Türkiye’de hangi AVM’ye, hangi market, çarşı, pazar veya mağazaya giderseniz gidin hiç fark etmiyor; fiyat etiketleri üzerinde kafa karıştırıcı bir görüntü ile karşılaşıyoruz!
Yani örnek olarak belirteceğim… Bir malın etiketine büyük puntolarla 20 TL yerine, 19,99 TL yazmak, tüketici üzerinde bir algı oluşturmaktan başka bir şey değildir!
Vatandaşlar veya sizlerde etikete baktığınızda o malın fiyatının hafızanızda 19 TL kaldığını sizler de yaşamışsınızdır.
Aslında o malın fiyatı 20TL’dir. Daha ucuz olduğunu düşündürmek için 19,99 TL yazmak tüketiciyi kandırmaya yönelik bir algı yönetimidir.
İade edilmesi gereken ve tedavülde olmayan 1 kuruşu veya 5 kuruşu da para üstü olarak iade edeni de hiç görmedim!
Bitmiyor, “Yine giyim mağazalarında etiket üzerinde görülen 19,99 TL’nin altında” çok daha küçük ve okunması yakından bakınca anlaşılan “19.99 TL den başlayan fiyatlarla” notunu görürsünüz.
Yine her zaman beni üzen bir uygulamadan da bahsetmeden geçmek istemiyorum.
Bir mağazanın vitrin camında vitrini kaplayacak büyüklükte yazılan giysi fiyatının 19,99 TL olduğunu görmüşsünüzdür. Cebinizdeki paraya göre hesap yapıyorsunuz; mağazaya giriyorsunuz, vitrindeki ürünü soruyorsunuz, tezgâhtardan aldığınız muhtemel cevabı size söyleyeyim:
“Efendim o ürün bitti. Elimizde bunlar kaldı” diyerek size başka bir ürünü satmaya çalıştığını yaşamışsınızdır…
“Bunların fiyatı ne kadar?” diye soruyorsunuz. Aldığınız cevap, “Bunlar 40 TL’dir” konuşmasını yapmayan tezgâhtar yoktur herhalde.!
Ya da bir kafeterya veya restorana gidiyorsunuz yemeğinizi yedikten sonra çay veya kahvesini içiyorsunuz. Bazı mekânlarda satılan mal ve ürünün fiyat etiketi olmadığı için kasaya gidince veya ürünün fişi ile karşılaşınca şok oluyor.
Kasada karşılaştığınız fahiş fiyatı biraz kızgın olsanız bile ödeyip çıkıyorsunuz.
Birçok işletme mekânının önünde; sattığı yiyecek ve içeceğin fiyatının olduğu tabelayı müşterisine sunmuyorlar. Fiyatının bu kadar yüksel olduğunu gören vatandaş bütçesine göre belki bir başka yeme-içme mekânına gidecek.
İşte bu da tüketiciyi aldatmak ve kandırmaya bir örnek!
Ülkemizde ekonomik düzen bozulunca, satıcılar daha fazla para kazanabilmek için kendi düzenini kurmuş. Zavallı tüketici ise, kısıtlı imkânlar karşısında çaresizce daha az ürün almak veya daha çok fazla para ödemek zorunda kalıyor.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Kanunu’nun 54. Maddesinin 1. Bendinde;
“Perakende satışa arz edilen malların veya ambalajlarının yahut kaplarının üzerine kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde tüketicinin ödeyeceği tüm vergiler dâhil satış fiyatı ve birim fiyatını gösteren, üretim yeri ve ayırıcı özelliklerini içeren etiket konulması; etiket konulması mümkün olmayan hâllerde aynı bilgileri kapsayan listelerin görülebilecek şekilde uygun yerlere asılması zorunludur. Hizmetlerin tarife ve fiyatlarını gösteren listeler de bu madde hükmüne göre düzenlenerek asılır.”
Aynı kanunun 54. maddesinin 3. bendinde ise; “Malların ilgili teknik düzenlemesi uyarınca kişinin sağlığı ile çevreye zararlı veya tehlikeli olabilmesi durumunda, bu malın güvenli kullanılabilmesi için malın üzerine veya tanıtma ve kullanma kılavuzuna bu durumla ilgili açıklayıcı bilgi ve uyarılar açıkça görülecek ve okunacak şekilde konulur veya yazılır.”
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Kanunu açık ve nettir.
Bu şartların dışında tüketiciyi kandırma yolunu seçmiş olan bir sahtekarlık yapıldığını düşünüyorsanız, elinizdeki belgeler ile Mudanya Tüketiciler Derneği’ne başvurmayı yurttaşlık görevi olarak yerine getirmeliyiz.
Ancak bu tür sahtecilik ve kandırma yolu ile fazla para kazanma çabası içinde olanların artmasını bu şekilde önleyebilir, engelleyebiliriz.
Ama en önemli ilgili kurumların veya belediyelerin sık sık denetleme yaparak ipin ucunu kaçırmadan yoldan çıkmış olanlara caydırıcı cezalar uygulamalıdırlar.
NOT: Yazımın başında, etiketin üzerinde belirttiğim 20 TL veya 19,99 TL gibi rakamlar yakın bir zamanda, gerçekti. Günümüzde ise temsili rakam olmuştur. Gerçek rakamları yansıtmamaktadır. Bu rakamlar hayal ürünü olarak hafızamızda kalmıştır.

