Son günlerini millet olarak gergin geçirdiğimiz 13. Cumhurbaşkanlığı seçimi nihayetinde sonuçlandı.
2. tura Cumhur İttifakı adayı Recep Tayyip Erdoğan ve Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki yarışta bitiş çizgisini Cumhur İttifakı adayı mevcut Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kazandı.
2. turda 53 milyon 339 bin 244 seçmenin oy kullandığı seçimlerde, oyların yüzde 52,18’ini, yani 27 milyon 834 bin 692 seçmenin oyunu aldı Recep Tayyip Erdoğan. Böylelikle 1. turda almış olduğu 27 milyon 133 bin 849 oyu sadece 700 bin 833 kişi arttırabildiği görüldü.
Rakibi olan Millet İttifakı Kemal Kılıçdaroğlu ise, 53 milyon 339 bin 224 seçmenin kullanmış olduğu oyların yüzde 47,82’sini yani 25 milyon 504 bin 552 seçmenin oyunu alabildi.1. turda almış olduğu 24 milyon 595 bin 178 oyu ise sadece 909 bin 374 kişi arttırabilmiş.
1. turda 54 milyon 796 bin 49 seçmenin oy kullandığı seçimlerde, 2. turda adayların daha yüksek katılım beklentisi içinde olmasına rağmen 1 milyon 456 bin 805 seçmen sandığa gitmemiş, yani ilgi ve katılım 2. Turda daha da azalmış.
Cumhur İttifakı adayının görevdeki bakanları da Milletvekili adayı olarak göstermesi sonucunda, bakanlıkların imkânları da kullanılarak büyük bir avantaj sağladıklarını izledik, gördük.
Bununla birlikte yurt dışındaki oyların yaklaşık yüzde 60’ını alan Cumhur İttifakı adayı Recep Tayyip Erdoğan, yurt içerisinde ve yurt dışında çifte vatandaş olanların da büyük bir desteği sunucunda Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na,2 milyon 333 bin140 oy fark attı.
Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi ile seçmeni olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yanı sıra ülkemizde bilhassa Suriyeli sığınmacıların da büyük bir sevgi gösterileri olduğu görüldü.
Kendi ülkelerinde demokratik bir seçim göremeyen Arap ve Afgan asıllı seçmenlerin sevinçlerinin karşılığında beklentileri de büyük olacak galiba!
Bence, 2. Turdaki seçimin kırılma noktası, Ata İttifakı adayı Sinan Oğan’ın son dakika golü atarak Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleme kararı alması oldu.
Böylelikle seçmenlerin nazarında Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’nun arasındaki yaklaşık 5 milyon farkın Millet İttifakı lehine kapanamayacağı algısı oluştu.
Ata İttifakı ortağı Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın kararı Millet İttifakı aday Kemal Kılıçdaroğlu’ndan yana olsa da, sonuçta pek etkili olamadı.
Sonucun değişmeyeceğini düşünen her iki aday seçmenlerinin de katılımı böylelikle az oldu.
Her televizyonu açtığımızda kanalların büyük bir çoğunluğun da canlı yayında olan adayların vaatlerinin ardı arkasına uçuştuğu bu seçim döneminde, artık vaatlerin yerine getirilmesine sıra geldi.
Yeni açıklanacak olan Kabine’de bakanların, dolayısı ile bakanlıkların etkili çalışmaları vatandaşların beklentileri olacaktır.
En önemli beklentilerimizden biri ise ekonomik olarak çöküntü içerisinde olan vatandaşın alım gücünün arttırılması olmalıdır. Aksi durumda enflasyonun uçuştuğu bu dönemde maaş artışları konusunda her gün müjdeler verilse bile, ekonomik refahımız artması nafile olacak.
İkinci önemli konu ise Türkiye’nin göçmenistan olmasının önüne geçilmesidir. Bunun için ülkemize gelen kaçak, kucak sığınmacıların bir plan doğrultusunda kendi ülkelerine geri gönderilmesi zaruridir. Her önüne gelene de TC vatandaşının verilmemesi olmalıdır.
Aksi durumda bir sonraki seçimlerde TC vatandaşı olan Arap asıllı Milletvekili, Belediye Başkanı ve Meclis üyesi adaylarını çok görebiliriz, oraya doğru gidiyoruz, maalesef!
Vatandaşlarımız iş istiyor, aş istiyor, ekonomik refah istiyor, huzur istiyor, güven istiyor, istikrar istiyor.
Bu beklentiler doğrultusunda önümüzdeki 5 yıllık dönemde, 3. kez Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’a vermiş olduğu sözlerin yerine getirilmesi için çok görevler düşüyor.
