Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,336
DOLAR 7.97
EURO 9.47
ALTIN 464.47

İçimizdeki ses vicdan-dan gelir…94 defa okundu

, kategorisinde, 16 Haz 2020 - 21:25 tarihinde yayınlandı
İçimizdeki ses vicdan-dan gelir…

Biz herkesi ve her şeyi dinleriz ama bize hep doğru konuşan ve bizi hiçbir zaman yanıltmayan iç sesimizi dinlemeyi ihmal ederiz. İhmal ettiğimiz ses Vicdanın sesidir. Kulak duyar, göz görür. Vicdan ise doğruyu ve yanlışı duyumsar. Vicdan, yapıp ettiklerimizi ahlaksal niteliklere göre suçlayan veya savunan içsel bir sestir.  Yapıp-ettiklerimiz insanın temel değerleri ile uygunluk gösteriyorsa, Vicdan içsel bir beğeni ya da onaylama duygusu yaşatır. Öte yandan yapıp-ettiklerimiz insani temel değerlere uygun değilse, Vicdan bizlere rahatsızlık ve huzursuzluk duygusu yaşatır. Bu nedenle Vicdan, kendimize karşı kendimizden gelen bir tepkidir. (E. FROMM)

Vicdan, bizleri fıtratımıza (tabiatımıza) uygun ve uyumlu şekilde yaşamaya, gelişmeye çağıran yani potansiyel olarak ne isek o olmamızı isteyen içsel bir sestir.  Vicdan, insanın gerçek çıkarının ne olduğunu ona fısıldar. Gün boyu televizyonun başında zaman öldüren birinin vicdanı bu durumdan rahatsızdır. Vicdan ona, gerçek öz çıkarının ne olduğunu fısıldar. Zamanını daha üretken geçirmesi için uyarır. İnsan bu sese kayıtsız kaldıkça vicdanın sesi de güçsüzleşecek ve duyulmaz olacaktır. İnsan vicdanının sesini dinleyebilmesi için kendisiyle yalnız kalabilme yeteneğinin oluşması gerekir. Boş sohbetleri, anlamsız etkinlikleri, televizyonun başında geçen saatleri kendimizle yalnız kalmaya tercih ediyoruz. Kendimizle yüz yüze gelmekten korkar gibiyiz. En kötü arkadaşımız sanki kendimizmişiz gibi hareket ediyoruz. Bu yüzden kendimizi yani vicdanımızı dinleme fırsatını kaçırıyoruz. Böyle olunca da vicdan sadece uykuda hissedilir oluyor. İnsan uykudayken kendisini gün boyunca kuşatmış olan gürültülerden, beklentilerden uzaklaşır ve ruh rahata kavuşur. Ruh serbest olunca vicdan konuşmaya başlar. Ama uyku eylem alanı olmadığından dolayı, uykuda sadece vicdanın rahatsızlığını hissederiz. Uyandığımızda ise düşümüzde hissettiğimiz şeyi unutur yaşamın acımasız rekabetine kaldığımız yerden devam ederiz.

Yüce Yaratıcı insanlara vicdanları ile seslenir. Vicdandan gelen ses Mutlak-tan gelen bir sestir. Vicdan dili, ırkı, dini ne olursa olsun herkese aynı hakikatleri seslenir… Vicdan için kötü olan bir şey ya da iyi olan bir şey bütün insanlar için iyi ya da kötüdür. Vicdan her zaman doğru olanı söyler. Ama birçoğumuz Vicdandan gelen sesi aynı şekilde duyumsayamayız. Ya yaptığımız yanlışlar ve kötülüklerle vicdanın üstünü örter sesini işitmez oluruz ya da çevresel beklentilerin, kişisel çıkarların sesini vicdan kılıfına sokarak gerçek vicdanın sesini örteriz. Ya da yukarıda belirttiğimiz gibi kendimizden kaçarak vicdanımızı duymaz oluruz.

İnsan tabiatın yasalarına uygun hareket ederek kendini korur. Örneğin; Pandemiden korunmak için, uzman kişilerin öneri ve uyarılarını dikkate aldığımızda kendimizi koruruz. Ama uyarı ve önerilere uygun hareket etmediğimiz takdirde salgına yakalanma ihtimalimizde yüksek olur. Toplumlarda kendilerini korumak ve devam ettirmek için yasalar oluştururlar. Vatandaş bu yasalara aykırı hareket ettiğinde toplumun yetkili mercileri tarafından cezalandırılır.  Tabiat yasaları ve toplumun yasaları insanın dışsal uyarıcılarıdır. Bu yasaların etkisi somut ve erken zamanlıdır. O yüzden insanlar üzerinde etkisi daha çabuk hissedildiğinden dolayı insan bu dışsal uyarıcılara karşı daha dikkatli davranır. Vicdan da içsel uyarıcıdır. İnsanı fıtratına uygun hareket etmesi için uyarır. Bu uyarıyı dikkate aldığın zaman varlığının gerçek anlamını bulmuş olur.

İnsan ahlaksal bir varlık olduğundan dolayı yapıp ettiklerinden hatta yapıp etmediklerinden  de sorumludur. Bütün öğretiler ve dinler insanı merkezlerine alarak, İnsanı gerçek mutluluğa ulaştıracak yolu gösterirler. Öğretiler ve dinler İnsanın ahlaksal donanımını yükseltecek iddialarda bulunarak, nasıl bir insan olmamızın cevabını verirler. Öğretiler ve dinlerin oluşturmak istediği İnsan ideali aslında birbirine çok yakındır. Fark, metodolojidedir. Yani takip edilecek yoldadır. İdeal ne kadar doğru olsa da takip edeceğin yol yanlış ise ideale ulaşmak da o ölçüde başarısız olacaktır. İdeale ulaşmak sadece doğru yolu takip etmekle olur. Burada şahsi kanaatim şu ki; yol, vicdandan kopuk olamaz. Eğer takip ettiğin yol vicdanla tamamen uyuşuyor ise İnsanın gerçek mutluluğa ulaşması da mümkün olacaktır. Vicdan içsel bir uyarıcıdır ve bu uyarıcı doğru inançla desteklenirse o zaman İnsan, kendi fıtratına uygun yaşayarak İnsani tekamül basamaklarını birer birer çıkabilecektir.

Dünya; vicdana en fazla ihtiyaç duyduğu zamanları yaşıyor. Ama ihtiyaç duyduğunu o kadar güçsüzleştirdi ki, trajedisi de böyle başladı.

Bence…

Google News Mudanya Haberleri
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Suat ORUNÇ
YORUM YAZ