Politica Latince bir sözcükten türemiştir. Eski Yunanca da Politike, Fransızca da Politique, Türkçe’ de ise Politika olarak günlük hayatımıza girmiştir.
Politikacıların yalanla iştigalinin normal bir vatandaşınkinden daha fazla olduğu ve siyasetçilerin şahsi ve parti menfaatleri için “ikiyüzlü” ya da “çok yüzlü” davranabildikleri algısı toplumların genelinde böyle yorumlanıyor.
Halk arasında böyle yorumlansa da, politika teriminin kökeninin ikiyüzlülükten hareketle oluşturulduğu iddiası doğru değildir.
Politika kelimesinin kökeni Eski Yunan’ca da şehir anlamına gelen “polis” kelimesidir, “poli” ve“tika” sözcüklerinin bileşimi değildir.
“Politika” kelimesi Türkçe’de ise “Siyaset” anlamına gelmektedir. Yani politika, şehir veya devlet yönetme sanatıdır.
Türk Dil Kurumu (TDK)’na göre ‘politika’ kelimesi “Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset” anlamına gelmektedir.
Batı dünyası başta olmak üzere gelişmiş medeniyetler devlet politikası ile yönetilirler. Oradaki yönetimler yurttaşlarının özgürlüğünü ortak mutabakata dayalı bir yönetim tarzı ile yönetilirler. Yani kanunlara uyulduğu sürece insan değerli kabul edilir.
ABD’lerinde, Devlet Başkanın devlet politikasına uygun olmayan hatalı ve yanlış kararları senatodan geri çevrildiğini duymuşsunuzdur. Başkanın da bu konuda yapacağı pek bir şey de yoktur hani…
Bizim gibi (gelişmekte olan) ülkelere baktığımızda ise politikanın P’sine rastlamak pek mümkün olamıyor.
Devleti yöneten Başkanın parlamentoyu by-pass ederek, bir gecede Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Resmi Gazete’de yayınlanınca kanunlaşan kararları ile de yönetildiğine şahit oluyoruz.
Politikanın bıraktığı boşluğu dolduran siyaset, ülkemizde kalitesiz bir yönetim tarzı olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bizde ağalara kul köle olmak, onlara ömür boyunca boyun eğmek ve tabi olmak öncelik arz etmektedir.
“Coğrafya kaderdir” sözünün gereği bu herhalde!
2023 yılına seçim heyecanı ile girdiğimiz günden itibaren halkımız 7’den, 70’ine kadar siyasetçilerin politik söylemleri arasında bir o yana, bir bu yana gidip gelmektedir.
Batı devletlerinde olduğu gibi bilinçli seçmen olamadık. Onların refah seviyelerine de bir türlü ulaşamadık. Siyasetçiler tarafından, bulunduğumuz şehri ve ülkeyi nasıl yönettiklerini sorgulamaktan uzak bir bilinç ile yıllarca yüklendik, durduk.
Yıllarca ülkemizdeki siyasetçilerin söylemlerinin sihri altında büyülendik, durduk!
Seçimlerin çok sık yapıldığı ülkemizde, siyasetçilerin siyaset yapması ile yurttaşların bir futbol taraftarı olmasının önüne de geçemedik, maalesef.
Yurttaş olarak, siyasetçilerin politikalarını bir türlü analiz edemedik. Yaptığımız yanlışı bir türlü anlayamadık. Siyasetçilerin siyasi söylemlerini politika zannettik. Hep yanıldık, hep kandırıldık.
Siyasetçilerin büyüsü altında etkilenen seçmenlerin düşüncelerini ve zihniyetlerini değiştirmediği sürece, politika üretmenin çok zor olduğunu anlamalıyız artık.
Aksi durumda politikacı sandığımız, eski siyasi zihniyetleri görmeye ve bu siyasetin denizinde çalkalanmaya devam edeceğimiz, muhakkak!
