Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Suriye’deki Suriyeliden, ülkemizdeki Suriyeliler 2 kat hızla çoğalıyorlar!

Yaz aylarının gelmesi ve havaların ısınması ile birçok insan kendisini

Yaz aylarının gelmesi ve havaların ısınması ile birçok insan kendisini sahillere ve deniz kıyılarına atıyorlar.

Mudanya sahilleri de yaz aylarında bu yoğunluktan fazlalıkla nasibini alıyor.

Yaşı 20-25 olduklarını tahmin ettiğim bazı insanların gruplar halinde sahillerimizde gezmelerini benim gibi birçok kişi gözlemiştir.

Bayram günü sabah erken saatlerde Mudanya sahilinde yürüyüşe çıktığımda kendimi Ortadoğu’da bir Arap ülkesinde olduğumu sandım!

Demirhane bölgesinde sabahın 6′ sı olmasına rağmen akşamdan çadır, kilim ve minderlerini kapıp gelen kişilerin sabaha kadar bu sahilde kaldıklarına şahit oldum.

Bu kişilerin tamamının Arapça konuşmaları ile aralarında Türkçe konuşan kişiler var mı? diye gözlerim çevreyi araştırdı.

Ama nafile.!

O kadar kalabalık insan toplulukları arasında bir tane Türk vatandaşına rastlamadım.

Üstelik konakladıkları kumsalın etrafını kirletiyorlar, pisletiyorlar ve o pis ve kirli yerlerde yatıp kalkıyorlar.

Yaşı küçük Arap kökenli çocukların nargile içmeleri de, toplumun diğer kesimine kötü örnek teşkil etiği de aşikar.

Arap kökenli kişilerin çokluğundan mı Türk vatandaşları Mudanya sahillerine gelemiyor bilmiyorum ama kendi ülkemizde azınlık haline mi geliyoruz? diye kendime sormadan duramıyorum.

İşte bu Suriyeli sığınmacıların ülkemizdeki hikayesi 2011 yılında başladı. Suriye’de çıkan iç savaş sonrasında ülkemize düzensiz olarak milyonlarca Suriyeli sığındılar.

Öyle sığındılar ki çok hoşlarına gittiler! Ülkemizdeki yaşadıkları hayatları.

Bugün ülkemizin en önemli sorunlarından biri demografik değişimin gelecekte yaratacağı kargaşa olacağını sokaktaki çocuklar dahi biliyor artık.

*

Ülkemizdeki Suriyelilerin durumunu incelediğim kadarı ile sizlere arz edeyim.

Türkiye’deki kayıtlı Suriyelilerin yarısı 0-18 yaş grubundadır. 1 milyon 200 bini ise 19-39 yaş arasındadır.

Doğurganlık yaş grubundaki kadın sayısı ise 785 bin 561’dir.

Türkiye’de 2022 yılı verilerine göre Türk vatandaşlarındaki doğurganlık hızı 1.62 olmuştur. Bu durum, Türkiye’deki doğurganlığın nüfusun yenilenme düzeyi olan 2.10’un altında kaldığını göstermektedir.

Suriye’de ise Suriyelilerin doğum oranı 2,7 iken Türkiye’deki Suriyelilerin doğum oranı ne hikmetse! 5,3 seviyesindedir.

Yani nedense, Suriyeliler ülkemizde 2 katı hızla ürüyorlar!

Bugün Türkiye’de kayıtlı olan 1.726.044 Suriyeli çocuk bulunmaktadır.

Yaş dağılımları ise şu şekildedir:

0-4 yaş arası 570 bin 236 (%33), 5-9 yaş arası 495 bin 23 (%28,7), 10- 14 yaş arası 384 bin 995 (%22,3), 15-18 yaş arası 275 bin 790(%16).

Bu sığınmacılar ülkemizden kendi ülkeleri Suriye’ye geri dönmüyorlar.

Neden dönsünler ki?

Bahsi geçen bu çocukların yüzde 67’sine, Türkiye’de bedava eğitim hizmeti sunulmaktadır.

Yani tüm eğitim harcamalarını kayıtlı çalışan ve vergisini kuruşu kuruşuna ödeyen Türk vatandaşlarının vergilerinden karşılanmaktadır.

Sağlık harcaması diye bir giderleri de hiç yok. Muayene ücreti, ilaç katılım payı ve tıbbi operasyonlar ücretsiz!

Kendi ülkemizin vatandaşına ücretli olan sağlık giderleri, Suriyelilere gelince tüm harcamalar nedense bedava!

Küçük işletmelerde ve fabrikalarda çalışan Suriyeliler, diğer insanlardan daha düşük ücrete çalışmalarına rağmen; kayıt dışı çalıştıkları için de devlete vergi vermiyor. Bu kayıt dışı işçi çalıştırılması işletme sahiplerinin de işine geliyor!

Ayrıca binlerce, belki milyonlarca Suriyeli ülkemizde işletme sahibi de olmuşlar. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmadıkları içinde vergiden muaf durumdalar.

Bu kayıt dışını devlet ise sorgulamıyor. Hatta görmezlikten geliyor!

Ülkemizdeki 85 milyon vatandaşımız hiç üretim yapmayan milyonlarca Suriyeliyi doyurmaya ve beslemeye çalışmaktadır.

Türk Milleti, Suriyeli sığınmacıları beslemeye mecbur değil.

Bu olumsuz durumun yükü, enflasyon olarak bizlere düşmektedir. Sürekli tüketim halindeki bu insanlara ne yiyecek yetiyor, nede su.

Nüfus artış hızları da böyle hızla devam ederse, demografik yapı çok kısa sürede bizlerin aleyhine gelişecek, ülkemizde huzursuzluklar başlayacaktır. Zaten huzursuzuz da!

*

Ülkemizdeki enflasyonun artmasındaki nedenlerden biri de, işte bu sadece tüketen insan gruplarının bizlere sebep olduğu ekonomik yüktür.

İşte o yüzden ülkemizi yönetenlerin, öncelikle Suriyeli sığınmacıları ülkelerine geri göndermenin çalışmalarını bir an önce yapmalılar.

Bu beladan ne zaman kurtulacağız?

Neyi bekliyorlar artık. Anlamıyorum!

Yüz Ağdası