Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bu kişileri tanır mısınız?

Türkiye’de siyaseti izledikçe sıkılıyor, olayların çirkin yüzün ortaya çıkmasının yarattığı

Türkiye’de siyaseti izledikçe sıkılıyor, olayların çirkin yüzün ortaya çıkmasının yarattığı çaresizlik içinde bunalıma giriyoruz.

Gündeme baktığımızda konular hep aynı. Sıkıcı ve düşük seviyede olduğu gözlemliyoruz!

Varsa yoksa belden aşağı vurma istekleri kısır döngüler içerisinde çukura yuvarlanan siyasetin çirkin yüzü!

Partiler, rekabet kavgalarının karmaşık düzen içinde devam etmesinin yarattığı sorumsuzluk anlayışı…

Türkiye Cumhuriyeti İtilaf Devletleri ile yapılan Mudanya Mütarekesi’yle bağımsızlığına kavuştu. Atatürk’ün liderliğinde başlatılan planlı kalkınma sayesinde ilk hamlede ulusun ihtiyacı olan fabrikalar ve tesisleri kendi gücü ile kurdu. Bugün halen bu fabrikalar ve tesislerin yok bahasına yandaşlara satılması ile başlayan “vurdumduymazlık” duygusu ile ilk icraatlar yapıldı.

O günlerde polisiye olayları pek olmazdı. Olaylar daha çok dolandırıcılık, hırsızlık, yaralama ve cinayet gibi öldürme olayları olurdu.

Hoşgörü vardı…

Bugün bu sıkıcı olayların bıktırdığı konuların yerine yakın geçmişimize ait iki somut ve ilginç olayın içinde yer alan meşhur dolandırıcı Sülün Osman ve Türkiye’de ilk defa banka soygunu yapan Necdet Elmas’ı tanıtmak istedim.

Meşhur dolandırıcı Sülün Osman, 1950’li yıllarda İstanbul’un taşı toprağı altın olduğunu bilen Anadolu’nun saf insanları varını yoğunu satıp, İstanbul’a yerleşme mücadelesinde yaşadıkları dramatik olayların kahramanı Sülün Osman’dır.

Sülün Osman, dolandırıcıların şahı olarak bilinir. İstanbul’a ayak basan Anadolu insanı trenden indiği zaman Sülün Osman’ın ekibi tarafından takip altına alınırdı. Böylece kontrol altına alınan kişi tarihi bir mekâna doğru sürüklenirdi. O zaman dolandırıcıların şahı ortaya çıkar ve satışı yapılacak olan tarihi eserin çevresinde gerekli tedbirler alınır ve üçkâğıtçılık devreye girerdi. Bunların en meşhuru Saat Kulesi’nin satışı olduğu söylenir.

Müşterilerine yaptığı gösteri sonunda “Bak hemşerim bu kule senin olacak ve saatte her bakan kişiden 25 kuruş para alacaksın. Haydi, hayırlı olsun…” der.

O sırada Sülün Osman’ın adamları saate bakar, her bakıştan Sülün Osman para alırdı. Saf köylü vatandaş bu gösteriden memnun olur ve böylece ikna edilmiş ve saatin kendi malı olduğuna inanmış olurdu.Dayanıklı dövüşe inanan saf köylü, parayı Sülün Osman’a vermesiyle; Sülün ve adamları hemen adam ayılmadan o yeri terk ederlerdi. Bu taktikle İstanbul’a gelen saf köylülere; Dolmabahçe Sarayı, Kız Kulesi, Galata Köprüsü, Dolmabahçe’deki Saat Kulesi’ni defalarca birilerine sattı.

Sülün Osman, sadece akılsız kişiler söğüşledi!

Hiçbir zaman Hükümetin mallarını dolandırmadı ve çalmadı!

GANGASTER NECDET ELMAS…

Sene 1961… İlk defa Türkiye’de banka soyan bir gangsterle tanıştı.

Sadece devrimcilerden başka banka soyan olmamıştı. Buğday Bank ile İş Bankası’nı soyan gangster Necdet Elmas’tan ders alınmış olabilir!

O günün şartları arasında devletin mallarına zarar verecek hiçbir devrimci olamazdı!

Onun içinde en kolay soygun olarak bankalar hedef alındı ve soyuldu.

Necdet Elmas, aynı zamanda kibar ve Hukuk Fakültesi’nin ikinci sınıfında terk etmişti. Mahkemede verdiği ifadede şöyle bir savunma yaptı: “Suç kirdir, ceza ise onu yıkayıp temizleyecek banyodur. Kimseye zarar vermedim. Ama yine de her iki soygunum nedeniyle kamuoyu önünde herkesten özür dilerim.. Vereceğiniz cezaya saygı duyarım” demesiyle de centilmen olmasını bildi.

Necdet Elmas, uzun yıllar cezaevinde kaldı. Ve, 1974 affıyla tahliye oldu.

O yıllarda bu olayların içinde olan Sülün Osman’a ve Necdet Elmas’a karşı saygı ile karışık sevgi ve sempati duyuldu.

HAFTANIN MESAJI:

Memleketi yöneten iktidarın kurumlarından şimdi ki gibi pislik, soygun, vurgun, devletin malını satan kişiler yoktu! O günlerde saygısızlık değil “HOŞGÖRÜ” vardı… (Mehmet AKTOPRAK)

Yüz Ağdası