Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,112
DOLAR 7.56
EURO 8.96
ALTIN 473.93

Esaretin içindeki özgürlük162 defa okundu

, kategorisinde, 23 Ağu 2020 - 18:33 tarihinde yayınlandı
Esaretin içindeki özgürlük

İnsanlık çoğu zaman pankartlarla, naralarla, kavgayla, çatışmayla “Özgürlük”  arayışı içinde.

Özgürlük ne?

Sınırsız özgürlük diye bir şey var mı?

Yoksa “özgürlük” bir kavramdan mı ibaret?

“Özgürlük” her istediğini yapabilme midir?

Bizim “özgürlük” ten kastımız ne?

Gezegenimizdeki bütün canlılar yer çekimiyle, atmosfer arasına sıkışıp kalmış, ötesine ne giden var ne gelen. Öyleyse neyin özgürlüğünden bahsediyoruz? 

Varlığımız rahme düşer düşmez kapalı bir kutu gibi ana karnında, anaya bağımlı oluşuyorsa biz esareti daha doğmadan kabul etmiş olmuyor muyuz? Mayamızda esaret varken biz daha neyin özgürlüğünden bahsediyoruz?

Yapmak istediğimiz her şey beyin ve ona giden sinirlerle ilgiliyse, yani bir sinirimiz zedelendiğinde vücudumuz istediğimiz işlemi yapamıyorsa…

Hayallerimiz, düşüncelerimiz; bildiklerimiz, gördüklerimiz, duyduklarımızla sınırlıysa…

Başkasının özgürlüğü bizim özgürlüğümüzü sınırlandırıyorsa…

Aile, din, gelenek görenek, hukuk kuralları, kanunlar, yasalar, ev, okul, iş yeri, vakıf, dernek, parti… Hayatımızda bulunan her şey bizlere belli sınırlar koyuyorsa…

Giyimimiz, kuşamımız, lafımız, sözümüz, duruşumuz, ünvanımız sahip olduğumuz para kadar rağbet görüyorsa ya da biz sahip olduğumuz para kadar dik durabiliyorsak…

Hele de bulunduğumuz zamanda AKLIMIZı cemaatlere, tarikatlara, partilere, şeyhlere, şeflere emanet ediyorsak; biz neyin özgürlüğünden bahsediyoruz?

Çoğu inanca göre bulunduğumuz evren bir yaratıcının emrinde. Her şey O’nun “Ol” demesiyle oluşuyorsa biz daha hangi özgürlükten bahsediyoruz?

Velhasıl hepimiz,

Kafesin içinde kuşlar gibiyiz. Bizi esir tutan güçlerin merhameti ölçüsünde özgürüz. Onların çizdiği çizginin içinde kımıldayabildiğimiz kadar yaşama alanımız. Eğer esarette adalet yoksa işte o zaman tam manasıyla esiriz demektir ki; şu an hepimiz kapitalizmin esiri sayılırız.

Gerçek özgürlüğe ulaşmak temennisiyle sevgiyle kalın.

Google News Mudanya Haberleri
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Perihan DİRİCAN
YORUM YAZ