“Deprem uzmanları ve ülkemizde yaşayan, Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Marmara Bölgesi’nde 6-6,5 büyüklüğünde deprem beklendiğini kaydetti.”
Moriwaki, sözlerine şöyle devam etti.
6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen, Kahramanmaraş depremlerinden sonra, 1 Ocak 2024’te Japonya’da 7.6 büyüklüğünde deprem oldu.
“Kahramanmaraş’taki ikinci deprem ile aynı büyüklükte. Kahramanmaraş depremlerinde 53 bin rakamı var ama bana göre üç katından daha fazla” dedi.
“Zaten bakanın ağzından da kaçtı 130 bin diye. 53 bin olsun, Japonya’da aynı büyüklükte depremde 330 kişi hayatını kaybetti” ifadelerini kullandı.
Düşünsenize iki ülkede deprem ülkesi; Türkiye’de en az 53 bin kişi hayatını kaybediyor, Japonya’da ise sadece 330 kişi.
Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Türkiye ile Japonya arasında deprem hazırlık konusundaki farkları da anlattı:
İki taraf da dua ediyor. Japonya, dua yapmadan önce mutlaka kendi yapabileceği evi iyi mi, evinin zemini iyi mi kötü mü bunları araştırıyor. Depreme hazırlığını yapıyor.
Ama Türkiye’de hiçbir hazırlık yapılmadan sadece dua yapılıyor! ifadesini kullandı.
Hatta Mudanya’da kişiler bir ev alacağı zaman, evin depreme dayanıklı olup olmamasından, ziyade başka özelliklerini arıyorlar. Oda denizi ne kadar görüyor? Evin önü kapanıyor mu? Yolu yokuş mu? Havuzu var mı? Odaların rengi, gibi sorular Türkiye’de ve Mudanya’da konut almada önem arz etmektedir.
Çok manidar!
Nerede yanlış yaptığımızı biliyoruz aslında, ama hiç önemsemiyoruz.
Çok basit bir soru daha soruyorum?
Mudanya’da evlerimizde kaçımızın deprem çantası var?
Çok olmadığını düşünüyorum. Belki bir kaçımızda var!
Deprem ile karşılaştığımızda nasıl korunacağımızı, evlerimizin içerisine depremin risklerinden korunarak oluşabilecek zararı nasıl azaltabileceğimizi, kaçımız biliyor!
Afet ve acil durumlarda vatandaşlarımızın kaçış yolları neler olacaktır?
İhtiyaç halinde vatandaşlarımız nerede barınacaklar?
Bu soruları sorunca, AFAD ve Mudanya Belediyesi sınıfta kalacaktır.
Bence başımıza gelecek deprem için hiç zamanımız kalmamış olabilir.
Mudanya’nın 9 Merkez Mahallesi’nde 24, 4 kırsal mahallede ise birer tane olmak üzere toplamda 28 Afet ve Acil Toplanma Bölgeleri oluşturulmuş.
Bu bölgeler genel olarak okul bahçeleri, stadyum ve küçük park alanlarından öteye gidememiştir.
Birkaç örnek vermek istiyorum.
Mudanya İskele Meydanı’ndaki toplanma alanı, BUDO ve Sosyal Tesisler araç otoparkı olarak kullanılmaktadır. Araçların toplatıldığı bu alanda, insanların toplanması mümkün değildir!
Bu gerçekler görülmelidir.
Güzelyalı Lise Caddesi’ndeki Eski İmam Hatip Ortaokulu, Afet ve Acil Toplanma Bölgesi ilan edilmiş. Okulun giriş kapısında koca bir asma kilit var. Okulda vatandaşların kalabileceği bir durumda değil. Yıkılmaya yüz tutmuş durumda.
Ya da Güzelyalı Duran Camisi’nin avlusu da yanlış bir seçim olmuş.
Orada toplanan insanların üzerine artçı depremler olduğunda minarelerin yıkılması söz konusu iken buraya vatandaşları toplama cahillikten başka bir şey değil.
En önemlisi de, spor aletlerinin olduğu ve küçük çocuk park alanlardan; “Afet ve Acil toplanma alanı olamaz”.
Bunu çok iyi anlamamız gerekiyor.
Pekiyi, adı üstünde acil olarak neler yapmalıyız.
İlçemizde yaşayan insan sayımıza paralel insanlarımızı afet zamanında barındırabileceğimiz alanlar oluşturulmalı.
Bunun için gerekiyorsa kamulaştırma yapılmalı. Oluşturulan bu alanlarda çadır, konteyner ve tuvalet, duş ve temiz suya ve gıda’ ya ulaşabilmek için alt yapı oluşturulmalı.
Mudanya’da deprem konusunda halkımıza (depreme hazırlık ve acil ilk yardım) eğitimi verilmeli.
Acil toplanma alanlarının yetersiz olduğu, ilçemizin trafik, otopark problemlerinin çözümlenmesi, sokak ve caddelerin açık tutulması gerekmektedir.
Bölgesel olarak kentsel dönüşüme geçilmesi konu başlıkları, depreme karşı yapılacak en öncelikli ve ciddi çalışmaların başında gelecektir.
Geç kalınmadan, karar verme yetkisindeki tüm kurumların, bu eksiklikleri dikkate alarak önlemler için kollarını sıvamalarını umuyorum.
Bu alınacak önlemlere; belki 10 dakika sonra, belki bir saat, belki bir gün, belki bir hafta sonra ihtiyacımız olabilir.
Unutmayalım, sadece deprem öldürmez.
Alınmayan önlemlerde öldürür.



