Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 2,008
DOLAR 13.85
EURO 15.67
ALTIN 797.98
mecidiyeköy escort

Felsefe de ders mi?97 defa okundu

kategorisinde, 12 May 2022 - 12:34 tarihinde yayınlandı
Felsefe de ders mi?

Evet derstir ve dahi derslerin anasıdır. Aristo ise tüm derslerin hocasıdır.Yunan doğumlu olan bu bilim insanı bir çok konuda öne çıkar. Mantık, Fizik, Biyoloji, Zooloji, Astronomi, Metafizik, Etik, Estetik, Ruh, Psikoloji, Dilbilim, Ekonomi, Siyaset gibi bir çok konuda söz sahibidir.

Büyük İskender’e de hocalık yapmıştır. Milattan önceki yıllarda yaşamıştır. Bilimsel faaliyetlerin temelini oluşturan kişidir. Gerçi tüm bu faaliyetleri için ölüme mahkum edilmiştir ama teorileri hala günümüz dünyasında ilim ve bilimin temelini oluşturmaktadır.

Zamanında, bu gün Behramkale olarak isimlendirilen Çanakkale’nin bir köyü olan tarihi ve o günkü adıyla Assos kentinde Felsefe Okulunda dersler vermiştir üç yıl boyunca.

Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’te ilim ve bilim sahibi insandı. O nedenle büyük olasılıkla o zamanın filozoflarını okumuş olmalı ki başarılı bir plan ve uygulama ile Türkiye Cumhuriyetini kurdu.
Zamanımızda İskandinav ülkelerinde içinden çıkılamayan bir sorun olduğunda, büyüklerin; “Atatürk gibi düşün” önerisini yapıyor olması bize önemli bir ip ucu veriyor.. Öyle düşününce en isabetli kararın çıkacağı bilinmektedir.

Ünlü düşünür Aristo’dan neden söz ettin şimdi? diye soracak olursanız anlatayım. Bizim kuşağın lise okuduğu yıllarda; Felsefe, Mantık ve Psikoloji gibi dersler vardı. İlerdeki yaşamımızda bu derslerden aldığımız bilgilerden çok faydalandık.

Ne yazık ki zamanımızda bu derslerin okutulmadığı söyleniyor.

Rahmetli Bakan Adnan Kahveci’nin yeğeni, Prof. Niyazi Kahveci bu konuda ne diyor;
Bu ülkede en çok satılan, en çok satın alınan fakat hiç kullanılmayan tek şey dindir. Bunu satın alan halk problemlidir!

Halkın zihinsel yapısı problemlidir! Millet olarak bu problemlerin faturasını ödüyoruz.

Bu kafa birini büyütüyor, sonra da gidip kendini ona öldürtüyor.

Bu kafa, hastalıklı bir kafadır!

Bu kafa, anakronik (çağ dışı) bir kafadır!

Bu kafa, şizofrenik bir kafadır!

On bin yıl öncesinin anlayışıyla bugünü yaşamaya çalışan bir kafadır bu!

Kiralık kapitalle kapitalizm, kiralık felsefeyle bağımsızlık olmaz!
En zor iş, çağdışı insan malzemesiyle çağdaş işler yapmaya kalkışmaktır.
Otuz yıl sonra ya teknolojik insan olacaksınız ya da gereksiz insan. Mesele bu kadar basit.

Batı’daki dini mezhepler teolojiktir ve zihinseldir!
Bizdekiler ise siyasaldır! Meşrulaştırmak için teolojisi arkadan gelir.

-Sünnilik de düşünmenin “d”si yoktur! Adı üstünde teamülcü!
Allah’tan, uygulamacı olan elin oğlu bize teknoloji satıyor da, onu alıp kullanıyoruz. Satmasa ne yapacağız?

Yüz elli milyar dolar ihracatımız var amma, üç yüz milyar dolara yakın da ithalatımız var!
Bunun anlamı şudur!
Bir liralık mal satıp, iki lirayla geçineceksiniz.

-Yer altı kaynaklarımızı sattık! Yer üstündekileri de sattık!
Şimdi havayı betonla doldurup onunla geçinmeye çalışıyoruz.
Gelin görün ki, bunu dert eden kimse yok.

Şeyhlik, şıhlık kavramı, beş bin yıl önceki totemizm kavramının insana dönüşmüş halidir.
Bu toplumda şeyh, şıh çok, fakat tek filozofumuz yok.
O nedenle olguyu okuyamıyoruz.

-Biyolojik yönden aklı bozuk insanların evliyadır diye peşlerinden koşup, “Benim halim ne olacak?” diye soranlarımız var!

Batılıları sömürgeci diye eleştiriyoruz!
Fakat onlar kendi insanlarını sömürmüyorlar.
Biz ise dışarda değil, içerde sömürgeciyiz.
Kendi insanımızı sömürüyoruz yani.
Buna “Ekonomik ensest ilişki”  deniyor.
Bana göre en büyük vatan hainliği budur.

-Adam ilahiyat profesörü olmuş! Yaptığı iş, VİP Cenaze Namazı kıldırmak, VİP Umre ziyareti düzenlemek.

Anlayış olarak Halâ Farabi’yi aşamamış.
Dört bin yıl önce yaşayan Sümerler’in kafasına sahip.

Bilimin, tarihin ve sosyal bilimlerin bir felsefesi vardır!

O nedenledir ki, Ülkemizde bir “Felsefe Üniversitesi” açılması şarttır. Buna teoloji felsefesi de dahildir.
-Kur’an üzerinde bütünsel bir çalışma yapmadığımız, daha açık bir ifadeyle, Kur’an’ın hedefi nedir, karakteri nedir sorularına cevap bulmadığımız sürece, bin beş yüz yıl öncesine takılır kalırız.

Aklımızın çapını genişletmeden mevcudun dışına çıkamayız! Türkçe’de (bizde) akıl nedir ve nasıl çalışır diye bir kitap yok!
Oysa Batı’da binlerce var!

-Şunu kafamıza iyice yerleştirelim! 21. Yüzyıl’da dinsel düşünme diye bir şey yoktur, olamaz.
Çağımız, akılcı ve bilimsel düşünme çağıdır.
Bu çağda olduğu gibi, bundan sonraki çağlarda da dindar olunabilir.
Fakat dindar olmanın yolu akılcılıktan ve bilimsel düşünmekten geçer.
Atatürk, İslam’ı çok iyi anlamıştır! Ruhunu ve özünü (felsefesini) anlamıştır!

Tıpkı Hazreti Peygamber’in anladığı gibi anlamıştır.
Prof Dr. Niyazi Kahveci”

Sözü dinlenecek, eli öpülecek bir bilim insanı bence. Bu yaşadığımız geri kalma kısır döngüsünden, bir çıkış yolu gösteren bu bilim insanına yürekten teşekkürler..

Google News Mudanya Haberleri Telegram MUDANYA Kanalı
Haber Editörü : Tüm Yazıları
YORUM YAZ