Mübadele konusunda Türk romanında bir tema haline gelmesinde Yunanca’dan Türkçe’ye çevrilen mübadele romanlarının önemli bir etkisi vardır. 1990 yılından sonra artan çeviri miktarı Türk romanında mübadeleye olan ilgiyi açıklar.
Mübadelenin insanların hayatında gittikçe daha fazla yer almasının sebeplerinden birisi de dünya siyaseti ile ilgilidir. İki kutupla dünya 1989 yılında Berlin duvarının çökmesi ile değişime uğramış, dünyada özgürlük rüzgârları esmiştir.
Dünya siyasetini NATO ve Demir Perde’nin belirlemesi yerel sorunların gündeme gelmesini engellemiştir. Türkiye’de unutulmaya yüz tutmuş mübadele konusunun bu yıllarda gündeme gelmesi dünya çapındaki bu dengenin değişmesi ile de ilgilidir.
1990 yılından sonra ertelenen etnik sorunlar ve kimlik meselesi ortaya çıkmaya başlamıştır. Göçmen edebiyatı kavramının Almanya’da kendini kabul ettirme yılı Berlin duvarının yıkıldığı ve Almanya’daki ve dünyada özgürlük atmosferinin estiği yıllarda, 1985 yılında göçmen edebiyatı ödülü konmuş bu edebiyatın normlarını belirlemiştir.
Mübadelenin 1990 yılından önce Türk romanında bir tema olarak var olamamasının bir sebebi de Anadolu topraklarında tutunabilmek için homojen bir nüfusun hedeflenmesidir. Oluşan bu siyasi ve sosyal atmosfer mübadele konusunda olan ilgiyi azaltmıştır.
Toplumsal çerçevede 1990’lardan sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini ve erken dönemini sorgulayan bir akım ortaya çıkmıştır.
Mübadele konusu Cumhuriyetin kuruluş yıllarına ait bir olgudur. Mübadelenin ortaya konacağı ve serbestçe tartışılacağı bir ortam oluşmamıştır.
Yunanistan’dan gelen göçmenlerin okuma yazmalarının olmaması, olanların da sadece Rumca ve Osmanlıca bilmesi ve kendilerini uzun süre ifade edememeleri de mübadele konusunun üstü kapalı kalmasının sebeplerindendir.
