çalışır.
Benim de anne, babam, aile büyüklerim ve birçok yakınlarımın mezarları da bu mezarlıkta bulunmaktadır.
Her gelip gittikçe mezarlığın halini gördükçe iç çekiyorum ve üzülüyorum!
Yaz aylarında mezarlıkların içerisinde uzamış otlar ilkbaharda kesilmemiş. Otlar uzamış ve zamanla kurumuş. Mezarlıklar arasındaki yaya yolları bozulmuş, bordür taşları kırılmış.
Bazı ağaçlar ve dalları kuruyarak mezarlıkların üzerine yıkılmış durumda.
Hayrat olarak yaptırılan çeşmeler kirlenmiş ve su şişeleri gelişi güzel atılmış.
Yani Mudanya eski mezarlığı kaderine terk edilmiş!

Sorumlusu Bursa Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü, burayı unutmuş!
Gözden çıkarmış galiba!
Zamanla başvurulara yılda birkaç kez gelerek otları biçerek cevap veriyorlar. Bir daha ne gelen var ne de giden!
Mezarlıkların bakımı, yeşil alanlarının düzenlenmesi, hayrat çeşmelerin temiz ve bakımlı kalması, kaldırım ve yaya yollarının yenilenerek düzenlemesi çok mu zor acaba?
İşte mezarlıklara gittikçe bu kötü manzaralar beni ve Mudanyalı diğer ziyaretçileri üzmektedir.
“Her mezarı türbe haline getirin demiyorum, ama kardeşim biraz geçmişe saygı duyulmasını yürekten istiyorum.”
