Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İstiklal Marşı’mız “Korkma!” sözcüğüyle başlar

CHP 4 Eylül 1919 gününden bugüne kadar Türk ulusunu aydınlığa

CHP 4 Eylül 1919 gününden bugüne kadar Türk ulusunu aydınlığa ve çağdaş uygarlık seviyesine çıkartmak için mücadele eden bir partidir.

Hukuksuzluğun göstergesi olan 15 Eylül günü Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından İstanbul CHP İl başkanlığına “kayyum” atandı. Bu gibi sorunların içine gömülen siyasiler ve halkın demokrasi, ekonomi, emeklilerin ve çalışanların sorunlarının tartışılmasını istemeyen AK Parti’nin suni gündemleriyle karşı karşıya kalınıyor.

Düne kadar DEM’e kayyum atayan AK Parti, bu sefer aksine CHP’nin Belediye Başkanlarını tutuklayarak buralara “kayyum” atamaya başladı.

Türkiye’nin siyasi tarihinde Demokrat Parti (DP)’nin tek başına iktidar olduğu 1950-1960 döneminde Başbakan Adnan Menderes’in 1952 senesinde izlediği ayrımcı politikalar halkı ikiye bölmüştü. Aynı siyasi olumsuzluğu bugünlerde AK Parti sayesinde yaşıyoruz. DP, zamanında yakın olan gazete ve yazarları kollayarak ekonomik destek vermişti. Bugün de bu politikayı AK Parti iktidarı uyguluyor. Kamu kurumlarını olanaklarını yandaşlarına aktaran ve ekonomik desteğini veren ve tarikat ve cemaatlerle kol kola giren bir AK Parti iktidarı, yasal olmayan yasaları kendi çıkarı için kullanmaya devam ediyor…

AYNI SENARYO UYGULANIYOR…

AK Parti iktidarı son günlerde kullandığı siyasi strateji planı iktidar olmuş olan partilerden kopyalayarak siyasi arenada varlığını sürdürmeye devam ediyor.

DP iktidarında İsmet İnönü’nün seçim gezilerinde engelleme girişimlerinin yanında; 14 Aralık 1953 tarihinde Meclis’ten geçirilen bir yasa ile CHP’nin tüm mallarına el koymuştu. Bugün AK Parti iktidarının CHP’yi kapatma veya “Kayyum” atayarak siyasi yaşamına son vermek için kullandığı senaryo aynı değil mi?

İsmet İnönü’nün mecliste yaptığı konuşmayı hatırlayalım;  “Tarih kürsüsünden halinizi seyrediyorum: Suçluların telaşı içindesiniz” demişti. CHP üyeleri evlerinden masa, sandalye ve koltukları parti binasına taşımışlardı. Sonra bu gidişe son vermek isteyen Türk Silahlı Kuvvetleri, Demokrat Parti iktidarına el koydu. Bugün, bu gibi askerin el koyma gibi bir hareketi olamaz. Çünkü bu konuda gerekli önlemlerin alındığı biliniyor. Üst rütbeli subayların elleri bağlı olduğunu söylemek yeterli olur…

AK Parti iktidarı medyayı susturmuş durumda(!) Karşı hareketi destekleyen gazeteciler tutuklanmış ve tutukevindeler. Ne zaman hâkim önüne çıkacakları belli değil!

15 Eylül 2025’te CHP’nin mevcut yönetimin görevden alınması için mahkemenin vereceği kararla “Kayyum” dönemi başlayabilir mi? Bu soru akla geliyor.

Aynı uygulamayı Demokrat Parti iktidarının yaptığını unutmayalım!

Türk siyasi hayatı çıkmaz sokak arasında çözüm bekleyen sorunlarla baş başa kalmış durumda!

 

HAFTANIN YORUMU

CHP’liler el ele vermeli ve bugünkü tehlikeli gidişi durdurmak için dik duruşlarını sergilemelerini ve mücadelelerini sürdürmelerini sağlayacak olan “Korkma sönmez!” ifadesinde olduğunu hatırlatmak isterim. (Mehmet AKTOPRAK)

Yüz Ağdası