Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,212
DOLAR 7.81
EURO 9.26
ALTIN 482.41

Türk eğitimde yetersiz eğitim-öğretim94 defa okundu

kategorisinde, 17 Eyl 2020 - 05:32 tarihinde yayınlandı
Türk eğitimde yetersiz eğitim-öğretim

1923-1950 yılları arasındaki Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim-öğretim programı, müfredat ve uygulamaları biçim ve içerik olarak uygar ülkeler düzeyindedir. İlkokul Talimnamesi ile Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’nin (1897-1929) yeni mezun öğretmenlere tavsiye nitelikte yazdığı mektup var. 1929 tarihli İlköğretim Yönetmenliği’nin 71. Maddesinin başlangıç bölümünde “Okulu bitirme sınavlarında Türkçeden ‘iyi’den (4 not), aşağı diğer derslerin ikizinden (3 not) aşağı alan öğrenci bitirme diploması alamaz” diyerek açıklıyor… 

Milli Eğitim Bakanlığı, 1923-1950 tarihleri arasında yayınlaşmış olan yönetmenliklerin tekrar tekrar okunmasında yarar var…

Görülen o ki testli sınavlar yapılmalı… 1950 öncesi eğitim-öğretim sistemine dönülmeli… Lise bitirmeye olgunluk sınavının getirilmesi… Üniversite toplu sınavlarının kaldırılması… Fransa’da yazılı sınavlar test ile yapılmıyor… Fen dersleri sınavları test ile yapılmıyor… Fransızca lise bitirme sınavları yazılı ve sözlü olarak yapılıyor…

Kompozisyon sınavı var… Sözlü sınavlarda dilbilgisi soruları var… Yapılan her türlü yazılı sınavda öğrencilerin dilbilgisi bilgisi dikkate alınıyor… İki bölümden oluşan Tarih-coğrafya sınavlarında ilk bölümde öğrencilerden okudukları konulardan birini hakkında kompozisyon yazması istenir.

İkinci bölümde ise bir belgenin analizi istenir… Öğrenci tarih-coğrafyadan bütünlemeye kalırsa, sözlü sınava girmek mecburiyetinde. Fransızca sınavların yazılı ve sözlü sınavlarda üst düzey yazma, yorum ve eleştiri istenir. Üniversiteye giriş için Türkiye’deki gibi toplu sınavlar yok. Olgunluk diploması yetiyor. Her Üniversite fakültesinin ve yüksekokulun kendi sınavları yapılır…

Türkiye’de ters giden ne varsa; eğitim-öğretim uygulamasında yanlışlıklar devam ediyor.

İLKÖĞRETİM VE ORTA ÖĞRETİM

Bakın, ilkokuldan sonra ortaöğrenime sınavla giriş yok… Klasik lise ve meslek okulu seçmeleri sınavla değil. Sınıf öğretmenleri tarafından yapılır. Milli Eğitim Bakanı, Almanya, Fransız ve Finlandiya örneklerini incelemekte yarar var… Avrupa ülkelerinde imam-hatip okulları yok. Bu okulları anayasanın 174. Maddesine ve öğretim Birliği Yasası’na aykırıdır. Avrupa’da ilk ve ortaöğretimde papaz ve rahip okulları yoktur. Rahip ve papaz olmak için liseden sonra İlahiyat Fakültesi’ne gidebilir. İlahiyat Fakültesi’ni bitirenler kilise tarafından özel bir sınavla alınır. Avrupa ülkelerinde dini eğitim almış olan vali, kaymakam, savcı, hakim, subay, avukat, astsubay, mühendis, mimar ve pilot olmaz… Türk eğitim-öğretim ile Avrupa ülkelerindeki eğitim-öğretim anlayışı arasındaki farkı mukayese edilemez… Türkiye’nin Cumhur sistemi ile başlayan siyasi, ekonomik, tarih, inanç kültürü ile Milli Eğitim-Öğretim görüşlerine egemen durumunda.

Ne yazık ki; AKP ile başlayan dini motiflerin bakanlıklara girdiği biliniyor… AKP, Türkiye’nin okul ve dersliğe ihtiyacı olduğu bugünlerde kiliseden camiye çevrilen yerlerin müze olarak görev yapan camilerin tekrar açılması gibi banaz anlayışı sürüyor! Dini motiflerle eğitim-öğretim sadece çağdaş olmayan Müslüman ülkelerde uygulanıyor… Ne yazık ki; AKP iktidara gelişiyle başlayan Ortaçağ ve İslami inanç ile eğitim yapılması sadece Türkiye’ye mahsus bir sistem haline dönüştürüldü…

İLKÖĞRETİM-LİSE ÖĞRETİMİ AMACINDA SAPTIRILDI

Kültür ile tanışmamız ilköğretimde oldu… Okuma yazmayı, çarpım tablosunu, dört işlemi, fiil çekimi ile başlayan dilbilgisini öğrendik. Birçok hayvan ismini ilkokul sıralarında, eşeğin yavrusuna sıpa, keçi yavrusuna oğlak, koyun yavrusuna kuzu dendiğini öğrendik. Ortaöğrenimde daha genişletilmiş okutulan dersleri öğrendik… Liselerde felsefe, mantık, sosyoloji, astronomi, evrim teorisini okutulmalıdır. Edebiyat derslerinde kitap okumak ve yorumlama yapılmasına devam edilmeli…

Türk ulusu Türkçe’yi en güzel konuşmalı ve yazmalıdır. Siyasi düşünceyi ve dini motifler okuldan çıkarılmalıdır… Türkiye Cumhuriyeti Anayasası dışında rehber ve otorite kabul edilemez…

HAFTANIN SÖZÜ: Öğretmenlere yüksek düzeyde pedagojik biçimlenme verilmeli. Okullardan siyaset ve dinsel doğmalar kabul edilemez. (Mehmet AKTOPRAK)   

Google News Mudanya Haberleri
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Avatar
BU HABERİ OKUDUNUZ... ŞİMDİ LÜTFEN ÇAĞRIMIZI DA OKUYUN! Basılı gazetemizin yanı sıra internet sitemizlede haberleri sizlere ulaştırmaya çalışıyoruz. Biliyorsunuz sitemiz ücretsiz. Öncelikli gelir kaynağımız ise basılı gazete. Bizleri internetten takip etmeye devam edin, ancak her Perşembe MUDANYA'nın güçlü ve bağımsız bir şekilde devam etmesi için MUDANYA'ya ABONE olmayı ihmal etmeyin. ABONE OL! OKU, OKUT!
YORUM YAZ