Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 4,930
DOLAR 18.83
EURO 20.23
ALTIN 1,134.87
mecidiyeköy escort

Zaman su gibi akıyor…285 defa okundu

kategorisinde, 17 Kas 2022 - 15:52 yayınlandı.
Zaman su gibi akıyor…

Sayılı günler çabuk geçer…

Geçmişi ve geleceği bağlamak için ne yapılabilir? Geçmişi bugüne kadar taşıyan bir güç var mı?

Bence, yaşanmış anılar!

Bu anılar içinde, yaşantımıza tesir eden anıların yanında etkisiz kalan anılarda vardır! Gençlik yıllarını içine alan anıların birçoğunu hatırlayabiliriz! Hatırlamak istenmeyen anılarımız da olabilir…

Bilhassa okul yıllarında öğretmen ve öğrenci ilişkileri konusunda yetersiz kaldığımız anılarımız olmadı mı? Tatbikî olmuştur!

Benim bilhassa yabancı dil ve Türkçe öğretmenim ile yıldızım barışmadı. Fazla atılgan olmanın her zaman zararını gördüm. Sakin ve yerinde durmasını bilmeyen bir yapının içinde yaşadığım ve zararını gördüğüm anılarımı hiç anımsamak istemem!

O günlerden bugüne geldiğim noktayı; anlatabilmem için çok geriye dönmek istemiyorum…

Çocukluk dönemi… Gençlik dönemi… Olgunluk dönemi… Yaşlanma dönemi…

ÇOCUKLUK DÖNEMİ…

Bu yıllarda ağabeyimin etkisi altında kaldım… O günlerde toplumda yaşanan olumsuzlukların ortasında kalmamak için ağabeyimin kontrollü altında büyüdüm. Her gün aynı sokakta ve evin kapısında geçen çocukluk anılarımı hatırlıyorum. Sadece ben değil. Kardeşim ile aynı yaşamı paylaştık… Belli oyun alanı içinde kalmak şartı ile oyun oynamanın sıkıntılarını yaşamak ve ağabeyimin izni olmadan sokaktan ayrılmanın mümkün olmadığını söylemek isterim… Her dakika kontrol edilme duygusunu yaşadınız mı? Ben ve kardeşim yaşadık! Sonrasında okul hayatı başladı. Okula mahallemizdeki Şükrü Çavuş İlkokulunda öğretime başladık… O zaman arkadaş edinebildik! O günler baskı gevşemiş olmasına rağmen, ağabeyimin nefesini ensemizde duymakta idik…

Ağabeyim, kendi gençliğinde yaşadığı olumsuz yaşamı bizlerinde, yaşamamızı istemediğinden bu dönem daha dikkat ederdi…

O GÜNLERİN MUDANYASI

O günlerin Mudanya’sı 4 bin nüfuslu bir kasabaydı. İki ilkokul, bir de Ahmet Rüştü Orta Okulu vardı…

İstanbul-Mudanya-Bursa ile gemi seferleriyle her gün bağlantılıydı. Ayrıca ambarların motorlu tekneleriyle yük getirilir ve kamyonlarla Bursa’ya sevk edilirdi. İskelede bekleyen nakliye gemileri ya yün boşaltır veya yük alırlardı. Tahmil tahliye işlerini Mudanyalı işçiler yapardı. O günler Mudanya iskelesinde bulunan gemi vinçlerin çalışmaya başlaması ile sesi bir melodi gibi gelirdi…

Hele İstanbul’dan gelen yolcuların çıkışları ayrı izlenirdi. Gelenleri karşılanması ile iskele üzerindeki dalgalanan kalabalığı izlemek… Hamalların, yolcuların ellerindeki bavulları ve eşyaları taşıma yarışı başlardı. Bursa’ya gidecek olan otobüslerin ve taksilerin bagajlarının açılması ile koşuşmanın yerine arabaların hareketleri motor ve tekerleklerin dönmesiyle Bursa yolculuğu başlardı… Birde, 1 Temmuz Kabotaj Bayramı çocukluğumun unutmadığım anılarımın arasında yer alır. Ambar motorunun ön tarafından denize uzatılan yağlı direk yarışı çok çekişmeli geçerdi. Yağlı direğin ucunda bulunan bayrağı kapan sporcu yağlı direk yarışının galibi olurdu…

Ördek kapmaca yarışı çok ilginç görüntüleri beraberinde getirirdi. Bu yarışta ördekleri yakalamak çok zor olduğu kadarda, kurnazlık gerekirdi…

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, 23 Nisan Çocuk Bayramı İlçe Stadyumu’nda kutlanırdı…

Gösterileri Mudanyalılar büyük bir heyecan içinde stadyumun telleri arkasından izlerdi…

GENÇLİK DÖNEMİ

Mudanya’dan ayrılış tarihi 1960 İhtilalinin karmaşık günlerinde gençlik dönemi yaşadığım söylenemez!

Ailece Mersin’e göç ettik. Orada gençlik dönemini yaşamak kısmet oldu… Çalışma hayatım, okul hayatım, spor yaşandım Mersin’de geçti. Mersin Türk Ocağı Kulübü’nün lisanlı oyuncusu olmuştum… Yeni sezon hazırlıklarına başlandı. O dönemde diplomalı çalıştırıcı yoktu.

Eski futbol oynamış kişiler tercih ediliyordu… Modern antrenman yerine koşmak ve kendi aramızda yaptığımız futbol oyunu ile maça hazırlanırdık. Ben, hem A takımında ve genç takımında forma giydim… Mudanya’ya yerleşme noktasında aklımda hep futbol tutkusu vardı.

Oyak Renault Fabrikası dışında kalan zamanımı, mahalle aralarında oynayan gençleri takip etmeye başladım. Tespit ettiğim gençleri bir çatı altında toplayarak eğitmek ve bu gençleri Mudanya sporuna kazandırmak düşüncesindeydim…

Hasan Bora’nın TFF adına açtığı Futbol Çalıştırıcı Kursuna katıldım ve diplomalı çalıştırıcı oldum. Bundan sonra tespit ettiğim gençlere eğitim vermek için Bursa Bölge Müdürlüğü’ne verdiğim dilekçe ile Mudanya Stadı’nın tarafıma tahsis edilmesini ve spor okulu açmak istediğimi bildirdim… O zaman Mudanya Stat Amiri olan Mustafa Başkurt tarafından görevlendirildim ve çalışmalara başladım.

Bu çalışmalarımın meyvesi olan bu gençleri Mudanya Kulübünün Genç Takımı olarak lisans çıkarıldı… Bu gençler rahmetli Ali Hoca ile Türkiye Gençler Şampiyonasında Türkiye üçüncüsü oldu.

Gençlik dönemim futbol aşkı ile coştu. Bu gençlerin bir kısmı profesyonel futbol oynadı…

Mudanya’ya gelişimde buluşup, hasret gideririz! Hepsi Mudanya Gençliğin değerleri olduğunu söylemek isterim.

OLGUNLUK DÖNEMİ

Her Türk çocuğunun askeri elbiseyi giymesidir! Bende, her Türk genci gibi Isparta Eğitim Tugayı ve sonrasında Işıklar Askeri lisenin Askeri personel yetiştirme yazıcı kurs undan sonra Tokat-Zile Askerlik Şubesi yazıcısı olarak askerlik görev yaptım… Çok ilginç olayı Zile’nin Gençlik Kulübü Başkanı olan emekli öğretmen olan Ramazan Hoca’nın kulübü çalıştırmamı istemesiyle başladı… Askerlik Şube Başkanı olan P.  Albay Orhan Başkurt’un izin vermesiyle çalıştırıcılık macerama başlamış oldum. Sadece haftanın üç günü çalışmalar vardı. Pazar günü maçlar Tokat Stadında oynanıyordu…

Sistemi belirledikten sonra çalışma programına göre takımın iskeleti belirlenmiş olduğundan asker olmamın verdiği sıkıntıyı maça gitmeyerek çözdük. Her sene Tokat Lig Şampiyonu olan Jandarma Gücü’nü yenerek Zile Gençler Birliği şampiyon oldu. Futbol yaşamında ilk defa şampiyon olan Zile Gençlik Spor Kulübü yönetiminden bir teşekkür bile almadım…

Aynı duyguları Mudanya’ya verdiğim gençler içinde kuru kuruya yönetimden yazı geldi…

Hazırladığım takımın başında hiçbir resmi maça çıkmadığım içinde içimde bir uhde kaldı…

YAŞLILIK DÖNEMİ

Yaş olmuş 79… O günkü heyecanlı spor aşkımı tanımıyorum… Futbol aşkımı tarihe gömdüm.

Mudanya’da ve Tarsus’ta yetiştirdiğim öğrencilerimin sevgilerini ve saygılarını her görüştüğümüzde fazlasıyla görüyorum. O günden bugüne kadar köprülerin altında çok sular aktı. Kimi coşkulu aktı… Kimi sakin ve durgun idi… İnsanı eğitmek için eğiticinin gençlere sadece futbol öğretmenin dışında insanlığın önemini de öğretmesi gerekiyor… Her dönemde karşılaştığım öğrencilerimin gösterdikleri sevgiyi ve saygıyı fazlasıyla görüyorum…

Birçok gazetelerde spor ile ilgili makaleler yazdım.

Genç futbolculara gerekli öğretileri köşemde fazlasıyla yazdım ve anlattım…

HAFTANIN MESAJI: Bir nesneyi fazla sevmekle de artı getirmiyor… Önemli olan artı ve eksileri yerinde kullanabilme sanatını iyi öğrenmek gerekir! Yaşam, bir su gibi akar ve gider! Gerisi yalan olur! (Mehmet Aktoprak)

Google News Mudanya Haberleri Telegram MUDANYA Kanalı
Etiketler:
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Gurbetteki Mudanyalı | Akdeniz Temsilcisi
YORUM YAZ