Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,408
DOLAR 8.29
EURO 10.00
ALTIN 474.05

Taş Ocakları doğayı yok ediyor138 defa okundu

kategorisinde, 13 May 2021 - 22:30 tarihinde yayınlandı
Taş Ocakları doğayı yok ediyor

Son dönemlerde açılan taşocakları doğanın yok olmasına neden olmaya devam ediliyor. Ormanlık alanlarda açılan bu alanda dikili olan yılların ağaçları kesilerek işe başlanıyor. Daha sonra ormanda yaşayan hayvanların yaşam alanlarını yok ediyor. İlerleyen yıllarda ocağın kapasitesinin artırılması için yapılan patlamaların yarattığı tahribat.

Kırklareli’nin Vize ilçesine bağlı Evrencik Mahallesi’nin alanı içinde bulunan “ Feldispat” ocağının kapasite artışı ile patlama projesine 23 Aralık 2019 tarihli “Çevresel Etki Değerlendirilmesi (ÇED) olumlu karar verilmişti. Etrafında üzüm bağları ve şarap tesislerinin olmasının verdiği sıkıntının oluşturduğu olay mahkemeye taşındı. Davanın bilirkişilerin verdiği rapora göre; binlerce ağacın kesilmesiyle doğada oluşacak olumsuzluğun doğayı zara vereceği görüşü var.  Çalışmaların oluşturacağı kirliğin bağı etkileyeceği ve tesise, orman hayatına zarar vereceği gerekçesi ile kararın durdurulması için Edirne İdari Mahkemesi’nde dava açıldı.

DOĞAMIZI KORUYAMIYORUZ!

Verilen bilirkişi raporunda, proje sahasının tamamının orman alanı içinde olduğu ve 120 hektarlık alan içinde kalan ağaçların kesileceği ifade edildi. Bu alan içinde yapılan hesaplara göre, alan içinde 55 bin 218 adet Meşe ağacı kesileceği belirtiliyor. En çok ormanlık alan içinde bulunan meşe ağaçlarının ekileceği belirtildi. Özetle raporda belirtilen 55 bin 128 adet meşe ağaçlarının genç olmasının yaratacağı ve olumsuzluğu uzun yıllar bitkisel toprak bitki örtüsünün ve mineral orman toprağının sıyrılarak bir alanda depolanması planlanmaktadır.

Bu işlemlerin hem var olan bölgede ve orman ekosistemde olumsuzluk oluşturacak olmasının yanında ormanda yaşayan canlılara hem de ekonomik olarak, ormandan faydalanan köylülerin geçim kaynakları arasında bulunan arıcılık, odun kesim ve taşıma işlerinden yararlanması söz konusu olmayacaktır.

TAŞOCAKLARI İLE SU KAYNAKLARIMIZ YOK EDİLİYOR!

Son dönemlerde yurdumuzun her bölgesinde açılan taşocaklarının yarattığı tehlikeler sonucunda doğanın yok edilmesinde verilen ÇED raporlarında bir artış var.

Yerli ve yabancı şirketlerin güzelim ormanlarımıza verdikleri zararı hesaplayamayan ve doğa güzelliklerimizi yok olmasına neden olan bu zihniyeti ortaya çıkaran halkımızın verdiği mücadele hala devam ediyor. Dere, ırmak önlerine yapılan setlerle HES yapımı da hala sürüyor. Ulusumuzun zenginliği olan bu varlıklarımızı korumak iktidarın meselesi değil de kimin meselesidir? Dünya Sulak Alanlar Günü olduğunu kaç kişi biliyor? HES’lerin, ÇED’lerin yurdumuza verdiği zararı bilmeyen var mı? Köylü vatandaşlar bu konuda mürekkep yalamış vatandaştan daha duyarlı olduğunu yapılan eylemlerde görüyoruz.

Bilhassa Karadeniz’de özgürce akan dere, ırmaklara kelepçe vurarak, buranın ekositemini bozarak, burada yaşayan halkın haklarını yok saymak(!) İlginç olan bugün ülkeyi yöneten Karadenizli birçok yönetici iktidarın içinde olması düşündürücü değil mi? Karadeniz yaylarını yok etmek için coşkulu akan bu derelerin ve ırmakların önüne set çekilerek HES yapılması kimin aklı olabilir? Doğayı bozan bu zihniyetin vereceği hesap yakında seçim sandığında verilecek.

Bakın, Türkiye’nin su kaynakları zengin olabilir… Ancak hovardaca kullanılması anlamına gelmemeli! Tarım sektöründe gelişmiş uygulamalar var. Damla sulama, sanayide temiz su üretimini hayata geçirmek için finansal mekanizmaların kurulmasının yanında tasarruflu su kullanılmalıdır. Damlama sulamanın su kullanımında ortalama yüzde 50’lidir. Tarımda bu sisteme geçildiğinde yıllık toplam su tüketiminin 20 milyar metreküp azalması sağlanır. Bu rakamsal olarak Türkiye’ye yansıtıldığında Türkiye’nin 3 yıllık su ihtiyacıdır.

HAFTANIN SÖZÜ: Tarım ve hayvancılık bitmiş durumda… Hiç olmazsa(!) doğamızın ve su kaynaklarımızın yok olmasına engel olalım! (Mehmet AKTOPRAK)

Google News Mudanya Haberleri Telegram MUDANYA Kanalı
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Gurbetteki Mudanyalı | Akdeniz Temsilcisi
YORUM YAZ