Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,335
DOLAR 7.90
EURO 9.42
ALTIN 460.69

Deprem.. Yıkım.. Hazırlık…97 defa okundu

kategorisinde, 05 Kas 2020 - 11:14 tarihinde yayınlandı
Deprem.. Yıkım.. Hazırlık…

Güzel şehrimiz İzmir’de olan 6.9 şiddetindeki deprem, bilindiği gibi bir çok binanın yıkımına neden oldu.

Yıkılan binaların kurallarına uygun yapılmadığı ve eski binalar olduğu, deprem yönetmeliğine uygun olmadığı anlaşıldı. Yeni olmakla birlikte yıkılmayan ancak kullanılmaz duruma gelen, sağlıklı yapılmayan birkaç bina da var.

Yıkıntı altında kalarak can kaybeden vatandaşımızın sayısı üzülerek söylemek gerekirse 113 ve yaralımız ise 1.035 idi bu yazıyı kaleme aldığımız zaman. İçimiz, yüreğimiz yandı. Kendimizi onlar ile birlikte yıkıntı altındaymış gibi hissettik. Kurtulanlar ile birlikte sevindik, gözyaşı döktük.

Çalışmalara katılan binlerce arama, kurtarma, güvenlik, hekim gibi birçok görevliye kolaylıklar, güç, kuvvet diliyoruz.

Ege Denizi açıklarında ve ülkemize yakın deniz içindeki fayların kırılması sonrası olan bu deprem yıkımı bizleri derinden etkiledi. Sonuç olarak ülkemizin önemli bir bölümü deprem üreten fayların üzerinde bulunuyor.

Yapılaşma ve bina yapılması bu durum göz önüne alınarak yapılmalı ve planlamalar buna göre hazırlanmalı. Tüm ülkesi deprem kuşağında olan ve her yıl birçok kez deprem geçiren Japonya’da bu konuyu çözmüşler.

Bu ülkede her an her zaman deprem oluyor ancak ölü ya da yaralı veya yıkılan binaya rastlanmıyor. Buna rastlantı ya da Tanrı onları koruyor diyebilir miyiz? Çünkü binalarını deprem durumuna göre, yaşamlarını bu afete göre uyum içinde yapıyor ve sürdürüyorlar.

Bizim ülkemizde yıkılan binaların malzemesi çalınmış, yapılan yer uygun değil, denetimi yapılmamış, ekonomik zorluklar dar gelirlileri bu binalarda yaşamaya mahkum etmiş…

Yöneticiler gereken denetlemeyi yaptırmamış, bilimsel yerleşim ve yapılaşma planları, projeleri yapmamışlar ya da denetimini yaptırmamışlar.

Sonuç üzülerek ifade edelim ki; böyle yıkım, afet, ölümler getiriyor. Yazık değil mi bu insanlarımıza, çocuklarımıza, emeklerimize?

Bu afet sonrasında gördük ki süprüntü (tsunami), deniz kabarması da oluyor. Seferihisar Sığacık körfezindeki afetin ana merkezi sayılır. Deniz karaya taştı, bir çok sokaklar ve evleri deniz suyu kapladı. Geri çekilme sırasında bir çok insan ve eşyayı denize sürükledi.
İlk kez bir vatandaşımız bu olay sonucu yaşamını yitirdi.

Bu afet sırasında İzmirli kardeşlerimize, Oh oldu bu gavur İzmirlilere! diyerek beddua eden az da olsa gafil ve aymazlara da rastlandı.

Afet sonrasındaki en kısa zamanda yıkıntı altında kalanların çıkarılması, sağ olarak binalardan çıkanların bakımı, korunması ve yardımlaşma konusunda sıkı, planlı ve zamanında müdahale için düzenli ve yoğun çalışmalar yapılması yüreğimize su serpti.

Tüm illerimizden gelen ve yıkım altında kalanların çıkarılmasıyla ilgili ekiplerin zamanında işe el koymaları birçok canın kurtarılmasında etkin oldu.

Yıkımdan etkilenmeyen İzmir halkının dayanışması, tüm ülke insanlarının yardım için sıraya girmesi, dayanışma ruhunun, insanlığın hala var olduğunu bizlere gösterdi.

Biz bu yazıyı yazdığımız sıralarda deprem bölgesinde çalışmalar devam ediyordu. Dileğimiz daha fazla can kaybı olmasın.

Bizim ilçemizin deprem olasılık ve etkilenme durumuna baktığımızda neler görüyoruz?

Bir defa ilçemiz deprem ana fay ve kuşağının üzerinde bulunmaktadır. Ana fay hatları Marmara Denizi içinde doğu batı yönünde, bizim kuzeyimizde, Adalar ve Yalova’dan batıya doğru bir çizgi oluşturmaktadır.

Bu fayların kırılması ile 7 kuvvetinde bir depremin oluşacağını bilim insanları söylemektedir. O zaman bizim bölgemizde bu depremden etkilenecektir. Aynı zamanda ilçemiz içinden geçerek Tirilye yönüne giden bir ayrı fay hattımız daha var.

Bizleri en çok bu kırıklarda oluşacak hareket etkiler. Özetle deprem kuşağı üzerindeyiz. O halde nasıl hazırlıklı olmalıyız ki bu afetten en az düzeyde zararla çıkabilelim?

Hazırlıklarımızın esasını, sağlam binalarda oturmak oluşturmalı.Yetkililer binaların sağlamlık durumunu saptamalı, dayanıksız binaların yıkımı ve yeniden yapılması için vatandaşlara yardımcı olmalıdır. Diğer yandan ilk deprem sırasında yapılacak işleri öğrenmeliyiz, uygulamalıyız.

Deprem sırasında ilk yapılacak iş binadan kaçmak değil, sarsıntı geçene kadar en uygun sağlam bir eşyanın kıyısına saklanmak ve sallantı sona erince en kısa yoldan dışarı çıkmak, güvenli bir açık alana gitmek olmalıdır.

Önceden her odaya içecek su koymalı, telefonlarımız şarjlı bir durumda bize yakın olmalı, devrilebilecek eşyalarımız duvara sabitlenmiş olmalıdır. İçinde acil durumda gerekli olan malzemeler bulunan deprem çantamızda hazır olmalı ve binayı terk ederken yanımıza almalıyız.

Mudanya Kent Konseyi’nin önceki dönemlerde Konsey Başkanı Sayın Soyer Kazancı öncülüğünde benimde katkı yaptığım“Deprem Hazırlığı” isimli küçük kitapçıktan bulabilirseniz, bu konuda çok faydası olacaktır.

Unutmayalım ki; deprem değil, ihmal öldürür! Tedbir bizden, takdir Allah’tan…

Afetsiz huzur ve sağlık dolu günler dileğiyle… 

Google News Mudanya Haberleri
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Metin AYTÜRK
YORUM YAZ