Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,377
DOLAR 8.09
EURO 9.76
ALTIN 460.62

Giritliler ve Girit Adası151 defa okundu

kategorisinde, 04 Mar 2021 - 14:41 tarihinde yayınlandı
Giritliler ve Girit Adası

PANDEMİ GÜNLÜĞÜ (4)
Son günlerde Girit Adası ve Girit Mübadilleriyle ilgili haberleri, yazıları takip etmeye başladım…

Denizlerde hâkimiyetlerini perçinleyecek ve güçlü donanmaları olan ülkelerin dikkatini çeken adalar vardı. Osmanlı Devleti Kanuni Sultan Süleyman ile Barbaros’un Kaptanı Deryalığı döneminde oluşturulan güçlü donanmasıyla başlayan Ege ve Akdeniz denizindeki ve diğer denizlerdeki hâkimiyetini hatırlayalım. Bu konuda yaptığım araştırmalarımı yazı serisine dönüştürerek paylaşmak isterim.

GİRİT ADASI’NIN STRATEJİK ÖNEMİ

Girit Adası’nı coğrafi özelliğinin yanında denizdeki stratejik durumu sayesinde Osmanlı’nın Ege denizdeki ileri karakolu olması ile başlayan ve uzun savaşların sonunda Osmanlı topraklarına katılmış olan bir Venedik Adası’dır. Girit Adası, 1767 yılında Osmanlı Devleti’nin bir eyaleti olur. Bu adada Venedikli tüccar ve yerli halk topluluğu yaşardı. Venedik yönetiminden memnun olmayan Giritliler,

adanın savunmasında yeterli desteği vermez. Adanın fethedilmesi ile Venedikliler adayı terk eder. Osmanlı Devleti sadece iç emniyeti sağlayacak olan Askeri Birliği’nin yanında yerlilerden oluşturulan askeri birlikleri vardı. Osmanlı Devleti askerlerinin yerli Hıristiyan Rumlarla evlenmelerini serbest bıraktı. Böylece ada üzerinde hem siyasi, hem de ekonomik olarak güçlü bir yönetim sistemi kurmuştu. Karaman yöresinden getirilerek yerleştirilen halkının Bektaşi Horasani Sultan, Kadirilik, Mevlevilik Tekkeleri vardı. Girit’te doğan bu halkın çoğunun bu tekkelere bağlı olduğunu annemden duydum. Ailece Bektaşi Horasani Sultan Tekkesi’ne bağlı idi. Yerli Hıristiyan Ortodoks Rumların dinlerine baskı yapılmadı. Sonrasında kurulan Türkiye Devleti ile Yunanistan arasında yapılan anlaşma ile başlayan iki yaka insanın yaşadığı mübadele dramı yaşandı.

Aklımdayken notumu düşeyim: Horasani Sultan’ın sandukasını tekkeye bağlı insanların getirdikleri ve Tarsus İhsaniye Mahallesi’nde bulunan bu Bektaşi Tekkesi’nde olduğu biliniyor.

İNGİLTERE KONSOLOSLUĞUNUN YAKILMASI

İngiltere’nin Girit’te bulunan konsolosluğu ayaklanma sırasında 1898 yılında yakıldı. Bunu fırsat bilen İngiltere Osmanlı Devleti’ne kesin uyarı verdi. Bu ayaklanmayı bastıran Osmanlı Devleti bu ayaklanmanın sorumlusu tutularak zararların ödenmesi istenildi. Yunanistan Kralı olan kişinin İngiliz hanedanından olduğu biliniyor.  Her sorunun sonucunda İngiltere, Fransa ve Yunanistan Osmanlı Devleti’ni suçlu göstermesinin oluşturduğu baskılar ve Yunanistan’ın yakın adalardan Girit Adası’na askeri birlikleri sokarak askeri dengeyi bozduğu görülüyor. Girit Adası’nın Osmanlı Devleti’ne olan uzaklığının yanında Osmanlı Devleti’nin gerileme dönemine girmesinin oluşturduğu olumsuzluklar… En son anlaşmada Girit Adası’nı Yunan veliaht olan kişi yönetiyor. Osmanlı yönetimi fiilen yok olduğu ve İngiltere, Fransa ve Yunan Donanmalarının kontrolü altında ve Genel Valisi Yunan Veliahdı yönetiminde ve sözde Osmanlı toprağı görülüyor. Son dönemde İngiltere, Fransa ve Rusya’nın baskılarını arttığı günlerde yerli halk Yunanistan’a bağlanmalarını isteyen istekleri geliyor. Girit Adası sudan bahanelerle Osmanlı Devleti’nin başına bela olmaya devam ediyor. 12 Adalarında, Girit Adası da, 1913 yılında Yunanistan’a bırakılıyor.

MÜBADİLLERİN GELİŞİ

İlk önce bu mübadelenin yapılma nedeni, Kurtuluş Savaşı’nın sonucunda oluşturacağı ve Osmanlı Devleti’nin yaşadığı sorunlardır. Türkiye Cumhuriyeti ile başlatılan Mübadele Anlaşması’nın oluşturduğu ve yaşanan her halkın çektiği eziyeti ve insanlık dışı yapılan hataların neden olduğu sorunlar…

Bu seferler Hamidiye Vapur işletmesinin vapurları ile yapılıyor. Türkiye’ye adadan gelen 40 bin kişi. İzmir’e 30 bin İzmir yöresine yerleşiyor. Diğer gelenler Antalya, Mersin, Adana’ya yerleşiyor. Yunan Ordusu’nda bulunan Müslümanların savaşmayı ret etmesi ile başlayan sorunu sonunda yaşanan dramatik olaylar… 

Vapur ile gelişin bir hafta sürdüğü ve bu vapurların kuru yük vapurları olduğundan sağlık açısından sakıncalı olmasına rağmen seferlerin devam etmesidir. Ölenlerin denize atılması, tuvaletlerin olmamasının yarattığı sağlıksız koşullar…

Savaş ailesi; Kırzade Vapuru ile Mudanya’ya gelmiş ve karantinadan sonra Mudanya’ya iskânları oldu. Mudanya’da arabacılık yapan Kırzade isminde olan kişinin bu vapurda doğduğu için bu adın verildiği söylendi. Buna benzer birçok hikâyeler anlatılır ve yaşanmıştır.

Giritli Mübadillerin ilk kafilesi zorlukları yaşadı… İkinci kafile daha dengeli bir dağıtım oldu. Üçüncü ve sonrasında gelen kafileler sanatlarına göre ayrıştırıldı. Denizciler deniz kenarlarına, bağcılıkla uğraşanlar bağ ve zeytin bağları olan yerlere iskân edildi.

O günden bugüne gelindiğinde; bu mübadili yöneten kadroların Giritlice bilmemelerinin yanında; Giritli zengin ailelerin çocuklarının Türkiye’de okumaları sayesinde, dil sorunu çözüldü. Ancak, komisyonlarda çalışan bu kişilerin toprak dağıtımında birçok yerleri kendi üzerine geçirdikleri ve bu sayede iskân nedeniyle daha zenginleştikleri söylenir.

O günden bugüne bakıldığında Giritli Mübadiller Dernekleri ile kültürlerini tanıtmışlar ve tanıtmaya devam ediyorlar. Hatta bu derneklerin üst yapısı olan Giritliler Federasyonun sayesinde siyasi bir varlık olmaları sağlanmış oldu… Giritli Dernekler, yörede yaşayanların kaybolmuş akrabalarını bulmakta ve bu dernekler köprü görevi yapıyor ve yapmaya devam ediyorlar.

SON DÖNEMLERDE MÜBADİLLERİ GÖRÜŞÜYOR

Tabii ki! Uzun bir dönemden sonra Türkiye’den, Yunanistan’a gidenler ile Girit’ten gelen mübadiller arasında dernekleri vasıtası ile oluşturulan kültür alışverişi sağlam bir zemin üzerinde yürüyor. Ailece görüşmeler sürdürülüyor. Bu kültür akışı her iki yakanın mübadillerini yakınlaştırıyor.

Bugün Mudanya’da yaşayan mübadil torunları dili konuşamıyor. Ancak evde konuşan ailenin çocukları çok rahat konuşabiliyor. Her iki yakanın insanları, siyasi iradelerin; almış oldukları zorunlu göç yapılmasını sağlayan anlaşmasının oluşturduğu olumsuzlukları yaşayanlar daha iyi biliyorlar.

HAFTANIN SÖZÜ: İnsanların adına karar veren siyasilerin aldıkları zorunlu göçün oluşturduğu sorunları dinlediğiniz zaman bu insanların, insanlık haklarının nasıl yok edildiğini öğreniyorsunuz? Allah bir daha böyle bir yaşamı insanlar yaşamasın! (Mehmet AKTOPRAK)

Google News Mudanya Haberleri Telegram MUDANYA Kanalı
Etiketler:
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Mehmet AKTOPRAK
Gurbetteki Mudanyalı | Akdeniz Temsilcisi
YORUM YAZ