Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı coşku içinde kutlandı

TBMM’nin kuruluşunun 106. yılı ile Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı Türkiye’de

TBMM’nin kuruluşunun 106. yılı ile Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı Türkiye’de ve dış ülkelerde coşku içinde kutlandı.

Mustafa Kemal Paşa, 19 Mart 1920’de bir genelgede; milletin yeniden seçeceği temsilcilerden ve İstanbul Meclisi milletvekillerinden Ankara’ya gelenlerle birlikte yeni meclisin oluşacağını açıklar. Anadolu’daki isyanlara karşı meclisin açılması için büyük çaba gösterir.

Mustafa Kemal Paşa, 21 Nisan1920 tarihinde askeri ve sivil makamlara gönderdiği telgrafla meclisin açılacağını söyler.

Telgrafta yazılı olan ifadesi şöyledir: “Tanrı’nın yardımıyla, Nisan’ın 23’üncü günü Büyük Millet Meclisi açılarak çalışmaya başlayacağından o sivil ve günden sonra sivil ve askeri makamların ve bütün ulusun başvuracağı en yücekat, adı geçen meclis olacaktır”.

Bu açıklamanın ifadesi; padişahta toplanan yetkiler, Meclis’in varlığı ile Millete devredilecektir. Türk ulusu kul olmaktan çıkmış, birey olmanın zevkini yaşayacaktı. Ankarada TBMMsi 23 Nisan 1920de açılan bumeclis  kurucu meclis özelliğini taşır. Cumhuriyet yönetimi Meclis’in kurulması ile fiilen başlar. Meclis Salonunda, meclis başkan vekillerin oturduğu kürsünün arkasında “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.” yazısı asılıdır.

34 gün gibi bir süre içinde kapatılan İstanbul Meclisi’nin yerine Türk Ulusu’nun tek temsil gücünü oluşturur. Bunun ifadesi; Padişah ve Halife, Ankara’da kurulan TBB’sine bağlı olmasıdır.

Ankara’da açılan meclis ‘in demokratik yapıda olmasıydı. Meclis’te Milletvekili sayısı ilk önce 115 ile başlar ve 380 olur. Meclisin yapısını; 115 memur ve emekli, 61 sarıklı hoca, 51 asker, 46 çiftçi, 37 tüccar,29 avukat,15 doktor,10 aşiret reisi, 8 tarikat şeyhi, 6 gazeteci ve 2 mühendis oluşturuyordu.

Mecliste Mustafa Paşaya karşı gruplar vardı…

Meclisin içinde değişik fikirlere sahip olan Milletvekillerin oluşturduğu muhalefet vardı.

İlginç olan bu fikirlerin sonucunda mecliste beş grup oluştu. Bu ağır şartlar karşısında Mustafa Kemal hiçbir zaman meclisten vazgeçmez. Haklı olarak “Ben, Milli Egemenlik Fikrine Hayatımı Bağladım…” diyecektir.

Mustafa Kemal Paşa, zorlu toplantıları meclisi ikna ederek aşmasını bilmiştir. Hiçbir zaman tek adam düşüncesinde olmadığını her çalışmasında meclisin fikrini almış bir liderdir. O dönemde birçok ulus monarşi ve krallıkla yönetilirdi. Ankara’da açılan meclis bir monarşi meclisi asla olmadı. Cumhuriyetin meclisi oldu. Başkumandanlık yetkisi meclisten istediğinde; zorlu Meclis çalışmaları uzun tartışma sonucunda Mustafa Kemal’e verildi.

O günkü mecliste Mustafa Kemal Paşa’ya karşı olan gruplar vardı. O günden bugüne gelinen noktaya baktığımızda; demokrasinin olmadığı bir meclisi çalıştırmayan bir iktidar ve destekçilerinin oy çoğunluğu sayesinde yasalar geçmiyor.

Sadece kendi çıkarlarına uygun yasalar için var olan, bir Meclis var.

Bu bayramın özelliği Atatürk’ün Türk gençliğine inanmasıdır.

Gençlerin, Atatürk’e olan sevgi ve saygılarını her zaman her yerde göstermeleri ve Türkiye ulusunun düştüğü iç ve dış düşmanlara karşı uyanık olmalarıdır.

Ne Mutlu Türk gençlerine ve Atatürk gibi bir Ata’larına sahip olmalarıdır…